Touchpad bir türlü sevmediğim alışamadığım, varlığını da gereksiz olarak bulduğum bir teknolojidir diyebilirim. Windows işletim sistemin çalışırken FN tuş kısayoluyla touchpad'i devre dışı bırakabiliyordum fakat; Ubuntu'da bu işlemi basit bir komutla halledebiliyorum.

Öncelikle terminali açın ve terminale şunu yazın;
xinput list

Bu komut, bilgisayarınıza bağlı olarak çalışan aygıtların listesini, ID değerleri birlikte size listeleyecektir. ID değeri, bizim istediğimiz bir aygıtı devre dışı bırakabilmemize olanak tanıyor.

Bakınız, benim bilgisayarımdaki xinput çıktısı :


Listeye dikkat ederseniz, "SynPS/2 Synaptics TouchPad" adlı touchpad aygıtının benim bilgisayarımdaki ID değerinin 15 olduğu yazıyor. Bu durumda,
xinput disable 15

komutunu terminalde çalıştırırak touchpad'imi devre dışı bırakabiliyorum.

Bakınız :





Devre dışı bıraktığınız herhangi bir aygıtı tekrardan aktif hale getirmek için "disable" yerine "enable" yazmanız yeterli olacaktır.
Yazının devamını oku
Daha önceki yazılarda Kurumsal Yandex Mail kullanımlarıyla ilgili yazılar yazmıştım.

Bakınız :

Kurumsal Yandex Mail'e geçiş sonrası hesap aktivasyon olayı göz ardı edildiği zaman, Outlook tarzı mail uygulamalarına, maillerin kurulumlar sonrasında sorunlar yaşanabilmektedir. Şimdi ise size açılan mailin nasıl aktive edildiğinden bahsedeceğim.

1) Öncelikle bir posta hesabı oluşuturup şifresini belirleyelim. Sonrasında ise oluşturduğumuz mail hesabınıza ait şifre ile giriş yapın.




2) Giriş yapma işlemi sonrası karşınıza aşağıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi bir sayfa gelecektir. Bu ekrandaki formu kendinize göre doldurarak "Kaydı Tamamla" yapın.




3) Buraya kadar hesabınız artık aktif edildi diyebiliriz fakat; Outlook kurulumu sonrası mail alışverişlerinde sorun yaşamamanız için bir de şu ayarı yapmanız gerekmektedir.




Tüm ayarları yaptıktan sonra artık mail hesabınız Outlook masaüstü uygulaması, MAC mail uygulaması veya kişisel cep telefonlarınıza kurulumunu sorunsuz bir şekilde yapabilirsiniz.

Yandex Kurumsal Mail POP3 ve IMAP Mail Kurulum Ayarları

Mailinizi cep telefonunuza kuracaksanız eğer, kurulumunuzu IMAP olarak yapmanızı tavsiye ederim.

Yandex Kurumsal Mail Hesabının IMAP Protokolüne Göre Kurulum Ayarları :
Gelen e-posta
  • e-posta sunucusunun adresi — imap.yandex.com.tr;
  • bağlantı güvenliği — SSL;
  • port — 993.
Gönderilen e-posta
  • e-posta sunucusunun adresi — smtp.yandex.com.tr;
  • bağlantı güvenliği — SSL;
  • port — 465.

Mailinizi masaüstü mail uygulamanıza kuracaksanız eğer, kurulumunuzu POP3 olarak yapmanızı tavsiye ederim.

Yandex Kurumsal Mail Hesabının POP3 Protokolüne Göre Kurulum Ayarları :
Gelen e-posta
  • e-posta sunucusunun adresi — pop.yandex.com.tr;
  • bağlantı güvenliği — SSL;
  • port — 995.
Gönderilen e-posta
  • e-posta sunucusunun adresi — smtp.yandex.com.tr;
  • bağlantı güvenliği — SSL;
  • port — 465.

Benim anlatacaklarım bu kadar. Konu ile ilgili konu, istek, öneri veya görüşlerinizi aşağıdaki yorum formu aracılığıyla iletebilirsiniz.
Yazının devamını oku
Önceki yazıda  "CPanel'de Yandex Kurumsal Mail Ayarlarının Detaylı ve Resimli Anlatımı"  konusuna başlangıç yapmıştım. Bu yazı ise o yazının devamı niteliğinde olan bir yazıdır. Diğer yazıda domain doğrulama işleminin nasıl yapılacağından bahsetmiştim.

Önceki Yazı :  CPanel'de Yandex Kurumsal Mail Ayarlarının Yapımı [Detaylı ve Resimli Anlatım]

Şimdi ise domain doğrulama aşamasının bir sonraki aşaması olan, Yandex'e ait olan MX ayarlarının CPanel üzerinden nasıl gerçekleştirileceğine değineceğim. Sadece birkaç adımda bu basit işlemi gerçekleştirmek mümkün.

1) Öncelikle CPanel’den arama kısmına MX yazarak “Zone Editor” kısmına girmemiz gerekmektedir. Eğer CPanel'i Türkçe olarak kullanıyorsanız, "Zone Editör" değil, "MX Entry" yazacaktır.



2) Sonrasında ise karşınıza gelecek olan ekrandan "Yönet" yazısına tıklayın. (CPanel'iniz İngilizce ise "Manage" yazacaktır.)



3) Açılacak olan sayfada CPanel'in varsayılan MX ayarları karşımıza çıkacaktır. Bu ekranda iken, "Düzenle" (İngilizce : Edit) yazısına tıklayarak, mevcut MX ayarlarını değiştirerek, Yandex'in MX ayarlarını yapacağız.



4) Aşağıdaki görselde yazılanları uygulayarak, Kurumsal Yandex Mail için MX ayarlarını başarıyla gerçekleştirebilirsiniz.


Gerekli işlemleri yaptıktan sonra "Save Record" yazılı mavi buton aracılığıyla ayarları kaydetmeyi unutmayın!
 
5) Son adımda ise, ayarlarınızın başarılı bir şekilde gerçekleştiğini görebilmek için, "MX kayıtlarını kontrol et" butonuna birkaç kez tıklatın. Taa ki karşınıza


MX kontrol işlemi başarılı bir şekilde gerçekleştikten sonra karşınıza posta oluşturma ekranı gelecektir. Artık kendi alan adı uzantınıza ait bir mail hesabı açabilirsiniz.

Bakınız : 



Mail hesabınıza ise şu adres üzerinden giriş yapabilirsiniz : mail.yandex.com.tr/for/[kendi domaininiz]

Örneğin Blogkafem için e-posta giriş adresi şudur : mail.yandex.com.tr/for/blogkafem.net

Sonraki Yazı : Kurumsal Yandex Mail Hesaplarının Aktif Edilmesi ve Mail Kurulum Ayarları

Konuyla ilgili aklınıza takılan yerler olursa, aşağıdaki yorum formu aracılığıyla konu ile ilgili görüş, öneri ve yardım isteklerinizi iletebilirsiniz. Elimden geldiğince hiçbir yorumu cevapsız bırakmamaktayım.

Yazının devamını oku
Yandex Kurumsal Mail sayesinde mail gecikmesi, mail gitmemesi, maillerinizin spam kutusuna düşmesi veya gereğinden fazla spam mail almak daha birçok mail sorunun üstesinden ücretsiz olarak gelebilirsiniz.

Daha önceki yazımda Blogger gibi kısıtlı imkanlara sahip, hazır alt yapılı sistemlerde Yandex Mail ayarlarının nasıl yapılacağını anlatmıştım. Şimdi ise, CPanel gibi Plesk panel gibi daha geniş yetkilere sahip web kullanıcılarının Kurumsal Yandex Mail ayarlarını nasıl yapacaklarını adım adım anlatacağım.

1) Öncelikle 1 adet Yandex Mail hesabınız olması gerekiyor. Eğer Yandex Mail hesabınız yoksa ise, https://mail.yandex.com.tr/ adresine girerek öncelikle kendinize Yandex uzantılı bir mail adresi alın. Yandex Mail adresiniz var ise, direkt 2. adıma geçin.

2) Yandex uzantılı mail adresinize yine aynı link üzerinden giriş yapın. Sisteme zaten giriş yapmış iseniz, https://kurum.yandex.com.tr/domains_add/ adresine tıklayın.

3) Karşınıza aşağıdaki gibi bir ekran gelecek. bu ekrana kendi domaininizi yazın. Örneğin ben blogkafem.net yazdım.

4) Yandex, belirtilen alan adının bize ait olup olmadığından emin olmak için bizden, Cpanel’deki “File Manager” veya türkçesi ile “Dosya Yöneticisi” alanındaki “public_html” içinde bir dosya oluşturmamızı ve bu dosyanın içine de yine kendi belirttikleri kodu eklememizi isterler. Bu dosyanın adı ve içerisine yazılacak olan kod, birinci adımda Yandex tarafından belirlenmektedir.

Bakınız :


"Alan adının sahibini kontrol et" yapmadan önce üstteki ayarları CPanel üzerinden nasıl gerçekleştireceğimize bakalım. İlk olarak "File Manager" veya türkçesi ile "Dosya Yöneticisi"ne tıklıyoruz.


Sonraki adımlarda ise yapmamız gereken tek şey, Yandex'in bize vermiş olduğu bilgiler doğrulutusunda yapmamız gereken şey, "public_html" dediğimiz kök klasör içerisinden bir adet .html uzantılı dosya oluşturmak ve oluşturduğumuz bu dosya içerisine yine Yandex'in vermiş olduğu kodu yapıştırmak olacaktır. Oluşturmamız gereken .html uzantılı dosyanın adınaı, Yandex'in belirtmiş olduğu ismi vereceğiz. Aşağıdaki ekran görüntülerini takip ederek, gerekli işlemleri yaparak, alan adı doğrulama aşamasını aşmış olacaksınız.



Buraya kadar anlattıklarım, domaininizin Kurumlar Yandex üzerinde onaylanması işlemiydi. Son olarak, yine CPanel üzerinden MX ayarlarını yaparak, CPanel'de Yandex Kurumsal Mail Ayarlarının Yapımı işlemini tamamnlamış olacağız. Domain doğrulaması işlemini başarıyla yaptıysanız sonraki adıma geçebilirsiniz. Sonraki adıma geçmek için aşağıdaki "CPanel Üzerinden Yandex MX Ayarlarının Yapımı" yazısına tıklayınız


Bu aşamaya kadar aklınıza takılan yerleri aşağıdaki yorum formu aracılığıyla sorabilirsiniz. Konuyla ilgili elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışmaktayım.

Yazının devamını oku
Normal şartlarda domain uzantılı bir mail adresi alabilmek Blogger kullanıcıları için pek mümkün olmuyordu. Çünkü Blogger alt yapılı sitelerde host alma, kendi hostunu kullanma vs. gibi bir olay yok. Bunun için Google, kurumsal mail adresleri verse de bunun belli bir maliyeti var. Aynı şekilde diğer hosting şirketleri de sadece, kendilerinden bir host alınması karşılığında alan adı uzantılı mail adresi verebileceklerini belirtiyorlar.

Yandex Mail sayesinde herhangi bir host hesabına sahip olmadan, kendi sitenizin adını kullanarak bir mail adresine sahip olabiliyorsunuz. Bunun için yapmanız gereken tek şey ise, domaininizi Kurumsal Yandex'e onaylatmak.

Normal şartlarda  host sahibiyseniz, FTP ile domain doğrulaması kolaylıkla yapılabiliyor. Blogger sitelerde FTP ile dosya yükleme olayı olmadığı için, domain doğrulama işleminizi yapmak için domain hesabınıza giriş yaparak ufak bir ayar yapmanız gerekecek.

Benim sitemin domaini İsimtescil'den alınma olduğu için, ayarları İsimtescil üzerinden anlatacağım. Siz domaininizi farklı bir yerden almış olsanız bile yine aynı ayarları yaparak domain doğrulama işleminizi kolaylıkla yapabilirsiniz.

Olayı adım adım anlatacağım.

1) Öncelikle 1 adet Yandex Mail hesabınız olması gerekiyor. Eğer Yandex Mail hesabınız yoksa ise, https://mail.yandex.com.tr/ adresine girerek öncelikle kendinize Yandex uzantılı bir mail adresi alın. Yandex Mail adresiniz var ise, direkt 2. adıma geçin.

2) Yandex uzantılı mail adresinize yine aynı link üzerinden giriş yapın. Sisteme zaten giriş yapmış iseniz, https://kurum.yandex.com.tr/domains_add/ adresine tıklayın.

3) Karşınıza aşağıdaki gibi bir ekran gelecek. bu ekrana kendi domaininizi yazın. Örneğin ben blogkafem.net yazdım.



4) Domaininizin "Detaylı Yönetim" alanına girin. "Gelişmiş DNS" kısmından bir adet CNAME kaydı oluşturun. CNAME kaydını oluştururken, Yandex'in size 1. adımda vermiş olduğu bilgileri kullanarak bir CNAME kaydı oluşturun.

Yandex'in benim için verdiği CNAME bilgileri :



Yandex'in bana verdiği bilgilerle, CNAME bilgilerinin kaydını domain yönetim panelinden şu şekilde yaptım :
Ayarları kaydedin. Daha sonra "Alan Adının Sahibini Kontrol Et" butonuna tıklayın. Alan adı doğrulandı yazısını gördükten sonra diğer aşamaya geçebilirsiniz.

5) Yine aynı kısımdan bu sefer de MX kaydı ekleyin. MX kaydını, Yandex'in önerdiği şekilde yapmaya özen gösteriniz. Yani şu şekilde yapın, bakınız :

7) MX kaydını da oluşturduktan sonra "MX kayıtlarını kontrol et" butonu aracılığıyla ayarlarınızın gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol edin. Eğer ayarlarınız doğru ise karşınıza "Bulunan МХ kaydı: mx.yandex.net" yazılı bir ekran gelecektir. Bakınız :


Bu aşamayı da hallettikten sonra işlem tamamdır! Artık alan adı uzantınıza ait bir mail hesabı açabilirsiniz. Örneğin, istediginizbirisim@blogkafem.net vs. gibi. Mail hesabınıza ise şu adres üzerinden giriş yapabilirsiniz : mail.yandex.com.tr/for/[kendi domaininiz]

Örneğin Blogkafem için e-posta giriş adresi : mail.yandex.com.tr/for/blogkafem.net

Tebrikler, bir Blogger kullanıcısı olarak artık sizin de kendi site adınızın uzantısına sahip bir mail adresiniz var. Üstelik de hiçbir ekstra ücret ödemeden, Yandex güvencisine sahip bir mail hesabınız oluyor. Yandex'in bu hizmeti sayesinde Blogger kullanıcılarının yıllardır süre gelen alan adına mail açamama sorunu da son bulmuş oldu. Teşekkürler Yandex!

Benim anlatacaklarım bu kadar. Konu ile ilgili konu, istek, öneri veya görüşlerinizi aşağıdaki yorum formu aracılığıyla iletebilirsiniz.
Yazının devamını oku
CSS bilginiz varsa, resimlere border ekleme yöntemini zaten biliyorsunuzdur. Bu yazımızda ise bunun biraz daha ilerisine giderek iki farklı resimden birini çerçeve olarak ekleteceğiz, diğerini ise ana görsel olarak çerçeve resmi içerisine atacağız. Yani elde etmek istediğim sonuçlar şu tarzda şeyler olacak. Bakınız :



Gördüğünüz gibi görsellerden bir tanesi bulutun içerisinde bir diğeri ise bir tablonun içerisine konumlanmış durumda. Normal şartlarda internette "border image" olarak arama yaptığınız zaman, CSS'in border özelliğine nasıl resim ekleneceği çok basit bir şekilde anlatılmış. Bu yazıda, biz işi biraz daha ilerleterek relative ve absolute olayları ile CSS'in "border image" denen olayını daha profesyonel boyuta taşımış olacağız.

Benim yapmak istediğim resim şudur : 



Böyle bir resim için ise şu 2 görsele ihtiyacımız var :



Kodlar ise aşağıdak gibidir. Kodları bir html dosyası olarak kaydederseniz, sonucu kendiniz görebilirsiniz.



Ana class adını "main" olarak belirleyip bu "main" denen class'ın relative olmasını sağladık. Amaç, "image-container" denen ve aynı zamanda bizim çerçevemiz olan "div"e "absolute" özelliği vererek onu istediğimiz gibi harekt ettirebilmek. Aynı şekilde "img" tagına da absolute verip onu da "main" class'ı içine yerleştirip, bunların üst üste gelmesi sağlandı. Burada, "image-container" denen "div"in sagip olduğu z-index değerinin 5 olması ve buna karşılık resmi barındıran "img" tagının z-index değerinin "1" olması resme, çerçevenin içerisindeymiş gibi bir görüntü vermesini sağladı.

Olayın temel mantığı ise şudur. "image-container" adlı div'e belli bir yükseklik ve genişlik veriyoruz. Daha sonrasında ise buna border image özelliği ekliyoruz. Daha önceden genişlik ve yükseklik verildiği için, içi boş olan bir çerçevemiz artık hazır. Sonrasında ise bu çerçeve ile resmi üst üste getirip, z-index ile farklı derinlikler verince olay bitiyor. Yani resmimize çerçeve ekletmiş oluyoruz.

Buraya tıklayarak tamamını bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Konuyla ilgili yorumunuzu, sorunuzu veya varsa önerinizi, aşağıdaki yorum formu aracılığıyla bana iletebilirsiniz.
Yazının devamını oku
Son birkaç gündür Outlook üzerinden mail gönderince, Outlook'un tüm e-posta adreslerinin altına "Outlook.com" ibaresini eklediğini farkettim. Bunun üzerine hemen kolları sıvadım ve imza nasıl değiştirilir diye Outlook'u kurcalamaya başladım.

Daha önceden Gmail'de imza değiştirme olayını yapmıştım. Gmail'de bir çok mail ayarı kolaylıkla yapılabilirken, Outlook'un son derece karışık olan yapısı yüzünden, yapmak istenen bir ayarı yapana kadar çileden çıkabiliyorsunuz. Bu durumun oluşmasının en büyük sebebi ise bence, Outlook'un sürekli olarak değişen tasarım yapısı. Belli ki Microsoft bile nasıl bir e-posta tasarımı yapacağına veya ilgili ayarların nereye koyulması gerektiğine kendisi bile karar verememiş.

Nihayet en sonunda Outlook'ta imza değiştirmenin nasıl olduğunu buldum. Bilen için son derece basit, bilmeyen için tam anlamıyla zaman kaybı olan imza değiştirme işlemlerinin nasıl olduğunu aşağıdaki görselde 3 adımda gösterdim.


Outlook posta kutunuza mail adresiniz ve şifrenizle giriş yaptıktan sonra,

1) Sağ üst köşedeki dişli çarka tıklayın.
2) Menüden "Seçenekler"e tıklayın.
3) Açılacak olan sayfanın sağ tarafındaki menüden "E-posta imzası" yazılı olan kısma tıklayın.
4) İmzanızı yazdıktan sonra üst kısımdan "Kaydet" yazılı kısma tıklayın ve hepsi bu kadar. Yeni mail imzanız hayırlı olsun.

Görselde BLOGKAFEM.NET yazılı olan kısım, benim kendi mail adresimdeki imzamdır. Siz o kısma itediğinizi yazabilirsiniz. Eğer daha önceden hiç imza değişikliği yapmadıysanız sizde Outlook.com yazıyor olabilir. Konuyla ilgili içinizden geçen her türlü yorumu, aşağıdaki yorum formuna yazabilirsiniz.
Yazının devamını oku
Ücretsiz anti virüs yazılımı olan Avast, 2016 güncellemesi itibariyle son derece gereksiz ve istenmeyen bir yeniliği de beraberinde getirmiş. Programı güncelledikten sonra Avast, yolladığınız maillerin sonuna mail imzası olarak, hiçbir şekilde kullanıcı izni alınmadan kendi reklamlarının gösterimini yapmaktadır.


Her ne kadar zarasız gibi görünse de resmi yazışmalar için son derece sıkıntılı olan bu durumdan kurtulabilmek mümkün. Mail adresinizin imza kısmında görünen bu Avast reklamını kaldırabilmek için şu adımları takip edin.

1) Avast programının içinden "Ayarlar"a girin.
2) Karşınıza gelecek olan "Ayarlar" menüsünün "Genel" kısmındaki seçeneklerden "Enable Avast email signatüre" ifadesinin başında yer alan tik işaretini kaldırın. 

3) Tik işaretini kaldırdıktan sonra ayarları kaydetmek için pencerenin alt kısmında yer alan "Tamam" butonuna tıklatın.

Artık göndereceğiniz maillerde, mail imzası olarak Avast'ın "Bu e-posta Avast tarafından korunan virüssüz bir bilgisayardan gönderilmiştir." ibaresi görüntülenmeyecektir.
Yazının devamını oku
Windows bilgisayarlarda "Program Ekle/Kaldır" şeklinde özel bir program kaldırma bölümü varken, Ubuntu'da bunun olmayışı, insanı Ubuntu ile ilgili komutları öğrenmeye yöneltiyor ister istemez.

Bu yazıda göstereceğim, Bitnami Lapp Stack'in Ubuntu'dan kaldırma işlemiyle, aynı zamanda uninstall dosyasına sahip Ubuntu uygulamaların nasıl kaldırılacağını hakkında da sizlere bilgi verecektir.

CTRL + ALT + T ile terminali açın. CD komutunu kullanarak, Bitnami Lapp Stack uygulamasının bulunduğu klasöre girin.

Örneğin, benim bilgisayarımda Bitnami LAPP uygulaması home -> aliarslan -> lappstack içerisinde olduğu için, kullanacağım komut :

cd  /home/aliarslan/lappstack

olacaktır. Zaten uninstall dosyası da lappstack dosyasının içinde bulunduğu için direkt olarak,
sudo ./uninstall

komutunu çalıştırıyorum. Bu komutu çalıştırdıktan sonra bilgisayar şifresinizi girin ve enter tuşuna tıklatın. (Şifrenizi yazarken ekranda bir şey gözükmeyecektir. Şifre yazılmıyor gibi düşünmeyin.)

Şifrenizi girdikten sonra karşınıza uygulamayı kaldırma penceresi gelecektir.

Bakınız :

YES butonuna tıklayarak Bitnami BAPP Stack uygulamasını bilgisayarınızdan kaldırma işlemlerini başlatabilirsiniz.

Yazının devamını oku
Hemen hemen çoğu Lenovo laptopların en büyük sorunlarından biri de belli bir zaman sonra klavyenin problem yaratmasıdır. Durup durduk yere bazı tuşların işlev göremez hale gelmesi ile diz üstü bilgisayarınız için klavye değişimi kaçınılmaz olabiliyor.


Normal şartlarda 30 ile 50 TL arasında değişen klavye fiyatının üzerine bir de el emeği adı altında eklenen ilave ücret ile beraber, bilgisayar tamircileri 90 TL'den başlayarak 100 TL'yi aşan fiyatlarda kafalarına göre sizden klavye değişim ücret alabilmektedirler. Bu da yetmezmiş gibi bilgisayarınızı, iş yoğunluğu gerekçe gösterilerek birkaç hafta sonra teslim ediyorlar.

Kendinize güveniyorsanız ve birazda el beceriniz varsa bu basit klavye değişim işlemini kendiniz yaparak hem boş yere fazladan masraftan kurtulursunuz hem de haftalarca bilgisayarınıdan uzak kalmak zorunda kalmazsınız. Gittigidiyor ve n11 gibi sitelerden çok uygun fiyatlara, ücretsiz kargo ile dilerseniz taksit de yaptırarak klavye satın alabilirsiniz. Bahsettiğim siteler üzerinden 30 TL'den başlayan fiyatlarla, ücretsiz kargo seçeneği ile klavye bulmanız mümkün.

Lenovo klavye değişimi ile ilgili hazırlanan aşağıdaki video kaydını sonuna kadar dikkatli bir şekilde izlediğiniz takdirde siz de kendi klavyenizi kolaylıkla değiştirebilirsiniz.

Videoda ses olmadığı için ek açıklamalar (alt yazı)  seçeneğini aktif etmenizi tavsiye ederim. Video ekranının sağ alt köşesindeki çark işaretinden görüntü kalitesini ayarlayabilir ve eğer "ek açıklamalar" seçeneği aktif değil ise, aktif edebilirsiniz. 



Videoda klavye değişimi yapılan bilgisayar Lenovo Z580'dir. Lenovo'nun Z serisi tüm laptoplarının klavyelerini bu videoya bakarak değiştirebilirsiniz. Lenovo'nun benzer klavye düzeneğine sahip diğer laptop serilerinin klavyesini de bu videodaki işlemleri uygulayarak değiştirebilirsiniz. Buna karar verebilmek için ise videodaki bilgisayar ile kendi bilgisayarınızdaki vida dizilimlerinin aynı olup olmadığına bakmanız yeterli olacaktır.
Yazının devamını oku
Yerel Disk C'yi genişletme işlemi için çeşitli programlar kullananlar var ama bu işlem için program kullanmaya hiç gerek yok. Kullanacağınız programlar verilerinize zarar verebilir ama Windows'un Disk Yönetimi özelliğinden faydalanarak işlemlerinizi dikkatli bir şekilde yaparsanız eğer, yerel disk C genişletme işlemini hiçbir veri kaybı yaşamadan gerçekleştirebilirsiniz.

Benim bilgisayarımın yerel disk C kısmında şuanda sadece 1 GB alan kaldı. Bu alanı 80 GB genişletmeyi düşünüyorum.


Kendi bilgisayarımda yerel disk C genişletme işlemi yaparken, tüm bu adımları aynı zamanda bloguma yazacağım. Hadi şimdi hep beraber bu yerel disk C'nin genişletilmesi işleminin nasıl olacağını görelim. Tüm bu işlemleri ben Windows 7 yüklü bilgisayarımda yapacağım.

Anlatacağım şeyleri birebir uyguladığınız takdirde herhangi bir sorun yaşamazsanız. Öncelikle Yerel Disk D'nin içindeki tüm belgelerinizi, klasörlerinizi, resimlerinizi vs. yedekleyin. Yani Yerel Disk D'nin içinde ne kadar dosyanız varsa hepsini harici bir harddiske veya başka bir bilgisayara taşıyarak Yerel Disk D'nin içini tamamen boşaltın. Çünkü yerel disk C'nin genişletilmesi işleminde yerel disk D'yi tamamen sileceğiz. O sebeple yerel disk D'nin içindeki tüm bilgilerinizi mutlaka bir harddisk veya başka bir bilgisayara taşıyın. Dediğim şekilde tüm dosyalarınızı güvenli bir şekilde başka bir bilgisayar yada harici bir harddiske taşıyıp yerel Disk D'nin içini tamamen boşalttıktan sonra artık, yerel disk C'nin genişletilmesi aşamalarını adım adım gerçekleştirmek için yazıyı okumaya devam edebilirsiniz. Tüm işlemlerimiz toplamda 5 adımdan oluşmaktadır.

1) Bilgisayar'a sağ tıklayın ve "Yönet"e tıklayın. Daha sonrasında ise gelecek olan penceredeki "Depolama" kısmından "Disk Yönetimi"ni seçin.



2) Yazının başında da belirttiğim gibi Yerel Disk D'nin içindeki tüm dosyalarınızı başka bir yere yedekleyip, yerel disk D'yi tamamen boşalttığınızdan eminseniz, disk yönetimi penceresinden Yerel Disk D'ye sağ tıklayıp birimi silin.




3) Birimi sil yaptıktan Yerel Disk D'nin olduğu kısımda artık "Ayrılmamış" yazacaktır. Buraya kadar her şey tamamsa şimdi Yerel Disk C'ye sağ tıklayıp "Birimi Genişlet" yapın.



Birim genişlet ifadesi pasif olarak gözüküyorsa ve tıklanmıyorsa
Bakınız :  Yerel Disk C Genişletilmiyor, Genişletme Pasif Görünüyor [Çözüm Yöntemi]

Üstteki linke tıklayıp, sorununuzu çözdükten sonra 4 numaralı adımdan işlemlerinizi yapmaya devam edebilirsiniz. Eğer böyle bir sorunla hiç karşılaşmadıysanız diğer yazıyı okumanıza gerek yok. Adımları uygulamaya devam edin.

4) Birim Genişletme Sihirbazı ekranı karşınıza geldiği zaman "İleri" yapın. Karşınıza şöyle bir ekran çıkacaktır :


Bu ekrandan, Yerel Disk C'yi ne kadar genişletmek istediğinizi "Boşluk miktarını MB olarak seçin" kısmına yazacaksınız. Dikkat ettiyseniz değerlerin tamamı megabayt (MB) cinsinden yazılıdır. Siz de genişletmek istediğiniz alanı megabayt (MB) cinsinden yazmanız gerekmektedir.

Kullanılabilir en büyük boşluk olarak 340738 MB yazıyor bende. Bunun GB karşılığı yaklaşık olarak 332 gigabayt (GB)'a denk gelmektedir.



Birim genişletme sihirbazında ben, "Boşluk miktarını MB olarak seçin" kısmına, üstteki birim genişletme sihirbazına ait ekran görüntüsünden de gördüğünüz üzere 81920 yazdım. Benim yazdığım bu 81920 MB (megabayt) ifadesinin GB olarak karşılığı 80 GB'tır. Bunun hesabını da şöyle yapabilirsiniz :

1 GB = 1024 MB'tır.
Ben yerel disk C'yi 80 GB genişletmek istediğim için 80 ile 1024 ifadesini çarptım. 
80 x 1024 = 81920 megabayt'a denk geldiği için o kısma 81920 yazdım.

Bu 80 GB'lık alan, paylaşılmamış alandan alınıp, yerel disk C'ye eklenecektir. Paylaşılmamış alanın tamamı 340738 MB yani 332 GB olarak gözüküyor. Ben bu 332 GB'lık alanın 80 GB'nı yerel disk C'ye ekleyeceğim için paylaşılmamış alanda geriye (332 GB) - (80 GB) = 252 GB alan kalacaktır. Bu kalan 252 GB'lık kalan alanı daha sonra Yerel Disk D yapacağız.

Ben kendi ihtiyaçlarıma göre, bendeki paylaşılmamış alanın durumunu da göz önünde bulundurarak yerel disk C'ye 80 GB ayırıp, 252 GB'lık paylaşılmamış alanı yerel disk D yapmak için bıraktım. Siz de paylaşılmamış alanınızın durumunu da göz önünde bulundurarak, yerel disk C'yi ne kadar genişletip, yerel disk D için ne kadar alan bırakacağınızı kendi ihtiyaçlarınıza göre hesaplayabilirsiniz.

Yerel Disk C'yi ne kadar genişleteceğinize dair gerekli hesaplamalarınızı yapıp bu hesapladığınız değeri MB cinsinden "Boşluk miktarını MB olarak seçin" yazılı kısma yazdıktan sonra tekrar "İleri" yapın ve yerel disk C'yi genişletme işlemini bitirmek için "Son" butonuna basın.




5) Yerel Disk C'yi başarı ile genişlettikten sonra, kalan paylaşılmamış alanı Yerel Disk D olarak ayarlayarak işlemimizi tamamlayacağız. Bunun için paylaşılmamış alan üzerine sağ tıklayın ve "Yeni Basit Birim" seçeneğine tıklayın.



Yeni birim yaratma sihirbazı ekranı geldikten sonra "İleri" yapın. Daha sonrasında ise "Basit birim boyutu" yazılı kısımda sizden bir boyut belirtmeniz istenecektir.



Buradaki "Basit birim boyutu" kısmında paylaşılmamış alanın boyutu yazılıdır. Paylaşılmamış alanın tamamını Yerel Disk D yapmak için o kısma dokunmadan "İleri" yapabilirsiniz. İleri yaptıktan sonra "Sürücü harfi veya yolu ata" kısmında karşınıza şöyle bir ekran gelecektir :



Bu ekranda hiçbir şeye dokunmadan tekrar "İleri" yapın. Ekran görüntüsünden de göreceğiniz üzere birim adı zaten yerel disk D olarak kendiliğinden seçilidir. Sonraki adımda ise şu şekilde bir "Bölümü Biçimlendir" penceresi gelecektir :


Burada yapmanız gereken tek şey "Birim Etiketi" yazılı olan kısma herhangi bir isim vermektir. Ben öylesine "Yerel Disk" yazdım. Siz oraya herhangi bir şey yazabilirsiniz. Mesela adınızı ve soyadınızı bile yazabilirsiniz. Bu kısma yazdığınız isim, Yerel Disk D'nin adı olarak gözükecektir bilgisayarınızda. Ben o kısma kendi adımı ve soyadımı yazdım. (Alttaki fotoğraftan yerel disk D'nin adı olarak Ali Arslan görebilirsiniz.) Siz de kendinizce bir isim belirleyebilirsiniz. "Birim Etiketi" kısmına da bir isim belirledikten sonra tekrar "İleri" yapın ve "Son" yaparak işleminizi bitirin.

Yerel Disk C genişletme işlemimiz ve yeni bir disk (birim) yaratma işlememiz böylece bitmiş oldu. Geriye kalan tek şey ise yazının başında, başka bir bilgisayara yada harici bir hard diske yedeklediğiniz klasörlerinizi yeniden yerel disk D'ye atmak olacaktır.

Tüm bu işlemler sonunda benim bilgisayarımdaki disklerin yeni durumu :


Yeni basit birim yaratma kısmında "Birim Etiketi" kısmına adımı ve soyadımı yazdığım için yerel disk D kısmında "Ali Arslan" yazdı. Yazının başında Yerel Disk C'de 1 GB alanım vardı. Disk genişletme işleminden sonra şuanda 84 GB alanım var. 80 GB genişletme yaptığım için normalde 81 GB olması gerekiyordu ama yerel disk C'deki bazı gereksiz dosyaları ve bilgiyarımdaki bazı gereksiz programları silince +3 GB daha yer açıldı bilgisayarımda. O yüzden 84 GB yazıyor. Kısacsı disk temizleme işlemi yaptım ama bu işlemin konumuzla alakası yok. (bakınız) Neden 81 GB değil de 84 GB yazıyor diye merak edecekler için ufak bir açıklama yapayım dedim sadece.

Konuyla ilgili benim anlatacaklarım bu kadar. İnternetteki en detaylı anlatımı yapmayı hedefledim. Umarım faydasını görürsünüz. Takıldığınız veya anlayamadığınız yerleri aşağıdaki kısma yorum olarak bırakabilirsiniz. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.
Yazının devamını oku
Bilgisayarınızda genellikle sistemin kurulu olduğu disk olan yerel disk C, hiç anlamadığınız bir şekilde dolu görünüyor ise bunun en büyük sebeplerinden biri bilgisayarınızdaki gereksiz dosyalar olabilir.

Gereksiz dosyalar olarak bahsettiğim bu dosyalar, kullanmadığınız programlar değil elbette. Gerek windows gerekse de tarayıcılarınız tarafından diskinize yerleştirilen dosyaları kastediyorum. Bu tür durumlarda istediğiniz kadar gözle görünür olan gereksiz dosyalarınızı silin veya gerek duymadığınız programları kaldırın, bu sizin için yeterli bir çözüm olmayabilir. Hatta buna ek olarak disk temizleme ve disk birleştirme yapma işlemleriniz bile bu iş için yetersiz kalabilir.

Yerel Disk C'nizde ciddi anlamda boş yer açmak için bazı sistem temizleme programları kullanmak gerek. Bunlardan biri ise Advanced Uninstaller PRO programı.  Bu program ile yerel disk C üzerinde 48 GB boş yer açabildim! Bu sayede bilgisayarınızdan silmek istemediğiniz büyük boyuttaki programlara dokunmadan, diskinizde ciddi anlamda boş alan açabileceksiniz.

Aslında Advanced Uninstaller PRO programının bu kadar ciddi bir sonuç vermesine ben de çok şaşırdım. Çünkü program, adından da anlaşılacağı üzere aslında bir "Uninstaller" programı fakat; sağladığı ek özellikler sayesinde sistemizde ciddi anlamda temizlikler de yapabiliyorsunuz.

Advanced Uninstaller PRO programını buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

Bu programı indirip açtıktan sonra, temizlik yapmak için şu 3 adımı yapmanız yeterli olacaktır.

1) "General Tools" yazan kutucuğa tıklayın.
2) "Quick Cleaner" kutucuğuna tıklayın.
3) Son olarak ise aşağıdaki görselde olduğu gibi kutucukları işaretleyin ve sağ alt köşedeki "Clean" butonuna tıklayın.



Bu 3 adımı da yaptıktan sonra programın işini bitirmesini bekleyin. Program işini bitirdikten sonra Yerel Disk C üzerinde ne kadarlık bir yer açtığını yazacaktır zaten. Öte yandan yerel disk C'ye bakarak zaten programın, ciddi anlamda bir alan boşaltma yaptığını görmüş olacaksınız.

Güncelleme (21.08.2016) : Yukarıdaki anlatım, Advanced Uninstaller PRO 12'den önceki sürümler içindir. Bahsettiğim Quick Cleaner özelliği Advanced Uninstaller PRO 12'de kaldırılmış. Quick Cleaner'ın tek başına yaptığı şeyleri, birkaç parçaya ayırmışlar PRO 12 sürümünde. Eğer  Advanced Uninstaller PRO 12 veya daha üzeri bir sürüm kullanıyorsanız, Quick Cleaner özelliğinin sunduğu temizlemeleri gerçekleştirmek için şu adımları ugyulamanız gerekmektedir :

1) File And Registry Tools kısmına tıklayın. Daha sonra Windows Temporary Files kısmına tıklayıp, temizlik işlemini bitirin.

2) Internet Browser Tools kısmına girin. Listelenecek olan tarayıcıların geçici dosyalarını temizleyin. Yani herbiri için Temporary Files kısmına tıklayıp, temizlik işlemini gerçekleştirin.

Bu işlemlerden sonra,
Advanced Uninstaller PRO 12 ve üzeri sürümler için Quick Cleaner özelliğini manuel olarak gerçekleştirmiş oluyorsun.

İnternet üzerinde benzer görevi gören programlar elbette vardır ama ben bu programı şahsen deneyip, başarılı bir sonuç aldığım için sizlerle de paylaşmak istedim. Konu ile ilgili tüm yorumlarınızı, aşağıdaki yorum formuna yapabilirsiniz.

Bu işlemleri yapmanıza rağmen Yerel Disk C üzerinde halen yeterli bir alan oluşturamadıysanız, disk genişletme işlemi yaparak Yerel Disk C'nin boyutunu arttırabilirsiniz. 

Bakınız :  Yerel Disk C Genişletme İşlemi Nasıl Yapılır? [Resimli ve Detaylı Anlatım]
Yazının devamını oku
PayPal'ın belli bir süre önce yeni arayüze geçmesi ile beraber, alışık olduğumuz pek çok şeyi yerli yerinde bulamaz olduk. Buna en basit örnek ise "para birimi dönüştürme aracı"dır. Yaklaşık 10 dakika boyunca sitenin altını üstüne getirerek para birimi dönüştürme aracına ulaştım. Sizlerde aynı eziyeti çekmeyin diye bir kaç görsel ile bu yazıda sizlere, yeni paypal arayüzünde para dönüştürme olayının nereden yapıldığını göstereceğim.

1) İlk önce "PayPal hesap bakiyesi" kısmına tıklayın.


2) Gelecek olan sayfadan "Para birimlerini yönet"e tıklayın.


3) Son olarak karşınıza çıkacak olan ekran hem ana para biriminizi ayarlayabilirsiniz hem de ekranın sağ tarafından "para birimi dönüştürme" işleminizi gerçekleştirebilirsiniz.

Ekran görüntüsünde de göreceğiniz üzere kırmızı daire içerisine aldığım kısımdan bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.
Yazının devamını oku
Belli bir ücret ödedikten sonra dokunmatiğini korumak istediğimiz cihazlarımız için aldığımız ekran filmlerini birçoğumuz kabarcık bırakması sebebiyle takmak istemeyiz. Bu sebeplerden dolayıdır ki belkide bir çoğunuz asıl değeri 2-3 TL değerinde olan jelatinlere gidip telefoncularda 10 TL ödemek zorunda kalmış olabilirsiniz. Durumun farkında olanlar ise, çoktan kendi jelatinlerini aldılar bile.


Konu jelatin fiyatlarından açılmışken şunu belirtmemde fayda var ki telefonculara tek jelatine 10 TL vereceğinize aynı paraya Gittigidiyor sitesinden 5-6 tane jelatini ücretsiz kargo ile getirtebilmeniz mümkün. Bunun farkında değilseniz henüz, aklınızın bir köşesinde bulunsun derim ben. İlk defa satın alıp, takma işlemi yapacaksanız birden fazla satın almanızı tavsiye ederim. İlkini takamama durumuna karşılık bir önlem olarak.

Kabarcık Bırakmadan Ekran Filmi (Jelatin) Nasıl Takılır?

Jelatininizi satın aldınız ve sıra bunu takmaya geldi. Hazırladığım videyou dikkatli bir şekilde izleyip uyguladığınız takdirde sonuca ulaşabileceğinizi düşünüyorum. Tabii ki burada dikkat de önemli.



1) Jelatini kutusundan çıkarır çıkarmaz ilk önce düzgün bir şekilde yerleştirin. Maksat jelatini düzgün bir şekilde oturtabilmek.

2) Düzgün bir şekilde ayarlama işlemini yaptıktan sonra kaymayı engellemek için kenarlardan bantlama işlemini yapıyoruz.

3) Ekranı fiber bez ile iyice temizliyoruz. Kabarcık kalmaması için çok iyi temizlemek gerek. Tek bir tiftik parçası bile kabarcık yapabilir. Bu yüzden tiftikleri bant ile temizliyoruz.

4) Jelatini yapıştırırken bu arada alttaki koruyucuyu çıkarıyoruz. Çünkü jelatin ortadadır ve jelatinlerin altında ve üstünde jelatini koruyan saydam plastikler vardır. Jelatini yapıştırırken alt kısımda kalanı çıkarıyoruz.

5) Yapıştırma işleminden sonra, jelatinin üzerindeki ikinci koruyucuyu çıkarmadan önce herhangi sert bir kart ile ufak - tefek kabarcıkların üzerinden geçin.

6) Daha sonra ikinci plastiği kaldırın. Ama dikkatli olun. Jelatin çıkmasın. Kalan kabarcıkları da elinizle gidermeye çalışın. İkinci koruyucuyu çıkardıktan sonra kart ile çok fazla üzerinden geçmeyin, parlak jelatin kullanıyorsanız çizilir.

Konuyla ilgili bahsedeceklerim bukadar. Konu ile ilgili yorumlarınız ve sorularınız için aşağıdaki yorum formunu kullanabilirisiniz.
Yazının devamını oku

Daha profesyonel fotoğraflar veya daha profesyonel tasarımlar elde etmek için ya da fotoğrafta istediğimiz herhangi bir nesneyi ön plana çıkarmak için kimi zaman bulanıklaştırma işlemlerine başvurulur. Bu bulanıklaştırma işlemi flu veya blur gibi isimlerle de adlandırılmaktadır.


Profesyonel fotoğraf makineniz yoksa eğer, arka planı bulanıklaştırma işlemini çeşitli fotoğraf düzenleyicilerle de yapabilirsiniz fakat daha profesyonel sonuçlar elde edebilmeniz adına ben sizlere photoshop kullanmanızı tavsiye ederim. Basit birkaç adımda yapılabilecek bu işlem sonucunda elde edeceğiniz sonuç mükemmel olacaktır.

Photoshop ile arka planı bulanıklaştırma olayını sizlere buradan sadece yazarak veya resimli olarak anlatabilirdim ama videolu anlatım daha iyi anlaşılabilir olacağından sizler için bir video hazırladım. Videoyu izleyerek bu işi çok kolay bir şekilde kavrayacağınızı düşünüyorum.



Konuyla ilgili yorumlarınızı aşağıdaki yorum formu aracılığyla bana iletebilirsiniz.
Mikrofonun kötü olması sebebiyle, kötü çıkan sesime mecbur kalacağınız için üzgünüm. :)
Blogkafem YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın sakın! :)
Yazının devamını oku
Türkçesi CPU, açılım Central Process Unit olarak bilinmektedir. Türkçe kullanımlarında "Merkezi İşlem Birimi" ifadesi kullanılsa da normal konuşma dilinde daha çok "işlemci" olarak adlandırılır. Bazen de "çekirdek" olarak adlandırılır. Mesela, çift çekirdekli bilgisayar derken aslında çift işlemciden bahsedilmektedir.

İşlemci denen şey aslında bilgisayarın beynidir. Günümüzde işletim sistemlerinin bilgisayar haricinde tablet, telefon ve hatta bazı beyaz eşyalarda bile kullanıldığını düşünürsek eğer işlemcinin, herhangi bir elektronik cihazın beyni olduğunu söyleyebiliriz. Tabii ki daha çok telefon, tablet ve bilgisayarlar terimi olarak kullanıldığı için, bu elektronik cihazlar üzerinen CPU'yu tanıtmam, işlemcinin nasıl bir şey olduğuna dair aklınızda daha somut bir şeyler oluşturacaktır.

İşlemci için en basit tanım ile bilgisayarın, akıllı telefonlarımızın veya tabletlerimizin beynidir diyebiliriz. Bu saydığım elektronik cihazlardaki tüm işlemler Merkezi İşlem Birimi (CPU) tarafından yapılır. İşlemcinin çok köklü bir geçmişi vardır. Bu yazıda uzun uzun geçmişinden bahsetmeyeceğim. CPU'nun ayrıntılı geçmişi ve tanımlamaları için buraya tıklayarabilirsiniz.



Bu yazıyı yazmamdaki asıl amaç, bilgisayar terimleri ile yeni tanışan arkadaşların aklındaki kafa karışıklığını gidermek. Yukarıda da saydığım gibi işlemcinin birçok adı vardır. Yani aslında CPU, işlemci, merkezi işlem birimi, çekirdek gibi kavramların hepsi aynı şeyi ifade etmektedir.


İşlemcinin ne olduğunu daha iyi anlayabilmek açısından Ghz kavramını bilmeniz gerekiyor. Akıllı telefonların veya bilgisayarların özelliklerine bakarken mutlaka 2.5 Ghz işlemci veya 3.2 Ghz işlemci gibi tanımlamalarla karşılaşmışsınızdır.

Ghz ifadesi hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için;
Buraya tıklayarak, "İşlemcideki (CPU) GHz İfadesi Ne Anlama Geliyor?" başlıklı yazıya gidebilirsiniz.

Yazının devamını oku
Akıllı telefonların veya bilgisayarların özelliklerine bakarken mutlaka 2.5 Ghz işlemci veya 3.2 Ghz işlemci gibi tanımlamalarla karşılaşmışsınızdır. Masaüstünüzdeki "Bilgisayar" klasörüne sağ tıklayıp --> Özellikler yaparak kendi bilgisayarınızın kaç Ghz olduğunu öğrenebilirsiniz yada "Denetim Masası ->> Sistem Güvenlik ->> Sistem" adımlarını izleyerek de aynı yere ulaşabilirsiniz.



Ghz ifadesinin açılımı "Giga Hertz"dir. Hertz demek saniyede yapılan işlem sayısı anlamına gelmektedir. Çünkü bilgisayarlarda hız, saniyede yapılan işlem sayısı ile ölçülür.

Bunu daha iyi ifade edebilmek için bilgisayarın işlediği yada yaptığı her bir işe 1 hertz diyebiliriz. Yani 1 saniyede yapılan 1 işleme 1 Hertz'lik bir işlem olduğunu düşünün. Bilgisayarımızın işlemcisinin ise 3GHz olduğunu düşünün. Dikkat ettiyseniz eğer, 1 saniyede yapılan 1 işleme 1 Hertz dedim fakat bilgisayarın veriyi işleme gücü 3 GHz dedim. 3 Ghz ifadesini Hertz türünden yazacak olursak eğer, 3 Ghz ifadesi 3 milyar Hertz'e eşittir. Yani bilgisayarımız bir saniyede 3 milyar tane işlem yapabilir veya 3 milyar tane veriyi aynı anda işleyebilir diyebiliriz.

Daha önce proses kavramını buradaki konuda anlatmıştım. Oradan hareketle her bir programı çalıştıran birden çok proses olduğunu düşünürsek ve sistem programları haricinde bizim de bir yandan Mozilla Firefox'ta gezerken, bir yandan müzik dinlerken diğer yandan Word Belgesi'nde işlem yapabiliyorsak eğer, bunu yapabilmemizin sebebi işlemcimizin marifetidir. Bu sebepten dolayıdır ki GHz ifadesi ne kadar yüksek olursa, bilgisayarımızın 1 saniyede yapacağı işlem de o kadar fazla olacaktır. Bu da donmaları ve programların geç açılmasının önüne geçecektir.

İşte bu yüzdendir ki günümüzde 2 çekirdekli, 4 çekirdekli hatta 8 çekirdekli bilgisayarlar üretilmektedir. Amaç daha yüksek performanstır. Ayrıca teknolojinin gelişmesi ile beraber birden çok işlemciyi bilgisayarın ana kartına eklemek yerine, sanal çekirdek özelliği sayesinde tek bir işlemci eklenerek, çekirdek sayısı 2 kart arttırılabiliyor. Mesela bilgisayarınızda bir adet intel i5 işlemci olduğunu varsayalım. Bu işlemci 4 çekirdek gücünde çalışabiliyor. Yani 2 tane i3 eklemek yerine bilgisayarınıza, bir tane i5 eklenerek benzer performans sağlanabiliyor. Bu da donanımdan tasarruf sağlasa da daha performanslı bir işlemci kullandığınız için alacağınız bilgisayarın daha pahalı olması normaldir. Mesela i7 laptoplar, i5 laptoplara göre her zaman daha pahalıdır.

İşlemciler RAM'ler ile beraber çalışırlar.
Buraya tıklayarak RAM konusu hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Yazının devamını oku

İstatistikler

BLOGKAFEM.NET

© Copyright 2008-2018
Sitedeki yazıların her hakkı BLOGKAFEM.NET sitesine aittir.
Kopyalanması halinde lütfen kaynak gösteriniz.
DMCA.com Protection Status
Anasayfa | Hakkımda | Bizden Haberler | Reklam | İletişim