Gün içerisinde YouTube, Instagram, Facebook gibi sosyal medya platformalarına defalarca fotoğraf veya videolar yükleyebiliyoruz. Sadece sosyal medya platormları değil elbette. Bulut depolama olarak anılan hesaplarınıza gün içerisinde GB'larca yedek de alıyor olabilirsiniz.

Peki bu yükleme işlemlerini yaparken Adil Kullanım Noktası (AKN) (eski adıyla Adil Kullanım Kotası - AKK) bu yükleme işlemlerinden etkilenip etkilenmediğini hiç düşündünüz mü?


Bunu direkt olarak Türk Telekom yetkililerine sorarak en doğru cevabı sizler için edindik. Cevabını da sizlerle paylaşayım.
Müşteri Temsilcisi - 10:56:04
Size nasıl yardımcı olabilirim?
Blogkafem - 10:56:42
Merhabalar, Upload işlemleri AKN'yi etkiliyor mu acaba?
Müşteri Temsilcisi - 10:57:12
Upload işlemi akn 'yi etkilememektedir
Blogkafem - 10:57:16
Örnek vermem gerekirse AKN 50 GB ise, ben 70 GB upload yaparsam ama buna karşılık sadece 20 GB download yaparsam, bu durumda AKN'yi aşmış olur muyum?
Müşteri Temsilcisi - 10:57:40
Sadece download işlemi Akn 'yi etkilemektedir.
Blogkafem - 10:58:05
Peki AKN'yi aşma durumunda yine sadece download hızında mı düşme oluyor? Yani upload hızında bir düşüş olmuyor değil mi?
Müşteri Temsilcisi - 10:58:50
AKN aşma durumunda download hızınızda düşme olacaktır.Upload hızında değişme olmamaktadır
Blogkafem - 10:59:18
Anladım. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. İyi günler dilerim.
Müşteri Temsilcisi - 10:59:21
Türk Telekom İnternet Online İşlemleri kullandığınız için ben teşekkür eder, iyi günler dilerim.

Gördüğünz üzere yükleme işlemleri adil kullanım kotası denen hız kısıtlamasından tamamen bağımsızdır. Özet geçecek olursam :

  • Upload (yükleme) işlemleri AKN'yi etkilememekte.
  • Adil Kullanım Noktası'nı aşmış olsanız bile yükleme hızınızda düşüş yaşanmaz.

Yazının her hakkı Blogkafem.net sitesine aittir. Kopyalanması halinde lütfen kaynak gösteriniz.
Yazının devamını oku
Uzun süre TOSSIM kullandıktan sonra OMNeT++ ağ simlülatörünü kullanmaya başladım. Elbette ki her yeni başlangıcın bazı alışma süreçleri olacaktır.

İlk kodlamamı yaparken, şöyle bir sorunla karşılaştım :
Error in module (omnetpp::cModule) ag (id=1) during network setup: Class "blogkafem" not found -- perhaps its code was not linked in, or the class wasn't registered with Register_Class(), or in the case of modules and channels, with Define_Module()/Define_Channel().

Sorunda da anlayacağınız üzere ağ simülasyonu "blogkafem" isimli sınıfı bulamıyor. Bu problemin çözümü için ilk başta internette Eclipse ile ilgili bazı bağlantı ayarlarınızda problemler olduğunu anlatan bazı web siteleriyle karşı karşıya gelebilirsiniz. Sorunun Eclipse'ten (omnet'in varsayılan yazılım geliştirme editörü) kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için ise, hazır örneklerden bir tanesini çalıştırıp simüle etmenizi öneririm. Şayet herhangi bir sıkıntı yaşamazsanız ve sıkıntı yalnızca sizin yazdığınız koda meydana geliyorsa ufak bir ayrıntıyı gözden kaçırdığınızı söyleyebilirim.


Çözüm gayet basit aslında. Bunu anlamak için, biraz daha fazla dikkatli olmak hatayı iyi anlamak yeterli olacaktır.

.NED uzantılı (Network Description File) olan dosyanızı açın.

Örnek olsun diye benim kodumun şöyle olduğunu varsayıyorum.

simple blogkafem
{
    gates:
        input in;
        output out;
}

Burada, simple olarak tanımlı "blogkafem" sınıfı ile,
.CC uzantılı program dosyasının adı ve class ismi aynı olmalı.

Bakınız, blogkafem.cc uzantılı program dosyasının içeriği :


class blogkafem : public cSimpleModule{

    protected:
        virtual void initialize();
        virtual void handleMessage(cMessage *msg);
};


Bu isimlerin farklı olması durumunda, OMNeT simülatörü .NED uzantılı dosyanızdaki sınıf ile .CC uzantılı dosyanızda yer alan sınıfları birbirlerinden bağımsız sınıflar olarak değerlendirdiği için, bu durum size hata olarak dönmektedir.

Konuyla ilgili yorumlarınızı alttaki yorum formu aracılığıyla bana iletebilirsiniz. Kolay gelsin.
Yazının devamını oku
OMNeT++ simülasyon programın Ubuntu'ya kurulumu ile ilgili YouTube üzerinde birçok video olduğu için kurulum aşamalarını anlatmak yerine direkt olarak karşılaşabilecek muhtemel sorunları ve çözüm yöntemlerini paylaşmak istedim.

cdynamicexpression.cc Sorunu Hata Çıktısı :
Creating executable: out/clang-release//osg-earth
/usr/bin/ld: cannot find -losgEarthFeatures
/usr/bin/ld: cannot find -losgEarthSymbology
/usr/bin/ld: cannot find -losgEarthAnnotation
clang: error: linker command failed with exit code 1 (use -v to see invocation)
Makefile:108: recipe for target 'out/clang-release//osg-earth' failed
make[2]: *** [out/clang-release//osg-earth] Error 1
Makefile:133: recipe for target 'osg-earth' failed
make[1]: *** [osg-earth] Error 2
Bu hatanın (cdynamicexpression.cc hatasının) çözümü için clang'ı kurmanız yeterli olacaktır. Bunun için ise terminale şu komutu yazmanız gerekmektedir :

sudo apt-get install clang

Sonrasında ise ./configure komutunu çalıştırıp, ardından make komutu ile kurulumu tamamlamayı tekrar deneyin.

Bu işlem sonrasında herhangi bir sıkıntı yaşamazsınız şanslısınız. Omnet'i kullanmaya başlayabilirsiniz fakat; bir hata almanız da muhtemeldir. Şayet hata aldıysanız, yazıyı okumaya devam edin.

osg-earth Sorunu Hata Çıktısı :

Creating executable: out/clang-release//osg-earth
/usr/bin/ld: cannot find -losgEarthFeatures
/usr/bin/ld: cannot find -losgEarthSymbology
/usr/bin/ld: cannot find -losgEarthAnnotation
clang: error: linker command failed with exit code 1 (use -v to see invocation)
Makefile:108: recipe for target 'out/clang-release//osg-earth' failed
make[2]: *** [out/clang-release//osg-earth] Error 1
Makefile:133: recipe for target 'osg-earth' failed
make[1]: *** [osg-earth] Error 2


osg-earth hatasının çözümü için ise aşağıdaki paketleri terminal üzerinden sırasıyla kurmanızı öneririm :

sudo apt-get install qt4-qmake libqt4-dev libqt4-opengl-dev
sudo apt-get install openscenegraph libopenscenegraph-dev openscenegraph-plugin-osgearth
sudo apt-get install osgearth osgearth-data libosgearth-dev


Son olarak make cleanall komutunu çalıştırın. Sonrasında ise yine ./configure komutunu çalıştırıp, ardından make komutu ile kurulumu tamamlamayı tekrar deneyin.

Tüm işlemlerin başarılı olması durumunda terminalde şöyle bir çıktı alacaksınız : Now you can type "omnetpp" to start the IDE

Terminale "omnetpp" yazdığınız takdirde program sorunsuz bir şekilde açılacaktır. Bakınız :

 
Ek Bilgiler : 

Şayet OMNeT'te yeniyseniz ve GUI araçları olan TKENV veya QTENV ile ilgili hata alırsanız, başlangıçta bunları şu şekilde devre dışı bırakabilirsiniz :

Komut satırına;
gedit configure.user

yazdıktan hemen sonra, gelecek olan metin editöründen
WITH_TKENV=yes
WITH_QTENV=yes
ifadelerini şu şekilde değiştirip, dosyayı kaydetmeniz gerekmektedir.
WITH_TKENV=no
WITH_QTENV=no
Ne de olsa daha sonradan eğer ki ihtiyaç duyarsanız, tekrardan aktif edebilirsiniz.

Java ile ilgili hata alırsanız,
sudo apt-get install openjdk-8-jdk 
komutunu terminale yazarak Java'yı kurmanız gerekmektedir.  Bilgisayarınızda Java'nın yüklü olup olmadığını, versiyon bilgisi sorgulayarak öğrenebilirsiniz.

Bunun için terminale şunu yazmanız yeterli olacaktır :
java --version
Konuyla ilgili benim bahsedeceklerim bunlardı. Sizin de eklemek istedikleriniz varsa veya farklı bir hata ile karşılaşmanız durumunda aşağıdaki yorum formuna yazarak, bana iletebilirsiniz. Kolay gelsin.
Yazının devamını oku

İsdemir'de Staj

Yazar:
Zorunlu yaz stajı olan üniversite öğrencileri için staj yeri bulmak ciddi bir sorumluluktur. Çünkü iş, staj yeri bulmakla bitmiyor. Staj yeri bulmak kadar, staj yapacağın yerin, ülke genelinde yapmış olduğu isim, büyüklük ve size katacakları da çok önemlidir. Sonuçta staj, iş hayatına atılan ilk adımdır ve özgeçmişinizde yer alacak önemli bir kriterdir.


Hatay'da veya Hatay'a yakın çevre illerin birinde yaşıyorsanız eğer, bir Oyak şirketi olan İsdemir, staj yapabilmeniz açısından mükemmel bir yerdir. Stajını İsdemir'de yapan biri olarak bana çok şey kattığını söyleyebilirim.

İsdemir'de staj yapmak güzel ama orada staj yapabilmek için bir takım şartları yerine getirmeniz gerekiyor. Her sene şubat-mart ayı gibi staj başvuruları alınmaya başlar ve nisan-mayıs gibi başvurular sonuçlar. Başvurunuz kabul edildiği takdirde SMS ile size bilgilendirme mesajı atılır.

İsdemir'de Staj Yapmak İçin Gerekli Kriter

Staj başvurularında not ortalaması, belirleyici kriterdir. İsdemir'e başvuracaksanız, bulunduğunuz döneme kadar ki GNO'nuzun yüksek olması gerekmektedir. Not ortalamalarına göre yapılan sıralamada adaylar, ilgili bölümler bazında belirlenen kontenjan sayılarına göre seçilmektedirler. Bu tarz bilgilere ve staj ile ilgili diğer genel esaslara, başvuru sırasında zaten belirtilmektedir. Bu sebeple bunları uzun uzun belirtmeme gerek yok. Her sene şubat ayında, başvurular alınmaya başladığı andan itibaren https://isdemir.com.tr/kariyer/is-ve-staj-basvurulari/ adresi üzerinden gerekli olan tüm koşullar, imkanlar ve belli başlı esaslar belirtilir. Başvuru yapmadan önce bu esasları okursanız, yapmak istediğiniz stajla ilgili gerekli olan tüm bilgileri edinmiş olursunuz.

İsdemir her sene bir çok meslek dalındaki öğrencilere staj yapma ve iş hayatına hazırlanma tecrübesi kazandırmaktadır. Ülkemizdeki belkide bir çok şirketin yapmadığını yapıp, çeşitli meslek dalındaki yüzlerce öğrenciye staj yapabilme imkanı sağlıyorlar. Stajyerlerin ise tüm sorumluluklarını, şirkete mali anlamda getireceği yükleri ve daha fazlasını üstlendiklerini düşününce, ülkeye nitelikli elemanların kazandırılması açısından gerçekten de büyük bir sorumluluk üstlendiklerini söyleyebilirim. Bu anlamda İsdemir'i tebrik etmek gerek.

İsdemir'in Sağladığı İmkanlar

Staj sırasında bir stajyer olarak bile kendinizi son derece özel hissediyorsunuz. İsdemir'e girdiğiniz andan itibaren hemen hemen şirket sınırları içinde her yerde güvenlik görevlileri ve güvenlik kontrolleri yapılmaktadır. İsdemir için, başlı başına kurulmuş ayrı bir şehir desek yeridir.

Şimdi de biraz İsdemir'in sağladığı imkanlardan bahsedelim.

1) Ulaşım
Staj süreniz boyunca tüm ulaşımınız İsdemir tarafından karşılanıyor. İsdemir'in özel otobüsleri her gün sizi, evinize en yakın duraktan alıp staj yapacağınız binanın önüne kadar bırakıyor. Akşam staj çıkışında ise yine sizi staj yapacağınız binanın önünden alıp, evinize en yakın durakta sizi indiriyor.

2) Yemek
Öğle arası yemeğiniz ise yine İsdemir tarafından karşılanıyor. Stajyer veya normal bir personel ayırt etmeksizin herkes aynı yerde aynı yemeği yiyor. Size stajın başında verecekleri Sodexo kartı ile staj süreniz boyunca ücretsiz yemek yiyebiliyorsunuz. Verdikleri şeyler sadece ücretsiz yemek değil elbette.

3) Kıyafet
İster sahada isterseniz de ofis ortamında staj yapın, İsdemir'in kendi kıyafet  kurallarına uymak zorundasınız. Bu sebeple bir adet kask, İsdemir tişörtü, İsdemir ceketi, özel gözlükler ve özel olarak tasarlanmış bir adet bot ücretsiz olarak stajyerlere verilmektedir. Bu kıyafetleri giyme zorunluluğu İsdemir elemanı olan herkes için geçerlidir. Kask dışında geri kalan tüm kıyafetler ve ücretsiz olarak verilen özel tasarlanmış bot sizde kalıyor.

4) Sosyal Tesislerden Faydalanma
İsdemir'de staj yapan öğrenciler, İsdemir sınırları içerisinde yer alan tüm sosyal tesislerden faydalanma imkanına da sahip oluyorlar.

Stajın ilk 3 günü İsdemir'in tanıtımı, İsdemir teknik gezisi, İş sağlığı ve güvenliği seminerleri ile geçiyor. Üçüncü gün sonunda tüm stajyerler ait oldukları birimlere dağıtılmaktadır.

İsdemir Stajım ve Ufak Bir Tavsiye

Ben 2015'in yaz ayında, İsdemir'de Bilgisayar Mühendisiliği öğrencisi olarak, İsdemir'in Yazılım Geliştirme Ünitesi'nde stajı yaptım ve İsdemir'de staj yaptığımdan dolayı oldukça mutluyum. Gerek çalışma ortamı olsun, gerek oradaki mühendislerin desteği ve bize olan tutumları olsun gerekse de staj süresi boyunca geliştirdiğim projenin bana kattıkları ve öğrendiğim yeni teknolojiler olsun, her şey çok güzeldi benim açımdan. 

İsdemir'de Oracle teknolojileri kullanılıyor. Staj sürem boyunca ben, Online İsdemir Anket Sistemi projesini geliştirdim. Projenin geliştirme aşamasında kullandığım teknolojilerin tamamı genel olarak şunlardır Projemi geliştirme aşamasında kullandığım teknolojiler genel olarak şunlardı :
  • Eclipse
  • Java
  • JSP
  • PL/SQL
  • HTML
  • CSS

İsdemir'de yazılım üzerine stajı yapacak olan arkadaşlara önerim, eğer ki bu bahsettiğim teknolojilere yabancıysanız, staja başlamadan önce mutlaka ama mutlaka kendiniz bu konulara çalışıp bir temel edinin. Böylece staj süreniz sonunda somut bir ürün ortaya çıkarabilirsiniz.

Bulunduğum depertmanda her mühendis, birkaç stajyerden sorumluydu. Yani stajyer olarak size, bir danışman atanmaktadır. Projenizi geliştirirken danışmanınız, sizin projenizin gelişimini takip ediyor. Aynı zamanda takıldığınız konularda size yardımcı oluyor.

Siz de İsdemir'de staj yapacaksanız eğer, size önerim büyük bir şirkette staj yapmanın sorumluluğunu üzerinizde hissedin ve ona göre davranın. İsdemir'e kabul edilmenin değerini de bilin. Size verilen görevler, işler veya projelerin, sizin gelişiminizde etkili olacağını unutmayın ve verilen her işi yapmaya ve öğrenmeye hevesli olun. Hatta ve hatta bu önerilerimi sadece staj süresince değil, bundan sonraki tüm iş hayatınızda kulağınıza küpe edinmenizi tavsiye ederim.
Yazının devamını oku
Bilgi, verinin işlenmiş şeklidir. Temeli veriye dayanır. Örneğin doğum tarihi, üzerinde işlem yapılamayan ham veridir. Yaş, tarih verisi kullanılarak elde edilen bir bilgidir. Bilgi kopyalanabilir ve taşınabilirdir. Bilgisayar ortamındaki bir dosya, flaş bellek yardımıyla başka bir bilgisayar ortamına veya bir yazıcı ile kağıda aktarılabilir. Dolayısıyla bilgi, taşınabilen, iletilebilen ve aktarılabilen bir şeydir.

Bilgi güvenliği ise gizlilik, bütünlük ve erişilebilirlik olarak 3 temel unsurdan oluşur.

Gizlilik : Örneğin bir postacının taşıdığı mektubun içini açıp okuması, gizliliğe yönelik bir tehdittir. Öte yandan bir kurumda çalışanlara ait ad, soyad, adres, tc kimlik numarası, telefon numarası gibi bilgilerin internet ortamında yayınlanması gizliliğe yönelik bir tehdittir.

Bütünlük : Bir mail içeriğinin gönderildikten sonra, asıl alıcıya ulaşana kadar içeriğinin değiştirilmesi, internet ortamında yayınlanan öğrenci notların başkaları tarafından değiştirilmesi vs. bilgi varlıklarının bütünlüğünün ihmal edilmesine yönelik tehditlerdir.

Erişilebilirlik : Çıkan bir yangın sonrası arşivdeki bilgilerin yanması, bir saldırı sonucu kurumun web sitesinin çökmesi, bilgisayar virüsü yoluyla kişisel bilgisayarlardaki dosyaların silinmesi vs. bilgi varlıklarının erişilebilirliğinin ihmal edilmesine yönelik tehditlerdir.

Bilgi Güvenliğinin Önemi

Kişisel bilgilerin başkalarının eline geçmesi, toplumsal imajın zedelenmesi, bilgisayar yada programların zarar görmesi, hizmet kesintilerine maruz kalma, maddi kayıplara uğrama, zaman kayıplarına uğrama vs. Dolayısıyla bilgi güvenliği tüm kullanıcılar için gereklidir.

Güvenlik açıklarının çoğu kullanıcı hatalarından kaynaklanmakta. bilinçli yada bilinçsiz yanlışlar bilgi kaybına sebep oluyor. Örneğin kullanıcıların farkdna olmadan zararlı programları kullanması. Örneğin mail ile gelen exe uzantılı bir eklenti bir truva yada solucan barındırıabilir. Bu dosyayı bilinçsiz bir şekilde çalıştıran kullanıcı, kendi bilgisayarına yada bilgisayarının bulunduğu ağdaki diğer bilgisayara zarar verebilir. İstatistiklere göre,
  • Her yıl şirketlerin %20'si siber saldırıya maruz kalmaktadır. 
  • Günde 1 milyon kişi siber suç kurbanı olmaktadır.
  • Siber saldırıların küresel ekonomiye maliyeti yıllık 500 milyar dolar, bireysel kullanıcıya maliyeti ise yıllık 113 milyar dolardır.

Bilgi Güvenliğinde Kullanıcı Sorumluluğu

Herhangi bir kurumsal iş sürecinde herhangi bir bilgiyi oluşturan, bilginin sahibdir. Dolayısıyla kendisi de sorumlıdur. Ama bu yeterli değildir. Tüm bilginin oluşturulup, tasnif edilmesi, arşivlenmesine kadar bilgi, çeşitli tehditlere maruz kalabilmektedir. Bu nedenle bir bilgi varlığı ile ilgili evrakları ileten memurdan, evrakları imzalayan kurum amirine, bilgi sistemlerine veri girişi yapan memurdan, bu bilgi sistemini yazan programcıya kadar herkes bilgi varlığının güvenliğinden sorumludur. Kısacası, bir kurumdaki tüm çalışanlar bilgi güvenliğinden sorumludur.

Bilgi güvenliğinin seviyesini en zayıf halka belirler. Çoğunlukla bu en zayıf halka insandır. Bir zincir, en zayıf halkası kadar sağlamdır. Bilgi sistemleri açısından düşündüğümüzde ise bu zincirin en zayıf halkası çoğunlukla, sistemin kullanıcılarıdır. Bir kurumdaki çalışanlar, kurumlarına ait bilgileri de kendi bilgileri gibi korumak ve kurumun bilgi güvenliği politikalarına uymakla yükümlüdür. Bu sorumluluklara örnek olarak çalışanlar;
  •  Erişim yetkisi bulunna bilgi teknolojileri ürünlerine güçlü şifreler seçmeli ve bu şifreleri gizli tutmalı
  • İnternet ve e-posta kullanımında kurumun belirlediği güvenlik standartlarına ve kısıtlamalarına uyulmalı
  • Şüpheli eklere sahip e-postaları açmamalı
  • Güvenli olmayan internet adreslerini ziyaret etmemeli
  • Kendi özel işleri için kurumun bilgi teknolojileri kaynaklarını harcamamalı (facebook gibi)
  • Kurum bilgisayarlarını kullanırken güvenlik kurallarına uymalı ve yetkisiz erişimlere izin vermemeli
  • Gizlilik derecelerini göz önünde bulundurarak, kurumsal bilgiler yazılı ise bunlar masanın üzerinde tutulmamalı ve kurum dışına çıkarmamalı; dijital formda ise taşınabilir belleklerle veya e-posta yoluyla kurum dışına taşımamalı
  • Bilgi güvenliği konusunda kurumun belirlediği kısıtlamaları bilgi güvenliği bilinci ile değerlendirmeli ve bunların gerekliliğini anlayarak bu kısıtlara uyulmalıdır. 
Saldırıların çoğunun kurum içi zaaflarından kaynaklı olduğu için, güvenlik duvarları ve antivirüs uygulamaları bir kurum için hiçbir zaman tam anlamıyla güvenilir bir ortam sağladığı anlamına gelmemektedir.  Dolayısıyla birçok saldırı kurum içinden gelir diyebiliriz. Bu nedenle güvenlikten, kurum içinde çalışan herkes sorumludur.

Bilgi Güvenliği Tehditini Anlamak

 Belli başlı şeyler, bilgisayarınızın güvenlik tehditi altında olduğu konusunda size ipucu verebilir. Örneğin;
  • Bilgisayarınızın gereksiz yere yavaşlaması
  • Müdahaleniz ve bilginiz dışında bilgisayarınızda bilgi kaybı veya değişikliği olması
  • Bilgisayarınızda kontrol dışı programların çalışması
  • Kontrolünüz dışında web sayfalarının açılması
  • Virüs tespit ajanlarının (antivirüs programlar vb.) çalışmaması

Güvenlik Olayı Bildirme

Suç unsuru veya uygunsuz içerik barındıran internet yayınlarını İnternet İhbar Merkezi'ne (www.ihbarweb.org.tr) bildirebilirsiniz. Güvenlik tehlikesi saçan internet siteleri haricinde, şu gibi durumlarda internet yayınlarını ihbar edebilirsiniz :

  • İntihara yönlendirme
  • Çocukların cinsel istismarı
  • Sağlık için tehlikeli madde kullanımının kolaylaştırılması (uyuştucu, uyarıcı madde vb.)
  • Sağlık için tehlikeli madde temini
  • Müstehcenlik
  • Fuhuş
  • KUmar oynanması için yer ve imkan sağlanması
  • Atatürk aleyhine işlenen suçlar.

Bilgi Güvenliği Konusunun Özeti

  • Bilgi güvenliğinin en önemli parçası güvenlik bilincidir.
  • Bilgi güvenliğinin temel unsurları gizlilik, bütünlük, erişilebilirliktir.
  • Bilgi güvenliğinden herkes sorumludur.
  • Oluşan güvenlik açıklarının önemli bir kısmı kullanıcı hataları kaynaklıdır.
  • Bilgi güvenliğinin en zayıf halkası kullancılardır.
  • Saldırganlar çoğunlukla kullanıcı hatalarını kullanmaktadır.
  • Bir kullanıcının güvenlik ihlali tüm sistemi etkileyebilir.
  • Teknik önlemler kullanıcı hatalarını önlemede yetersizdir.
  • Kullanıcılar tarafından dikkat edilebilecek bazı kurallar, sistemlerin güvenliğinin sağlanmasında kritik bir öneme sahiptir.

Kaynak : https://egitim.sge.gov.tr
Yazının devamını oku
Daha önceki yazıda Laravel'in Mail kütüphanesinin send() fonksiyonu ile nasıl mail gönderileceğini blogda yazmıştım.

Bakınız : Laravel'de Eposta Gönderme İşlemleri ve Mail::Send() Fonksiyonun Kullanımı

Send() fonksiyonu ile mail göndermek için bir adet HTML içerikli Laravel blade şablonuna sahip olmanız gerekiyordu. Laravel'in sunduğu bir diğer mail fonskiyonu olan Raw fonksiyonu ile HTML şablonu kullanmanıza gerek kalmıyor. Bilgilendirme postaları gibi kısa içerikli ve HTML gerektirmeyen eposta gönderimlerinde son derece kullanışlı bir fonksiyon olduğunu söyleyebilirim.

Ancak bazen, Raw fonksiyonunu kullanırken HTML öğesi kullanma ihtiyacı duyabiliyoruz. Böyle bir durumda Raw fonksiyonu dahilinde HTML öğesi kullandığınız zaman, mailiniz kullanıcılarınız eposta kutularına HTML öğesi olarak gönderilmediği için, en basitinden bir br etiketi bile kullanıcıların mail adresinde normal bir text içeriği olarak gözüküyor.

Bakınız :


Bunu önlemek için



setBody($string,'text/html') fonksiyonu içerisine ilk parametre olarak HTML içerikli değişkeni yazmanız veya direkt olarak html içerikli text yazmanız, ikinci parametreye ise 'text/html' ifadesini yazmanız yeterli olacaktır.

Bakınız :

 

Bu şekilde kullanıcılarınıza gönderdiğiniz eposta içerikleri, bir Laravel blade şablonu kullanmışçasına daha düzgün görünecektir.
Yazının devamını oku
Blogkafem yayın hayatına 2008'in Ocak ayında başlamış bir blog sitesidir. 2008 yılından bugüne kadar sürekli kendini güncelleyen BLOGKAFEM, internetteki bilgi çöplüğüne ve kopyala-yapıştır blogculuğa tepki olarak ortaya çıkmış bir blog sitesidir.
Bu yazıda ise Blogkafem'in bundan sonraki sürecinin nasıl olacağına ve önümüzdeki zamanlarda ne tür değişimler veya yenilikler yapılacağından bahsedeceğim.

2008 - 2018 Yılları Arası Yayınlanan İçerikler ve Site Vizyonu

Blogkafem kurulduğu zamandan beri, insanların bilgisayar ve internet alanındaki sorunlarına özgün çözümler getirmeyi amaçlayan bir blog sitesi oldu.

Daha sonraları içerik yelpazesini genişleterek, bilgisayar ve internet içeriklerinin yanı sıra, gerçek hayat ile ilgili içeriklerle de insanlarda bir farkındalık oluşturarak yoluna devam etti. Bu sebeple "Her Telden Bir Blog" sloganını kendine özgü bir slogan olarak belirledi. İnsanlara her alanda özgün ve en önemlisi de genel geçerliliği olan bilgiler vermeyi kendine amaç edindi. Bu yıllar arasında bilgisayar, internet kategorilerine ek olarak ygs, lys, eğitim, öğretim, ödevler, sağlık, iş dünyası, kişisel yazılar, sosyal medya, teknoloji yazıları olmak üzere daha bir çok alanda faydalı olabilecek içeriklere yer verildi.

Blogkafem'in temel vizyonu ise her zaman, insanlara bir şeyler öğretmek ve bilgilendirmek adına, birçok alanda faydalı içerikler üretmek oldu.

Yıl 2018 ve Blogkafem 10 Yaşında

Blogkafem'in 10. yılı itibariyle artık içerik konusunda, genel içeriklerden uzaklaşılarak belli bir alana yöneleceğim. Bu alan ise, mesleğim gereği bilgisayar mühendisliği olacak. Bundan sonraki yazılarımda daha çok bilgisayar mühendisliği, yazılım, programlama, bilgisayar mühendisliği ile ilgili akademik içerikler, bilgi güvenliği, siber güvenlik, bilgisayar ağları, yapay zeka, bilgisayar mühendisliği lisans dersleri ile ilgili içerikler vb. Yani kısacası, bilgisayar mühendisliği ile ilgili genel bilgilendirmeler, bilgisayar mühendisliği çalışma alanlarıyla ilgili bilgilendirici yazılar ve sektör ile ilgili yazılar ağırlıkta olacak. Yani kısacası Blogkafem içerikleri bundan sonra "Bilgisayar Mühendisliği ile ilgili konular" ve "Diğer konular" olarak ayrılmış olacak.

Özetle, insanlara bir şeyler öğretmek ve okuyucularımı bilgilendirmek adına faydalı ve özgün içerikler üretme vizyonundan hiçbir değişikliğe gitmeden aynen yola devam edilecek. Blog içerikleri anlamında ise daha çok mesleki yazılara ağırlık vereceğim diyebilirim.

Böyle bir karar almamdaki temel sebep ise, "Blogkafem" denilince artık insanların aklında bir şeyler şekillensin istiyorum. Örnek vermem gerekirse bugün biri size "Instagram"dan bahsetse hemencecik aklınızda bir "fotoğraf paylaşım platformu" canlanır. Orayı kullanacağınız zaman da o amaçla kullanırsınız. "Swarm" dendiği zaman, aklınıza yer bildirimi yapmak gelir.

Blogkafem dendiği zaman ise insanların aklında çok fazla bir şey şekillenmemekle beraber ağırlıklı olarak "YGS, LYS, lise edebiyat ve dil anlatım ödevleri, Twitter teknik destek içerikleri, bilgisayar sorunları ve çözümleri" tarzında konular canlanıyor çoğu kişinin aklında. Kimisi için sıradan bir blog sitesi. Her insanın farklı şeyler düşündüğü bir blog sitesi değil de belli bir amaca hizmet eden bir blog sitesi olma yolunda bir adım atmış bulunmaktayım. Atmış aldığım bu adım ise, Blogkafem'in bundan sonraki süreçteki genel şablonunu belirleyecek.

BKN

Blogkafem.net ismini de bundan sonra zaman zaman kısaca BKN kısaltmasıyla da görebilirsiniz. Site adı aynen kalacak fakat, daha çok akılda kalıcı olmasını umarak içeriklerde BKN kısaltmasını kullanmayı düşünüyorum.

BKN Sosyal Medya

BKN'nin geleceği ile ilgili sosyal medyadan da bahsetmeden edemeyeceğim. BKN'nin sosyal medya hesaplarını geçmiş 10 senede pek aktif kullanamadım. Günümüzde ise sosyal medyanın önemi o kadar çok arttı ki. Artık sadece blog içerisinde yazılıp, sosyal medyaya verilen linkler kullanıcılar açısından tatmin edici olmamakta. Sosyal medya konusunda da elimde geldiğince yine blogun yeni hedefleri ile paralel olacak şekilde  bilgisayar mühendisliği ile ilgili genel bilgilendirmeler, bilgisayar mühendisliği çalışma alanlarıyla ilgili bilgilendirici yazılar ve sektör ile ilgili paylaşımlar yapmayı düşünüyorum. Bu düşüncem Facebook, Twitter, Instagram hesapları için olacak. Blogkafem YouTube hesabında, daha çok öğretici videolar paylaşmayı hedefliyorum. Umarım bu hedeflediklerim konusunda başarıya ulaşabilirim. BKN'nin sosyal medya hesaplarına aşağıdaki linkler aracılığıyla ulaşabilirsiniz.
Yazının devamını oku
Başlıkta belirttiğim hatanın tam olarak açıklaması ve ekran görüntüsü aşağıdaki gibidir.

Critical Error: [0100] - Unable to connect or authenticate to the Sentora database (sentora_core).  We advice that you contact the server administrator to ensure that the database server is online and that the correct connection parameters are being used.

Hatadan da anlaşılacağı üzere sorun, sunucuya yüklü olan veritabanı servisinin çalışmayı durdurmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Örneğin, mysql sunucusu herhangi bir sebepten dolayı çalışmasını durdurursa böyle bir hata ile karşı karşıya kalırsınız. Bunun için sırasıyla deneyebileceğiniz 3 basit yöntem vardır.
  1. Sunucunuzu yeniden başlatın.
  2. MySQL'i SSH üzerinden yeniden başlatın.
  3. Sunucunuzu gereksiz dosyalardan temizleyin.
Sunucunuzu yeniden başlatmak büyük ihtimalle sorununuzu çözecektir fakat; sorununuz halen devam ediyorsa, şu komutu kullanarak MySQL sunucunuzu yeniden başlatmayı deneyin. (Not: Sunucunuzun Ubuntu oluduğunu varsayıyorum.)

serive mysql start

yada

serive mysql start

Start veya Restart komutu sonrasında "start: Job failed to start" hatası alma olasılığınız muhtemeldir. Şayet "Job failed" hatası ile karşı karşıya kaldıysanız, sunucunuzun disk kapasitesi dolmuş olabilir. Bunun için hemen terminalden,
df -h

komutunu verin. Disk kapasitenizi kontrol edin. Eğer disk kapasiteniz doluysa, diskinizde nelerin fazladan yer kapladığını görebilmek adına şu komutu kullanabilirsiniz :

find /home -type f -size +500000k -exec ls -lh {} \; | awk '{ print $9 ": " $5 }'

Bu komut size, sunucuzda çok fazla alan kaplayan kayıtları gösterecektir. Şayet sunucunuzda yer kaplayan dosyalar gereksiz olduğunu düşündüğünüz log dosyaları ise, bunları silerek sunucuzu rahatlatabilirsiniz. Daha sonrasında ise sunucuzu yeniden başlatarak Sentora'nın Database hatasından kurtulabilirsiniz.

Sunucuda yeterli alan olduğu halde aynı hatayı almaya devam ediyorsanız, alternatif yöntemleri internette arayabilir veya şu linteki; https://askubuntu.com/a/517776 çözüm yöntemini inceleyebilirsiniz.

Size tavsiyem sorunu çözme aşamasını, sunucuya ssh üzerinden müdahale etme konusunda bilgi sahibi olan biriyle yapmanızdır. Şayet konuyla ilgili bilgi seviyeniz yetersizse, sunucunuzda daha farklı sorunlara sebep olabilirsiniz. O sebeple bu işlemleri yaparken oldukça dikkatli olmakta ve işlemleri yaparken neyin olduğunu bilerek yapmanızda fayda var.
Yazının devamını oku
Linux çekirdiğine sahip işletim sistemlerinde terminalin ne kadar işlevsel olduğunu kullananlar bilir. Bu yazıda yine bir Linux işletim sistemi çekirdeğine sahip olan Ubuntu'da, scp komutunu kullanarak, sunucunuzda olan bir dosyayı nasıl bilgisayarınıza indirebileceğinizi göstereceğim.

En basit haliyle komutu şu şekilde tanımlayabiliriz :
scp indirilecek_dosyanın_yolu dosyanin_bilgisayarınızda_kaydedileceği_yer
Uygulamalı olarak şu şekilde gösterilebilir :

scp root@blogkafem.net:/../home/public_html/test.zip /opt
Kırmızı ile belirttiğim scp, anlayacağınız üzere dosyayı indirmemize yarayan komut. Ondan sonraki yeşil kısım ile belirttiğim kısım ise,

root => Sunucuya giriş yapmak için gerekli olan kullanıcı adı.
blogkafem.net =>  Bağlanacağım sunucunun adı (IP adresini de yazabilirsiniz)
../home/public_html/test.zip => Bu kısım ise, indirmek istediğim test.zip dosyasının yolu.

En sondaki /opt ise benim Ubuntu bilgisayarımdaki opt klasörünün adıdır. Yani sunucudan indirilecek olan dosya direkt olarak opt klasörüne inmiş olacak.

Komutu yazıp enter yaptınız zaman, indirme işlemi başlamadan önce terminal size bir şifre soracaktır. O kısma şifre olarak, dosyayı indirmek istediğiniz sunucunun şifresini yazmanız gerekmektedir. Şifreyi yazarken, şifrenin yazıldığı gözükmez.

Şimdi de tam tersi bir işlem yapmak istediğimizi varsayalım. Mesela /opt klasöründeki bir dosyayı sunucunuza göndermek isterseniz, scp komutunu şu şekilde yazmanız yeterli olacaktır :

scp /opt root@blogkafem.net:/../home/public_html/test.zip

Sunucudan dosya indirme işlemi yapan scp komutunu, çok daha farklı şekillerde de kullanabilirsiniz. Mesela bir dosyayı, bir sunucudan diğer sunucuya gönderebilirsiniz. Buna benzer daha birçok şekilde scp komutunun kullanımı genişletilebilir. Bunun için internet üzerinden scp komutunun kullanımını araştırmanız yeterli olacaktır.
Yazının devamını oku
Günümüzde artık hangi işe girecekseniz girin, İngilizce olmazsa olmaz kriterlerden biri olarak önümüze çıkmaktadır. İster özel şirketlerde ister akademik kariyer olsun, yaptığınız işte iyi bir yere gelebilmek için İngilizce şart. Kimisi bunun önemine çok erken varır, kimisi ise çok daha geç yaşlarda. Sonuç olarak ise herkesin ortak noktada buluştuğu tek şey ise İngilizce bilmenin gerekliliğidir.

İngilizce öğrenmenin elbette ki birçok farklı yöntemi vardır. Kimileri kurslara gider, kimileri iyi bir yurtdışı eğitiminin olmazsa olmaz olduğuna inanır. Kimileri ise kendi yöntemleri ile evde çalışarak, İngilizce dilini bireysel olarak öğrenir veya var olan bilgilerini geliştirirler. Tüm bu yöntemlerin faydası veya cazip olabilirliği ise elbette kişiden kişiye göre değişmektedir. İyi bir para birikimi olanlar veya varlıklı aileden gelen bir bireyseniz, yurtdışı İngilizce eğitimi oldukça faydalıdır. Şayet buna imkanlarınız el vermiyorsa, diğer alternatifler de düşünebilir. Örneğin bireysel çalışmalar, son derece maliyetsizdir fakat; bireysel çalışmalar dili öğrenme sürenizi uzatabilir. Geriye kalan tek alternatif ise İngilizce kurslar.

İngilizce kurslar, bahsettiğimiz diğer iki alternatife göre hem maliyeti daha düşük, hem de daha kısa vadede ingilizceyi öğrenmenize veya herhangi bir alt yapınız varsa, bu bilginizi geliştirme konusunda size yardımcı olabilir. Elbetteki ülke genelinde binlerce İngilizce kursu var. Kurs seçimini iyi yapmak çok önemli. Mesela yerel kurslar, Türkiye geneli büyüme göstermiş kurslara göre çok daha yetersiz kalabilmekteler. Türkiye geneli ve köklü bir geçmişi olan kurslar önceliğiniz olsun. Bir diğer önemli kriter ise kurs alacağınız eğitim kurumunun öğretmen kadrosunda yabancı ülkelerden gelmiş İngilizce öğretmenlerin olup olmadığıdır. Bu gerçekten ciddi bir kriterdir. Hem aksan, hem dinleme, hem telaffuz hem kelime dağarcığı hem de İngilizce konuşma özgüveninizin yerine gelmesi açısından oldukça önemlidir. Bu aşamada gidilecek olan İngilizce kursunun kendine has öğretme metotlarının olması ve bu metotlarla somut başarılar yakalamış öğrencilere sahip öğrencilerinin olması da önemlidir.
Tavsiye üzerine ve anlattıklarıma paralel bir örnek olarak, wse.com.tr sitesi üzerinden Wall Street English kurumunun İngilizce eğitim sistemini inceledim. Firma, “Blended – Harmanlanmış Öğrenme Metodu” adında kendine has bir metod ile her yaş ve her meslek gurubundan kişilere eğitim verdiklerini öğrendim. Kısaca ‘WSE Blended Metodu’ olarak tanımladıkları bu metot ile dinleme, tekrar etme, okuma, konuşma, test ve yazma konusunda komple bir eğitim alınabileceğini öğrendim. Öte yandan verdikleri teknik destek sayesinde aklınıza takılan soruları sorabiliyorsunuz. Benim de aklıma takılan ilk soru ise elbette ki yabancı eğitim veren hocaların olup olmadığıydı. Teknik destek ekibinden Gülcan hanım son derece ilgili ve nazik bir şekilde aklıma takılan soruları cevapladı. Kurumlarında, alanında iyi olan hem Türk hem de yabancı hocaların bulunduğunu belirtti.

Wall Street English Türkiye genelinde toplamda 15 şubeye sahiptir. Bir kurs arayışında içindeyseniz eğer, wse.com.tr üzerinden Wall Street English dil kursunun, sizin ikamet ettiğiniz ilde de var olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Kendileri ile yapacağınız detaylı bir görüşmeden sonra aklınıza yatması durumunda oradan İngilizce eğitim alabilirsiniz. Şayet ilinizde Wall Street English'in bir şubesi yoksa, dil kursu seçimi konusunda bahsettiğim kriterleri göz önünde tutarak, kendi ilinizdeki İngilizce dil kurslarını da araştırabilirsiniz. Elbette ki İngilizce eğitim aldığınız kurum kadar, sizin öğrenme adına göstereceğiniz çabanın ve ilginin de çok önemli olduğunu unutmayın.
Yazının devamını oku

İstatistikler

BLOGKAFEM.NET

© Copyright 2008-2018
Sitedeki yazıların her hakkı BLOGKAFEM.NET sitesine aittir.
Kopyalanması halinde lütfen kaynak gösteriniz.
DMCA.com Protection Status
Anasayfa | Hakkımda | Bizden Haberler | Reklam | İletişim