E-Spor ve dijital oyun tutkunları bu festivalde buluşuyor. Hürriyet Spor Arena platformu öncülüğünde oyun severler 10-11 Mart tarihlerindeki Yapı Kredi Play E-Spor Arena Oyun ve Dijital Yaşam Festivali'nde bir araya gelecek.

10-11 Mart tarihlerinde Hilton İstanbul Convention&Exhibition Center'da düzenlenecek etkinlikte oyun severler için her şey düşünüldü. Festivalin ilk günü, tüm dünyayı peşinden sürükleyen League of Legends turnuvasıyla başlayacak. League of Legends oyuncuları ve takımları, oyunda yeteneklerini göstermek üzere ‘Sihirdarlar Vadisi’nin şampiyonu olmak için festivaldeki yerini alacak.

İkinci gün ise PlayerUnknown's Battlegrounds turnuvası sayesinde tam bir e-gaming şöleni yaşanacak. Bilinen adıyla PUBG; çok oyunculu hayatta kalma oyununda katılımcılar Ada’nın en iyisi olmak için yarışacak.

BU FESTİVALDE YOK YOK

Turnuvaların yanı sıra festival boyunca oyun severler hayranı oldukları oyuncu ve fenomenlerle tanışma imkanı yakalayabilecek, en yeni oyunları ve oyun teknolojilerini deneyimleme şansı yakalayacak, ödüller kazanabilecek ve oyun topluluklarıyla bir araya gelme fırsatı yakalayacaklar.

ÖZEL FESTİVALE ÖZEL JÜRİ
Festivalin heyecanı sadece turnuvalarla sınırlı kalmayacak. Spor Arena jürisi ve katılımcıların oylarıyla ''Teknosa Oyunun Büyükleri'' de ödüllerine kavuşacak. Jüride yer alan isimler ise şöyle:

Bora Koçyiğit (Riot Games Türkiye Ülke Müdürü)
Hakan Baş (BAUSuperMassive Takım Sahibi)
Bünyamin Aydın (Space Soldiers Takım Sahibi)
Koray Durkal (Spor Arena Espor Yazarı)
Mehmet Arslan (Hürriyet Gazetesi Spor Müdürü)

COSPLAY OLMADAN OLMAZ

Festivallerin olmazsa olmazlarından Cosplay karakterleri Yapı Kredi Play E-Spor Arena Oyun ve Dijital Yaşam Festivali’nde de yerlerini alacak. League of Legends’tan Overwatch’a, Heroes of the Storm’dan PlayerUnknown's Battlegrounds’a kadar pek çok fenomen oyunun Cosplay karakterleri festival alanında ziyaretçilerle birlikte olacak.

BİLETLER SATIŞA ÇIKTI

Yapı Kredi Play, Teknosa ve Migros sponsorluğunda hayata geçen Yapı Kredi Play E-Spor Arena Oyun ve Dijital Yaşam Festivali’nin biletlerine Biletix’ten ulaşmak mümkün. Etkinlikle ilgili detaylar ise http://www.e-sporarena.com/ internet sitesinde yer alıyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Yazının devamını oku
Bilgi, verinin işlenmiş şeklidir. Temeli veriye dayanır. Örneğin doğum tarihi, üzerinde işlem yapılamayan ham veridir. Yaş, tarih verisi kullanılarak elde edilen bir bilgidir. Bilgi kopyalanabilir ve taşınabilirdir. Bilgisayar ortamındaki bir dosya, flaş bellek yardımıyla başka bir bilgisayar ortamına veya bir yazıcı ile kağıda aktarılabilir. Dolayısıyla bilgi, taşınabilen, iletilebilen ve aktarılabilen bir şeydir.

Bilgi güvenliği ise gizlilik, bütünlük ve erişilebilirlik olarak 3 temel unsurdan oluşur.

Gizlilik : Örneğin bir postacının taşıdığı mektubun içini açıp okuması, gizliliğe yönelik bir tehdittir. Öte yandan bir kurumda çalışanlara ait ad, soyad, adres, tc kimlik numarası, telefon numarası gibi bilgilerin internet ortamında yayınlanması gizliliğe yönelik bir tehdittir.

Bütünlük : Bir mail içeriğinin gönderildikten sonra, asıl alıcıya ulaşana kadar içeriğinin değiştirilmesi, internet ortamında yayınlanan öğrenci notların başkaları tarafından değiştirilmesi vs. bilgi varlıklarının bütünlüğünün ihmal edilmesine yönelik tehditlerdir.

Erişilebilirlik : Çıkan bir yangın sonrası arşivdeki bilgilerin yanması, bir saldırı sonucu kurumun web sitesinin çökmesi, bilgisayar virüsü yoluyla kişisel bilgisayarlardaki dosyaların silinmesi vs. bilgi varlıklarının erişilebilirliğinin ihmal edilmesine yönelik tehditlerdir.

Bilgi Güvenliğinin Önemi

Kişisel bilgilerin başkalarının eline geçmesi, toplumsal imajın zedelenmesi, bilgisayar yada programların zarar görmesi, hizmet kesintilerine maruz kalma, maddi kayıplara uğrama, zaman kayıplarına uğrama vs. Dolayısıyla bilgi güvenliği tüm kullanıcılar için gereklidir.

Güvenlik açıklarının çoğu kullanıcı hatalarından kaynaklanmakta. bilinçli yada bilinçsiz yanlışlar bilgi kaybına sebep oluyor. Örneğin kullanıcıların farkdna olmadan zararlı programları kullanması. Örneğin mail ile gelen exe uzantılı bir eklenti bir truva yada solucan barındırıabilir. Bu dosyayı bilinçsiz bir şekilde çalıştıran kullanıcı, kendi bilgisayarına yada bilgisayarının bulunduğu ağdaki diğer bilgisayara zarar verebilir. İstatistiklere göre,
  • Her yıl şirketlerin %20'si siber saldırıya maruz kalmaktadır. 
  • Günde 1 milyon kişi siber suç kurbanı olmaktadır.
  • Siber saldırıların küresel ekonomiye maliyeti yıllık 500 milyar dolar, bireysel kullanıcıya maliyeti ise yıllık 113 milyar dolardır.

Bilgi Güvenliğinde Kullanıcı Sorumluluğu

Herhangi bir kurumsal iş sürecinde herhangi bir bilgiyi oluşturan, bilginin sahibdir. Dolayısıyla kendisi de sorumlıdur. Ama bu yeterli değildir. Tüm bilginin oluşturulup, tasnif edilmesi, arşivlenmesine kadar bilgi, çeşitli tehditlere maruz kalabilmektedir. Bu nedenle bir bilgi varlığı ile ilgili evrakları ileten memurdan, evrakları imzalayan kurum amirine, bilgi sistemlerine veri girişi yapan memurdan, bu bilgi sistemini yazan programcıya kadar herkes bilgi varlığının güvenliğinden sorumludur. Kısacası, bir kurumdaki tüm çalışanlar bilgi güvenliğinden sorumludur.

Bilgi güvenliğinin seviyesini en zayıf halka belirler. Çoğunlukla bu en zayıf halka insandır. Bir zincir, en zayıf halkası kadar sağlamdır. Bilgi sistemleri açısından düşündüğümüzde ise bu zincirin en zayıf halkası çoğunlukla, sistemin kullanıcılarıdır. Bir kurumdaki çalışanlar, kurumlarına ait bilgileri de kendi bilgileri gibi korumak ve kurumun bilgi güvenliği politikalarına uymakla yükümlüdür. Bu sorumluluklara örnek olarak çalışanlar;
  •  Erişim yetkisi bulunna bilgi teknolojileri ürünlerine güçlü şifreler seçmeli ve bu şifreleri gizli tutmalı
  • İnternet ve e-posta kullanımında kurumun belirlediği güvenlik standartlarına ve kısıtlamalarına uyulmalı
  • Şüpheli eklere sahip e-postaları açmamalı
  • Güvenli olmayan internet adreslerini ziyaret etmemeli
  • Kendi özel işleri için kurumun bilgi teknolojileri kaynaklarını harcamamalı (facebook gibi)
  • Kurum bilgisayarlarını kullanırken güvenlik kurallarına uymalı ve yetkisiz erişimlere izin vermemeli
  • Gizlilik derecelerini göz önünde bulundurarak, kurumsal bilgiler yazılı ise bunlar masanın üzerinde tutulmamalı ve kurum dışına çıkarmamalı; dijital formda ise taşınabilir belleklerle veya e-posta yoluyla kurum dışına taşımamalı
  • Bilgi güvenliği konusunda kurumun belirlediği kısıtlamaları bilgi güvenliği bilinci ile değerlendirmeli ve bunların gerekliliğini anlayarak bu kısıtlara uyulmalıdır. 
Saldırıların çoğunun kurum içi zaaflarından kaynaklı olduğu için, güvenlik duvarları ve antivirüs uygulamaları bir kurum için hiçbir zaman tam anlamıyla güvenilir bir ortam sağladığı anlamına gelmemektedir.  Dolayısıyla birçok saldırı kurum içinden gelir diyebiliriz. Bu nedenle güvenlikten, kurum içinde çalışan herkes sorumludur.

Bilgi Güvenliği Tehditini Anlamak

 Belli başlı şeyler, bilgisayarınızın güvenlik tehditi altında olduğu konusunda size ipucu verebilir. Örneğin;
  • Bilgisayarınızın gereksiz yere yavaşlaması
  • Müdahaleniz ve bilginiz dışında bilgisayarınızda bilgi kaybı veya değişikliği olması
  • Bilgisayarınızda kontrol dışı programların çalışması
  • Kontrolünüz dışında web sayfalarının açılması
  • Virüs tespit ajanlarının (antivirüs programlar vb.) çalışmaması

Güvenlik Olayı Bildirme

Suç unsuru veya uygunsuz içerik barındıran internet yayınlarını İnternet İhbar Merkezi'ne (www.ihbarweb.org.tr) bildirebilirsiniz. Güvenlik tehlikesi saçan internet siteleri haricinde, şu gibi durumlarda internet yayınlarını ihbar edebilirsiniz :

  • İntihara yönlendirme
  • Çocukların cinsel istismarı
  • Sağlık için tehlikeli madde kullanımının kolaylaştırılması (uyuştucu, uyarıcı madde vb.)
  • Sağlık için tehlikeli madde temini
  • Müstehcenlik
  • Fuhuş
  • KUmar oynanması için yer ve imkan sağlanması
  • Atatürk aleyhine işlenen suçlar.

Bilgi Güvenliği Konusunun Özeti

  • Bilgi güvenliğinin en önemli parçası güvenlik bilincidir.
  • Bilgi güvenliğinin temel unsurları gizlilik, bütünlük, erişilebilirliktir.
  • Bilgi güvenliğinden herkes sorumludur.
  • Oluşan güvenlik açıklarının önemli bir kısmı kullanıcı hataları kaynaklıdır.
  • Bilgi güvenliğinin en zayıf halkası kullancılardır.
  • Saldırganlar çoğunlukla kullanıcı hatalarını kullanmaktadır.
  • Bir kullanıcının güvenlik ihlali tüm sistemi etkileyebilir.
  • Teknik önlemler kullanıcı hatalarını önlemede yetersizdir.
  • Kullanıcılar tarafından dikkat edilebilecek bazı kurallar, sistemlerin güvenliğinin sağlanmasında kritik bir öneme sahiptir.

Kaynak : https://egitim.sge.gov.tr
Yazının devamını oku
Daha önceki yazıda Laravel'in Mail kütüphanesinin send() fonksiyonu ile nasıl mail gönderileceğini blogda yazmıştım.

Bakınız : Laravel'de Eposta Gönderme İşlemleri ve Mail::Send() Fonksiyonun Kullanımı

Send() fonksiyonu ile mail göndermek için bir adet HTML içerikli Laravel blade şablonuna sahip olmanız gerekiyordu. Laravel'in sunduğu bir diğer mail fonskiyonu olan Raw fonksiyonu ile HTML şablonu kullanmanıza gerek kalmıyor. Bilgilendirme postaları gibi kısa içerikli ve HTML gerektirmeyen eposta gönderimlerinde son derece kullanışlı bir fonksiyon olduğunu söyleyebilirim.

Ancak bazen, Raw fonksiyonunu kullanırken HTML öğesi kullanma ihtiyacı duyabiliyoruz. Böyle bir durumda Raw fonksiyonu dahilinde HTML öğesi kullandığınız zaman, mailiniz kullanıcılarınız eposta kutularına HTML öğesi olarak gönderilmediği için, en basitinden bir br etiketi bile kullanıcıların mail adresinde normal bir text içeriği olarak gözüküyor.

Bakınız :


Bunu önlemek için



setBody($string,'text/html') fonksiyonu içerisine ilk parametre olarak HTML içerikli değişkeni yazmanız veya direkt olarak html içerikli text yazmanız, ikinci parametreye ise 'text/html' ifadesini yazmanız yeterli olacaktır.

Bakınız :

 

Bu şekilde kullanıcılarınıza gönderdiğiniz eposta içerikleri, bir Laravel blade şablonu kullanmışçasına daha düzgün görünecektir.
Yazının devamını oku
Blogkafem yayın hayatına 2008'in Ocak ayında başlamış bir blog sitesidir. 2008 yılından bugüne kadar sürekli kendini güncelleyen BLOGKAFEM, internetteki bilgi çöplüğüne ve kopyala-yapıştır blogculuğa tepki olarak ortaya çıkmış bir blog sitesidir.
Bu yazıda ise Blogkafem'in bundan sonraki sürecinin nasıl olacağına ve önümüzdeki zamanlarda ne tür değişimler veya yenilikler yapılacağından bahsedeceğim.

2008 - 2018 Yılları Arası Yayınlanan İçerikler ve Site Vizyonu

Blogkafem kurulduğu zamandan beri, insanların bilgisayar ve internet alanındaki sorunlarına özgün çözümler getirmeyi amaçlayan bir blog sitesi oldu.

Daha sonraları içerik yelpazesini genişleterek, bilgisayar ve internet içeriklerinin yanı sıra, gerçek hayat ile ilgili içeriklerle de insanlarda bir farkındalık oluşturarak yoluna devam etti. Bu sebeple "Her Telden Bir Blog" sloganını kendine özgü bir slogan olarak belirledi. İnsanlara her alanda özgün ve en önemlisi de genel geçerliliği olan bilgiler vermeyi kendine amaç edindi. Bu yıllar arasında bilgisayar, internet kategorilerine ek olarak ygs, lys, eğitim, öğretim, ödevler, sağlık, iş dünyası, kişisel yazılar, sosyal medya, teknoloji yazıları olmak üzere daha bir çok alanda faydalı olabilecek içeriklere yer verildi.

Blogkafem'in temel vizyonu ise her zaman, insanlara bir şeyler öğretmek ve bilgilendirmek adına, birçok alanda faydalı içerikler üretmek oldu.

Yıl 2018 ve Blogkafem 10 Yaşında

Blogkafem'in 10. yılı itibariyle artık içerik konusunda, genel içeriklerden uzaklaşılarak belli bir alana yöneleceğim. Bu alan ise, mesleğim gereği bilgisayar mühendisliği olacak. Bundan sonraki yazılarımda daha çok bilgisayar mühendisliği, yazılım, programlama, bilgisayar mühendisliği ile ilgili akademik içerikler, bilgi güvenliği, siber güvenlik, bilgisayar ağları, yapay zeka, bilgisayar mühendisliği lisans dersleri ile ilgili içerikler vb. Yani kısacası, bilgisayar mühendisliği ile ilgili genel bilgilendirmeler, bilgisayar mühendisliği çalışma alanlarıyla ilgili bilgilendirici yazılar ve sektör ile ilgili yazılar ağırlıkta olacak. Yani kısacası Blogkafem içerikleri bundan sonra "Bilgisayar Mühendisliği ile ilgili konular" ve "Diğer konular" olarak ayrılmış olacak.

Özetle, insanlara bir şeyler öğretmek ve okuyucularımı bilgilendirmek adına faydalı ve özgün içerikler üretme vizyonundan hiçbir değişikliğe gitmeden aynen yola devam edilecek. Blog içerikleri anlamında ise daha çok mesleki yazılara ağırlık vereceğim diyebilirim.

Böyle bir karar almamdaki temel sebep ise, "Blogkafem" denilince artık insanların aklında bir şeyler şekillensin istiyorum. Örnek vermem gerekirse bugün biri size "Instagram"dan bahsetse hemencecik aklınızda bir "fotoğraf paylaşım platformu" canlanır. Orayı kullanacağınız zaman da o amaçla kullanırsınız. "Swarm" dendiği zaman, aklınıza yer bildirimi yapmak gelir.

Blogkafem dendiği zaman ise insanların aklında çok fazla bir şey şekillenmemekle beraber ağırlıklı olarak "YGS, LYS, lise edebiyat ve dil anlatım ödevleri, Twitter teknik destek içerikleri, bilgisayar sorunları ve çözümleri" tarzında konular canlanıyor çoğu kişinin aklında. Kimisi için sıradan bir blog sitesi. Her insanın farklı şeyler düşündüğü bir blog sitesi değil de belli bir amaca hizmet eden bir blog sitesi olma yolunda bir adım atmış bulunmaktayım. Atmış aldığım bu adım ise, Blogkafem'in bundan sonraki süreçteki genel şablonunu belirleyecek.

BKN

Blogkafem.net ismini de bundan sonra zaman zaman kısaca BKN kısaltmasıyla da görebilirsiniz. Site adı aynen kalacak fakat, daha çok akılda kalıcı olmasını umarak içeriklerde BKN kısaltmasını kullanmayı düşünüyorum.

BKN Sosyal Medya

BKN'nin geleceği ile ilgili sosyal medyadan da bahsetmeden edemeyeceğim. BKN'nin sosyal medya hesaplarını geçmiş 10 senede pek aktif kullanamadım. Günümüzde ise sosyal medyanın önemi o kadar çok arttı ki. Artık sadece blog içerisinde yazılıp, sosyal medyaya verilen linkler kullanıcılar açısından tatmin edici olmamakta. Sosyal medya konusunda da elimde geldiğince yine blogun yeni hedefleri ile paralel olacak şekilde  bilgisayar mühendisliği ile ilgili genel bilgilendirmeler, bilgisayar mühendisliği çalışma alanlarıyla ilgili bilgilendirici yazılar ve sektör ile ilgili paylaşımlar yapmayı düşünüyorum. Bu düşüncem Facebook, Twitter, Instagram hesapları için olacak. Blogkafem YouTube hesabında, daha çok öğretici videolar paylaşmayı hedefliyorum. Umarım bu hedeflediklerim konusunda başarıya ulaşabilirim. BKN'nin sosyal medya hesaplarına aşağıdaki linkler aracılığıyla ulaşabilirsiniz.
Yazının devamını oku
Başlıkta belirttiğim hatanın tam olarak açıklaması ve ekran görüntüsü aşağıdaki gibidir.

Critical Error: [0100] - Unable to connect or authenticate to the Sentora database (sentora_core).  We advice that you contact the server administrator to ensure that the database server is online and that the correct connection parameters are being used.

Hatadan da anlaşılacağı üzere sorun, sunucuya yüklü olan veritabanı servisinin çalışmayı durdurmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Örneğin, mysql sunucusu herhangi bir sebepten dolayı çalışmasını durdurursa böyle bir hata ile karşı karşıya kalırsınız. Bunun için sırasıyla deneyebileceğiniz 3 basit yöntem vardır.
  1. Sunucunuzu yeniden başlatın.
  2. MySQL'i SSH üzerinden yeniden başlatın.
  3. Sunucunuzu gereksiz dosyalardan temizleyin.
Sunucunuzu yeniden başlatmak büyük ihtimalle sorununuzu çözecektir fakat; sorununuz halen devam ediyorsa, şu komutu kullanarak MySQL sunucunuzu yeniden başlatmayı deneyin. (Not: Sunucunuzun Ubuntu oluduğunu varsayıyorum.)

serive mysql start

yada

serive mysql start

Start veya Restart komutu sonrasında "start: Job failed to start" hatası alma olasılığınız muhtemeldir. Şayet "Job failed" hatası ile karşı karşıya kaldıysanız, sunucunuzun disk kapasitesi dolmuş olabilir. Bunun için hemen terminalden,
df -h

komutunu verin. Disk kapasitenizi kontrol edin. Eğer disk kapasiteniz doluysa, diskinizde nelerin fazladan yer kapladığını görebilmek adına şu komutu kullanabilirsiniz :

find /home -type f -size +500000k -exec ls -lh {} \; | awk '{ print $9 ": " $5 }'

Bu komut size, sunucuzda çok fazla alan kaplayan kayıtları gösterecektir. Şayet sunucunuzda yer kaplayan dosyalar gereksiz olduğunu düşündüğünüz log dosyaları ise, bunları silerek sunucuzu rahatlatabilirsiniz. Daha sonrasında ise sunucuzu yeniden başlatarak Sentora'nın Database hatasından kurtulabilirsiniz.

Sunucuda yeterli alan olduğu halde aynı hatayı almaya devam ediyorsanız, alternatif yöntemleri internette arayabilir veya şu linteki; https://askubuntu.com/a/517776 çözüm yöntemini inceleyebilirsiniz.

Size tavsiyem sorunu çözme aşamasını, sunucuya ssh üzerinden müdahale etme konusunda bilgi sahibi olan biriyle yapmanızdır. Şayet konuyla ilgili bilgi seviyeniz yetersizse, sunucunuzda daha farklı sorunlara sebep olabilirsiniz. O sebeple bu işlemleri yaparken oldukça dikkatli olmakta ve işlemleri yaparken neyin olduğunu bilerek yapmanızda fayda var.
Yazının devamını oku
Linux çekirdiğine sahip işletim sistemlerinde terminalin ne kadar işlevsel olduğunu kullananlar bilir. Bu yazıda yine bir Linux işletim sistemi çekirdeğine sahip olan Ubuntu'da, scp komutunu kullanarak, sunucunuzda olan bir dosyayı nasıl bilgisayarınıza indirebileceğinizi göstereceğim.

En basit haliyle komutu şu şekilde tanımlayabiliriz :
scp indirilecek_dosyanın_yolu dosyanin_bilgisayarınızda_kaydedileceği_yer
Uygulamalı olarak şu şekilde gösterilebilir :

scp root@blogkafem.net:/../home/public_html/test.zip /opt
Kırmızı ile belirttiğim scp, anlayacağınız üzere dosyayı indirmemize yarayan komut. Ondan sonraki yeşil kısım ile belirttiğim kısım ise,

root => Sunucuya giriş yapmak için gerekli olan kullanıcı adı.
blogkafem.net =>  Bağlanacağım sunucunun adı (IP adresini de yazabilirsiniz)
../home/public_html/test.zip => Bu kısım ise, indirmek istediğim test.zip dosyasının yolu.

En sondaki /opt ise benim Ubuntu bilgisayarımdaki opt klasörünün adıdır. Yani sunucudan indirilecek olan dosya direkt olarak opt klasörüne inmiş olacak.

Komutu yazıp enter yaptınız zaman, indirme işlemi başlamadan önce terminal size bir şifre soracaktır. O kısma şifre olarak, dosyayı indirmek istediğiniz sunucunun şifresini yazmanız gerekmektedir. Şifreyi yazarken, şifrenin yazıldığı gözükmez.

Şimdi de tam tersi bir işlem yapmak istediğimizi varsayalım. Mesela /opt klasöründeki bir dosyayı sunucunuza göndermek isterseniz, scp komutunu şu şekilde yazmanız yeterli olacaktır :

scp /opt root@blogkafem.net:/../home/public_html/test.zip

Sunucudan dosya indirme işlemi yapan scp komutunu, çok daha farklı şekillerde de kullanabilirsiniz. Mesela bir dosyayı, bir sunucudan diğer sunucuya gönderebilirsiniz. Buna benzer daha birçok şekilde scp komutunun kullanımı genişletilebilir. Bunun için internet üzerinden scp komutunun kullanımını araştırmanız yeterli olacaktır.
Yazının devamını oku
Günümüzde artık hangi işe girecekseniz girin, İngilizce olmazsa olmaz kriterlerden biri olarak önümüze çıkmaktadır. İster özel şirketlerde ister akademik kariyer olsun, yaptığınız işte iyi bir yere gelebilmek için İngilizce şart. Kimisi bunun önemine çok erken varır, kimisi ise çok daha geç yaşlarda. Sonuç olarak ise herkesin ortak noktada buluştuğu tek şey ise İngilizce bilmenin gerekliliğidir.

İngilizce öğrenmenin elbette ki birçok farklı yöntemi vardır. Kimileri kurslara gider, kimileri iyi bir yurtdışı eğitiminin olmazsa olmaz olduğuna inanır. Kimileri ise kendi yöntemleri ile evde çalışarak, İngilizce dilini bireysel olarak öğrenir veya var olan bilgilerini geliştirirler. Tüm bu yöntemlerin faydası veya cazip olabilirliği ise elbette kişiden kişiye göre değişmektedir. İyi bir para birikimi olanlar veya varlıklı aileden gelen bir bireyseniz, yurtdışı İngilizce eğitimi oldukça faydalıdır. Şayet buna imkanlarınız el vermiyorsa, diğer alternatifler de düşünebilir. Örneğin bireysel çalışmalar, son derece maliyetsizdir fakat; bireysel çalışmalar dili öğrenme sürenizi uzatabilir. Geriye kalan tek alternatif ise İngilizce kurslar.

İngilizce kurslar, bahsettiğimiz diğer iki alternatife göre hem maliyeti daha düşük, hem de daha kısa vadede ingilizceyi öğrenmenize veya herhangi bir alt yapınız varsa, bu bilginizi geliştirme konusunda size yardımcı olabilir. Elbetteki ülke genelinde binlerce İngilizce kursu var. Kurs seçimini iyi yapmak çok önemli. Mesela yerel kurslar, Türkiye geneli büyüme göstermiş kurslara göre çok daha yetersiz kalabilmekteler. Türkiye geneli ve köklü bir geçmişi olan kurslar önceliğiniz olsun. Bir diğer önemli kriter ise kurs alacağınız eğitim kurumunun öğretmen kadrosunda yabancı ülkelerden gelmiş İngilizce öğretmenlerin olup olmadığıdır. Bu gerçekten ciddi bir kriterdir. Hem aksan, hem dinleme, hem telaffuz hem kelime dağarcığı hem de İngilizce konuşma özgüveninizin yerine gelmesi açısından oldukça önemlidir. Bu aşamada gidilecek olan İngilizce kursunun kendine has öğretme metotlarının olması ve bu metotlarla somut başarılar yakalamış öğrencilere sahip öğrencilerinin olması da önemlidir.
Tavsiye üzerine ve anlattıklarıma paralel bir örnek olarak, wse.com.tr sitesi üzerinden Wall Street English kurumunun İngilizce eğitim sistemini inceledim. Firma, “Blended – Harmanlanmış Öğrenme Metodu” adında kendine has bir metod ile her yaş ve her meslek gurubundan kişilere eğitim verdiklerini öğrendim. Kısaca ‘WSE Blended Metodu’ olarak tanımladıkları bu metot ile dinleme, tekrar etme, okuma, konuşma, test ve yazma konusunda komple bir eğitim alınabileceğini öğrendim. Öte yandan verdikleri teknik destek sayesinde aklınıza takılan soruları sorabiliyorsunuz. Benim de aklıma takılan ilk soru ise elbette ki yabancı eğitim veren hocaların olup olmadığıydı. Teknik destek ekibinden Gülcan hanım son derece ilgili ve nazik bir şekilde aklıma takılan soruları cevapladı. Kurumlarında, alanında iyi olan hem Türk hem de yabancı hocaların bulunduğunu belirtti.

Wall Street English Türkiye genelinde toplamda 15 şubeye sahiptir. Bir kurs arayışında içindeyseniz eğer, wse.com.tr üzerinden Wall Street English dil kursunun, sizin ikamet ettiğiniz ilde de var olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Kendileri ile yapacağınız detaylı bir görüşmeden sonra aklınıza yatması durumunda oradan İngilizce eğitim alabilirsiniz. Şayet ilinizde Wall Street English'in bir şubesi yoksa, dil kursu seçimi konusunda bahsettiğim kriterleri göz önünde tutarak, kendi ilinizdeki İngilizce dil kurslarını da araştırabilirsiniz. Elbette ki İngilizce eğitim aldığınız kurum kadar, sizin öğrenme adına göstereceğiniz çabanın ve ilginin de çok önemli olduğunu unutmayın.
Yazının devamını oku
Bazı zamanlarda sunucu kaynaklı sebeplerden dolayı internet sitenize erişim problemi yaşayabilirsiniz. Bunun için en basit yöntem ise sunucuyu yeniden başlatmaktır. Eğer ki sunucuyu yeniden başlatmanıza rağmen sorununuzu çözemediyseniz, akla gelen diğer bir yöntem ise "apache2"yi yeniden başlatmak olacaktır.

Putty benzeri bir programla, sunucu terminal ekranınıza giriş yaptıktan sonra, Apache2 için yeniden başlatma komutu şudur :
service apache2 restart

"Restarting web server apache2 [fail]" Problemi ve Çözüm Yöntemi


Kimi zaman, Apachi2'yi yeniden başlatma komutunu yazdıktan sonra şöyle bir hata ile karşı karşıya kalabilirsiniz :
 * Restarting web server apache2 [fail]
 * There are processes named 'apache2' running which do not match your pid file which are left untouched in the name of safety, Please review the situation by hand.


Aldığınız hata tam olarak buysa, bu hatayı gidermek için apachi2 prosesini tamamen sonlandırmamız gerekmektedir. Sonrasında ise apache2'yi sorunsuz olarak yeniden başlatabilirsiniz. Aşağıdaki adımları takip ederek, bu sorundan kolayca kurtulabilirsiniz.

1) İlk önce apache2'nin id değerini bulmak için terminalden şu komutu yazıyoruz :
pidof apache2
2) İlgili id değerini bulduktan sonra bu "id" değerini kullanarak, apache2'yi sonlandırmak için işletim sistemine kill komutunu veriyoruz.
sudo kill -9 "buraya tırnaklar olmadan, önceki adımda bulunan id değerini yazın"

3) Son olarak ise alttaki komutu yazarak apache2 web yorumlayıcısını sorunsuz olarak başlatabilirsiniz
sudo service apache2 restart

Eğer ki sitenizde SSL kullanıyorsanız, restart komutundan sonra sizden şifre istenebilir. Şifre olarak ise SSL kurarken kullandığınız şifreyi yazmanız gerekecektir. Aşağıdaki görsele bakarak, buraya kadar anlattıklarımı uygulamalı bir şekilde görebilirsiniz.


Görseldeki "id" değerini sakın siz kendi sunucunuzda kullanmayın. Çünkü "pidof apache2" komutu sonucu sistemin size vereceği "id" bilgisi her sunucuda farklıdır. Konuyla ilgili yorumlarınızı aşağıdaki yorum kutucuğuna yapabilirsiniz, kolay gelsin.
Yazının devamını oku

Bir markanın güvenilir olduğunu nasıl anlarsınız? Elbette bağımsız ve saygın test kuruluşlarının raporlarını takip ederek. Reklamlar ve promosyonlara aldanmayın, bir markanın ne kadar güvenilir olduğu ve müşteri memnuniyetini ne denli önemsediği, ancak sahip olduğu sertifikalar sayesinde anlaşılabiliyor. Bu bakımdan, Almanya merkezli GC Mark, Avrupa’nın en saygın denetleme ve sertifikalandırma firmalarından biri sayılıyor. Firmaların hammadde işlemesinden üretimine, paketlemesinden satışa sunulmasına dek pek çok farklı unsurunu uluslararası standartlara göre denetleyip değerlendiren bağımsız bir kuruluş olan GC Mark, dünyanın en saygın ve prestijli sertifikalarını veriyor. GC Mark sertifikasına sahip olan bir şirketin ISO 9001, IS0 10001, 2, 3, 4 standartlarına uygun üretim ve kalite kontrolü yaptığına, sürekli olarak gelişime açık bir üretim ve yönetim yapısına sahip olduğuna emin olabilirsiniz.

Dünyada sayılı şirketin sahip olduğu GC Mark Verified Customer Satisfaction (Kanıtlanmış Müşteri Memnuniyeti) sertifikasına sahip olan tek Türk şirketi, hâlihazırda sektörde 60 yılı aşkın bir deneyime sahip olan Uğur Soğutma. Müşteri memnuniyetine verdiği önemi Avrupa’nın en büyük bağımsız denetim kuruluşlarından biri olan GC Mark Verified Curstomer Satisfaction denetimini başarıyla tamamlayarak elde ettiği sertifikayla global düzeyde ispat eden Uğur Soğutma, böylelikle ürünlerinin kalitesi kadar tüketici deneyimine verdiği önemi de bir kez daha göstermiş oluyor. İki yıl boyunca Türkiye’de aynı sektördeki başka hiçbir markanın alamayacağı bu sertifika, Uğur Soğutma’nın müşterilerine vermiş olduğu değer ve önemi mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Uğur Soğutma, ürünlerinde GC Mark sertifikası amblemini kullanma hakkını da elde etmiş oluyor.

Diğer bir deyişle, Uğur Soğutma ürünlerinin kalitesi, global düzeyde bir kez daha tasdik edilmiş oluyor. Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasından ve bayilerinden satın aldığınız ürünlerden memnun kalacağınıza emin olabilirsiniz: Hem Uğur Soğutma, hem de GC Mark bunu garanti ediyor!

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Yazının devamını oku
TinyViz, TinyOS ortamında çalışan bir Grafiksel Kullanıcı Arayüzü'dür. Hata ayıklama, görselleştirme ve TinyOS uygulamalarının TOSSİM simülasyonlarıyla etkileşim kurmaları için, genişletilebilir bir grafiksel kullanıcı arayüzü (GUI) sağlar.

TinyViz ile;
  • Çalışan TinyOS uygulamalarının işleyişi kolaylıkla takip edilebilir.
  • Beklenmeyen olaylar meydana geldiğinde kesme noktası atanabilir.
  • Radyo mesajları görselleştirilebilir.
  • Düğümlerin (mote) radyo bağlantıları ve sanal pozisyonları manipüle edilebilir.
Buna ek olarak TinyViz, kendi uygulamanıza özel bir şekilde verilerinizi görselleştirmek veya çalışan simülasyon ile etkileşim kurmanız için, kendi TinyViz modüllerinizi yazmanıza imkan tanıyan basit bir "eklenti" API'yi desteklemektedir.

Başlangıç için apps klasöründe yer alan TestTinyViz uygulamasına bakabilirsiniz. TestTinyViz uygulaması, düğümlerin periyodik olarak rastgele bir komşuya, mesaj gönderen bir uygulamadır. Bu test uygulamasının başka bir özelliği yok fakat; TinyViz'in temel özelliklerini görmemizi sağlayacak bir uygulamadır. Hemen apps/TestTinyViz klasörüne cd komutu ile girip "make pc" ile uygulamayı build (oluşturmak, derlemek) edin.

TinyViz'i derlemek için terminal üzerinden cd komutu ile tools/java/net/tinyos/sim dizinine gidin ve "make" komutunu yazarak enter tuşuna tıklayın. Bu işlem sizin, tinyviz.jar dosyasını build etmenizi sağlayacaktır. Yani bu komut ile beraber TinyViz programı,tinyviz.jar olarak oluşacaktır. Bağımsız olan bu Jar uzantılı Java dosyasını, tinyviz script komutu ile çalıştırabilirsiniz. TinyViz script dosyasının, dosya yolunu belirterek, 'tinyviz'i doğrudan komut satırı üzerinden çalıştırabilirsiniz.

TinyViz uygulamasını başlatma ve TestTinyViz uygulamasını çalıştırma işlemlerini şu şekilde yapabilirsiniz.

export DBG=usr1
tinyviz -run build/pc/main.exe 30

Bu komutu çalıştırdıktan sonra aşağıdaki gibi bir pencere göreceksiniz.


Solda, sensör ağının grafik ekranı yer almaktadır. Sağ tarafta ise, TinyViz'in nasıl çalıştığını kontrol eden ve bir dizi eklentiyle etkileşime girebileceğiniz yönetim ekranı yer almaktadır.

Düğümlerin listelendiği sol ekranda, herhangi bir düğüme tıklayarak o düğümü seçebilir veya fare imleci ile bir dikdörtgen oluşturarak, toplu düğüm seçimi yapılabilir. Her bir düğüm üzerine tıklanarak başka bir yere sürüklenebilir. Herhangi bir düğümü bu şekilde, üzerine tıklayarak seçmek, bazı işlemler veya eklentiler için kullanışlı olabilmektedir. Örneğin tek bir düğümü açıp kapatmak yani devre dışı bırakıp, tekrar akitf etmek işlemi vs. gibi.

TinyViz ekranındaki "duraklat/oynat" olarak adlandırabileceğimiz yeşil üçgene sahip olan buton, simülasyonu duraklatıp, tekrardan kaldığı yerden oynatmamıza olanak tanır. Hemen sağ tarafında yer alan, içinde kare ızgarayı andıran dikdörtgen olan buton ise, ekrandaki kılavuz çizgileri arasında geçiş yapmayı sağlar. "Clear" düğmesi görüntüleme durumunu temizler. Clear butonun hemen sağ tarafın yer alan buton ise tüm işlemleri sonlandıran "Stop" butonudur. Stop butonu simülasyonu tamamen kapatır.

"Delay" yazılı sürgü ise, her TOSSIM etkinliğinin işlenmesi arasında belli bir süre beklenmesini istiyorsanız, gecikme (delay) sürgüsü, iki etkinlik arası belli bir gecikme sağlayabilirsiniz. Gecikme sürgüsü, az sayıda düğümün olduğu ağlarda, simülasyonun "gerçek zamanlı" olarak izlenmesi gerektiği durumlar için faydalıdır.

"On/Off" düğmesi ise, seçilen düğümlerin güç durumunu değiştirir. Yani güç verip kesme işlemi yapar diyebiliriz.

Bu yazının orjinaline şu linkten ulaşabilirsiniz : http://www.cse.iitd.ernet.in/~pulkit/embedded2/docs/lesson5.html

Yazının çevirisi tamamen Ali ARSLAN tarafından yapılmış olup, ilk defa Blogkafem.net üzerinden yayınlanmıştır. Kopyalamanız halinde lütfen kaynak gösteriniz. Konuyla ilgili farkettiğiniz çeviri veya yazım hatalarını, aşağıdaki yorum formu aracılığıyla iletebilirsiniz. İyi çalışmalar.

Thanks to Indian Institute of Technology Delhi for TinyOS documentation that they present. (Sundukları TinyOS dokümanları için Hindistan Teknoloji Enstitüsü'ne teşekkürler.)

Yazının devamını oku

İstatistikler

BLOGKAFEM.NET

© Copyright 2008-2018
Sitedeki yazıların her hakkı BLOGKAFEM.NET sitesine aittir.
Kopyalanması halinde lütfen kaynak gösteriniz.
DMCA.com Protection Status
Anasayfa | Hakkımızda | Bizden | Reklam | İletişim