Gün içerisinde YouTube, Instagram, Facebook gibi sosyal medya platformalarına defalarca fotoğraf veya videolar yükleyebiliyoruz. Sadece sosyal medya platormları değil elbette. Bulut depolama olarak anılan hesaplarınıza gün içerisinde GB'larca yedek de alıyor olabilirsiniz.

Peki bu yükleme işlemlerini yaparken Adil Kullanım Noktası (AKN) (eski adıyla Adil Kullanım Kotası - AKK) bu yükleme işlemlerinden etkilenip etkilenmediğini hiç düşündünüz mü?


Bunu direkt olarak Türk Telekom yetkililerine sorarak en doğru cevabı sizler için edindik. Cevabını da sizlerle paylaşayım.
Müşteri Temsilcisi - 10:56:04
Size nasıl yardımcı olabilirim?
Blogkafem - 10:56:42
Merhabalar, Upload işlemleri AKN'yi etkiliyor mu acaba?
Müşteri Temsilcisi - 10:57:12
Upload işlemi akn 'yi etkilememektedir
Blogkafem - 10:57:16
Örnek vermem gerekirse AKN 50 GB ise, ben 70 GB upload yaparsam ama buna karşılık sadece 20 GB download yaparsam, bu durumda AKN'yi aşmış olur muyum?
Müşteri Temsilcisi - 10:57:40
Sadece download işlemi Akn 'yi etkilemektedir.
Blogkafem - 10:58:05
Peki AKN'yi aşma durumunda yine sadece download hızında mı düşme oluyor? Yani upload hızında bir düşüş olmuyor değil mi?
Müşteri Temsilcisi - 10:58:50
AKN aşma durumunda download hızınızda düşme olacaktır.Upload hızında değişme olmamaktadır
Blogkafem - 10:59:18
Anladım. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. İyi günler dilerim.
Müşteri Temsilcisi - 10:59:21
Türk Telekom İnternet Online İşlemleri kullandığınız için ben teşekkür eder, iyi günler dilerim.

Gördüğünz üzere yükleme işlemleri adil kullanım kotası denen hız kısıtlamasından tamamen bağımsızdır. Özet geçecek olursam :

  • Upload (yükleme) işlemleri AKN'yi etkilememekte.
  • Adil Kullanım Noktası'nı aşmış olsanız bile yükleme hızınızda düşüş yaşanmaz.

Yazının her hakkı Blogkafem.net sitesine aittir. Kopyalanması halinde lütfen kaynak gösteriniz.
Yazının devamını oku
Wordpress'te bildiğiniz üzere kullanılan tema ve eklentiler başkaları tarafından yapıldığı için, gelişen PHP sürümlerinde bu tema ve eklentilerde sorun yaşanmaması adına, geliştirici olan kişi ilgili tema ve eklentiyi düzenli olarak güncellemektedir.


Bazı tema ve eklentiler ise kullanışlı olduğu halde, ilgili geliştirici tarafından artık güncellenmeyerek gelişmesi veya güncel PHP yapısına uyum sağlayamaması sebebiyle belli başlı sorunlara yol açmaktadır.

"Can't use function return value in write context" dediğimiz sorun ise tam da öyle bir sorundur. Hata'nın tam metni ise şöyledir :

Fatal error: Can't use function return value in write context in /home/blogkafem/public_html/wp-content/themes/cosmica/header.php on line 24

Hatadan da göreceğiniz üzere ilgili PHP sayfasındaki 24 numaralı satırdaki fonksiyon içerisinde, geri dönüş değeri taşıyan bir fonksiyonun kullanılamayacağı uyarısı veriliyor.

Hemen hata aldığımız header.php sayfasını açalım Notepad++ tarzı satır numaralarını kolaylıkla görebileceğimiz bir kod düzenleme editöründe açalım ve 24 numaralı satıra, öncesine ve sonrasına bakalım.

İlgili satıra baktığım zaman şöyle bir kod ile karşılaştım :



Koda dikkatlice baktığımız zaman, PHP'ye ait olan empty() fonksiyonunu, geri dönüş değeri alan get_theme_mod() fonksiyonunu içerdiğini görebilirsiniz. Bu kodu aşağıdaki şekilde değiştirdiğimiz zaman sorunumuz çözülecektir.

Bakınız :



Bu hatayı veren tüm satır ve sayfaları belirttiğim şekilde düzenlendiğiniz takdirde sorununz çözülecektir.

Not : Kodlarda düzenleme yapmadan önce, orjinal kodları yedeklemenizi tavsiye ederim. 

Benim örneğimde hatayı empty() fonksiyonu veriyor olabilir fakat sizde hatanın sebebi başka bir fonksiyon verebilir. Bu yazıyı yazmamdaki amaç nokta atışı yaparak "bakın sorun bundan kaynaklı" demek değil, soruna sebep olan şeylerden birinin ne olabileceğini genel olarak göstermek ve size sorununuzla ilgili bir bakış açısı kazandırmaktır. Kolay gelsin.
Yazının devamını oku
Kişiye yada bir kuruma özel mail himzeti sunan bir çok kurum vardır. Kimi kurum ve kişiler ise kendi sunucularını kullanarak, kendilerine özel mail hizmetlerini, kendileri yönetmeyi tercih etmektedirler. Kimileri ise maillerinde en ufak bir sorun yaşanmaması adına, kişiye/kuruma özel mail adreslerinin kullanımı konusunda, Google Kurumsal Mail, Microsoft Kurumsal Mail yada Yandex Kurumsal Mail hizmetini kullanmayı tercih edebiliyorlar.


Kişiye yada bir kuruma özel mail adresiyle kast edilen şey ise, mail uzantısının direkt olarak kişinin veya bir kurumun satın aldığı domain uzantısına sahip bir mail adresidir. Örnek vermek gerekirse, info@apple.com, test@blogkafem.net, ali@aliarslan.com, support@microsoft.com vb. gibi tamamen bir kişiye yada bir şirket için özelleşmiş mail adreslerdir.

Kişi ve kurumların kurumsal mail kullanımlarında Google, Microsoft veya Yandex gibi büyük şirketlerle çalışmalarının en büyük sebebi ise mail gecikmesi, mail gitmemesi, maillerinizin spam kutusuna düşmesi veya gereğinden fazla spam mail almak daha birçok mail sorunun üstesinden ekstra bir personele, ekstra bir uğraşa ihtiyaç duymadan üstesinden gelebiliyor olmalarıdır. Zaten arkalarına bu büyük şirketleri aldıklarından dolayı mail güvenliği, sunucunun zarar görmesi sonucu mail kutularının kurtulamaması gibi sorunlarla da karşılaşmıyorlar.

Peki başlıkta da saydığım bu büyük şirketlerin sundukları kurumsal mail hizmetler paketleri nasıl? Hangisi daha iyi bir paket sunuyor. Hangisi ücretli, hangisi ücretsiz veya hangisinin fiyatı daha uygun?


Bir müşterim için yaptığım ufak çaplı bir araştırma sonucu elde ettiğim verileri blogkafem.net üzerinden sizlerle paylaşmak istedim. Kısacası bu yazıda Google, Microsoft ve Yandex'in sunduğu kurumsal mail hizmetlerinin karşılaştırması ve birbirlerine göre avantajlarını inceleyebilirsiniz.
İşte o şirketler ve sunmuş oldukları paketler.

Google (Gmail) Kurumsal Mail Hizmeti
  • Amerikan şirketi
  • Google’ın en düşük paketi yıllık 212 TL + KDV (30 GB depolama alanı sunuyor)
  • Google’ın orta paketi yıllık 424 TL + KDV (Sınırsız depolama alanı sunuyor)
  • En üst paket için herhangi bir fiyat bilgisi vermemişler.
  • Paketlerle ilgili tüm detaylar şu adreste : https://gsuite.google.com/pricing.html?tab_activeEl=tabset-companies


Yandex Kurumsal Mail Hizmeti
  • Rus şirketi
  • Ücretsiz ve tek paket
  • Spam ve virüs koruması var. (Mail güvenliğini DR. WEB adlı anti-virüs koruyucusuyla sağlıyorlar.)
  • Maksimum 1000 adet mail açılabilir.
  • Sınırsız depolama alanı sunuyorlar.


Microsoft One Drive Kurumsal Mail Hizmeti

Paketler bunlar. Listeden de göreceğiniz üzere bu hizmeti ücretsiz olarka sunan tek şirket şuan için sadece Yandex şirketi. Google ve Microsoft'un sunduğu mail hizmetinde belirtilen fiyatlara ise KDV dahil değildir.

İlgili Yazılar :
Benim bu konuyla ilgili sizlerle paylaşacaklarım bu kadar. Bu makalede yazdıklarım haricinde aklınıza takılan soru, öneri veya görüşlerinizi aşağıdaki yorum kutucuğuna yazarak benimle paylaşabilirsiniz. Yorumları genelde elimden geldiğince cevapsız bırakmamaktayım. Aklınıza takılan yerlerde de sizlere yardımcı olacağımdan emin olabilirsiniz.



Yazının devamını oku
Bazı sebeplerden dolayı Mozilla Firefox'un dil ayarlarını değiştirmek isteyebilirsiniz. Bunun için ise internette bir sürü eklenti bulmak mümkün ama ben bilgisayar üzerindeki herhangi bir işimi bir programa yada eklentiye yaptırmaktan ziyade manuel yapmayı tercih ederim. Hem zaten anonim eklenti veya programların ne derece güvenli oldukları tartışılır.

Firefox'un ayarlarında, dil değiştirmek ile ilgili bir seçenek var aslında ama o seçenek, gezindiğiniz internet sitelerinde tercih ettiğiniz "içerik" seçeneklerini kapsamaktadır. O yüzden ayarlar kısmındaki dil ayarını değiştirmek, tarayıcı dilini değiştirmeniz konusunda size yardım olmayacaktır. Bizim istediğimiz şey ise Mozilla tarayıcısının tüm menü ve seçeneklerindeki dil tercihini değiştirmektir. Bu yazıda tarayıcı dilinin nasıl İngilizce'den Türkçe'ye çevrileceği gösterilecektir.

Öncelikle Mozilla Firefox'ta boş bir sekme açın ve adres çubuğuna "about:config" yazın ve enter tuşuna tıklayın. Bu ifadeyi adres çubuğuna kopyala-yapıştır yaparak değil, elinizle yazmanız gerekiyor. Aksi takdirde istenilen sayfaya ulaşamayabilirsiniz.

about:config yazdıktan sonra karşınıza şöyle bir sayfa gelecektir.



Butona tıklayarak devam edin.

Butona tıkladıktan sonra sizi şöyle bir sayfa karşılayacak.

 


Bu sayfadaki arama kutusuna "general.useragent.locale" yazın. Ardından general.useragent.locale ifadesine sağ tıklayarak "Modify" ifadesine tıklayın.

Bakınız :


Son olarak karşınıza gelecek olan pencereye tr yazıp OK butonuna tıklayın.
 

Tüm bu işlemlerden sonra tarayıcınızı kapatıp yeniden açın. Mozilla Firefox tarayıcınızın tüm menü ve seçeneklerinin Türkçe olmuş olduğunu göreceksiniz. Dili İngilizce yapmak isterseniz eğer, kutucuğa en yazmanız gerekiyor. Konu ile ilgili düşüncelerinizi ve belirtmek istediklerinizi aşağıdaki yorum formuna yazabilirsiniz.
Yazının devamını oku
Mozilla Firefox, Google Chrome, Safari, Opera, Yandex Browser veya diğer adı pek duyulmayan tarayıcılardan hangisini kullanırsanız kullanın, tarayıcıya yerleşen virüslere illa ki bir kez yakalanmışsınızdır.

Tarayıcı Virüsü Nedir?

Aslında tarayıcı virüs denilen şey, bilgisayarınızın içinde gizlenen ufak programcıklardır. Siz farkında olmadan bilgisayarınıza bulaşan bu ufak programcık, direkt olarak tarayıcınız üzerinde yetki sahibi oluyor. Siz her ne kadar tarayıcınızda değişiklik yaparsanız yapın, bilgisayarınıza bulaşan virüs, tarayıcı ayarlarını yine kendi istediği ayarlara geri dönüştürecektir.

Tarayıcı Virüsleri Ne Tür Zararlar Verirler?

Tarayıcı virüsleri genelde size istediği arama motorunu kullandırmaya çalışırlar. Size kullandırtmaya çalıştıkları arama motoru ise virüsü yayan kişinin tamamen kendi geliştirdiği bir arama motoru olmaktadır ve son derece tehlikelidir. Eğer isterse sizin tüm kişisel bilgilerinize ulaşabilirler.

Ayrıca bu virüsler, siz hangi internet sitesine girerseniz girin, sürekli olarak size sağdan, soldan veya açılır pencere şeklinde reklam gösterimleri yaptırabilirler. Bu sizin için çok rahatsız edici bir durumdur ama virüsü yayan kişi için, milyonlarca liralık bir kazanç kaynağıdır.

Tarayıcı Virüsleri Nasıl Bulaşırlar?

Kaynağı belli olmayan, programın yapımcısını anonim olduğu programları kurmadan önce iyice bir araştırdıktan sonra kurmanızda fayda var. Bilgisayarınıza program kurulumu yaptığınız sırada size önerilen seçeneklere dikkat etmeden sürekli olarak "Next" yaparak program kurulumu yapıyorsanız eğer, kendi elinizle virüsün tarayıcınıza yerleşmesine izin veriyorsunuz demektir. Bu sebepledir ki bilgisayarınıza program kurulumu yapacaksanız, kesinlikle ama kesinlikle "Hızlı Kurulum" veya "Önerilen Kurulum" seçeneklerinden uzak durun ve her zaman "Özelleştirilmiş" veya "Custom" seçeneğini seçerek programları bilgisayarınıza kurun. Bu seçenekleri seçtikten sonra bilgisayarınıza ekstradan kurulacak programların listesi çıkacaktır karşınıza. Onların başındaki tik işaretlerini kaldırarak kuruluma devam etmelisiniz.
Yazının devamını oku
Hatay Büyükşehir Belediyesi başkanı Lütfü Savaş, Hatay halkı adına teknolojik açıdan büyük bir adım attı. Bilgi Noktası Projesi ile tüm Hatay'a ücretsiz internet verilmesi hedeflenirken, bu projenin ilk adımı Antakya ve İskenderun'da atıldı.

Hatay Büyükşehir Belediyesi “BİLGİ NOKTASI” adını verdiği bu proje ile belediyenin sorumluluğunda olan tüm meydanlar, park ve sosyal tesislerde, akıllı telefonlardan, tablet ve bilgisayardan ücretsiz ve sınırsız olarak kablosuz internete bağlanmak mümkün olabilecek.



Bilgi Noktası Projesi ile şuan için Antakya Atatürk Parkı, Antakya Ulus Alanı, İskenderun Türkmenistan Parkı  ve İskenderun Anıtı civarındaki park alanlarında ücretsiz internet hizmeti sunulmaktadır. İleriki zamanlarda bu projenin daha da genişletilerek diğer bölgelere ve ilçelere verileceği tahmin ediliyor.

Ücretsiz İnternet Hizmeti Nasıl Kullanılır?

Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz internet sunduğu bölgelerin herhangi birinde bulunuyorsanız eğer, ilk bağlantı için sadece 4 adımda ücretsiz internetten faydalanmanız mümkün.

1) Cihazınızdan Wi-Fi (wireless) taramasını açın.
2) Wi-Fi ağlarını taradıktan sonra "HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ" siyaline bağlanın.
3) Bağlandıktan sonra, güvenliğiniz için bir kereye mahsus olmak üzere sisteme kaydolun.
4) Kayıt sırasında vereceğiniz cep telefon numaranıza ücretsiz olarak aktivasyon şifresi gelecektir. Telefonunuza gelen aktivasyon şifresini kullanarak ücretsiz ve sınırsız bir şekilde belediyenin sunduğu internet hizmetinden faydalanmaya başlayabilirsiniz.

Telefonunuza gelen şifreyi kesinlikle kaybetmeyin. Çünkü o şifreyi daha sonraki sisteme girişlerinizde kullanacaksınız. Dilerseniz siz kendi şifrenizi de belirleyebilirsiniz. Kendi şifrenizi belirledikten sonra bundan sonraki her bağlantınızda üstteki 4 adıma gerek duymadan, kendi şifrenizi kullanarak belediyenin sunduğu ücretsiz internet hizmetinden faydalanabilirsiniz.

Gördüğünüz gibi ücretsiz internet hizmetine bağlanmak son derece basit. Umuyoruz ki ülkemizde bu tarz projeler daha da yaygınlaşır. Konu ile ilgili düşüncelerinizi veya sormak istediklerinizi aşağıdaki yorum formunu kullanarak iletebilirsiniz.
Yazının devamını oku
CSS ile ilgileniyorsanız MeasureIT adlı bu cetvel eklentisinin tarayıcınızda mutlaka olması gerektiğini düşünüyorum. Gerek tema editleme gerekse de yazdığınız temalar için milimlik ölçümler yapmak için bayağı bir işe yaradığını söyleyebilirim. Özellikle simetrik kodlamalara ve görsel güzelliğe önem verenler için harika bir eklenti.


MeasureIT adlı bu eklentiyi ben Mozilla Firefox'ta kullanıyorum. Diğer tarayıcılarda da buna benzer eklentiler var ama ben bir Mozilla Firefox kullanıcısı olarak kendim kullandığım bu eklentiyi sizlerle paylaşmak istedim. Mozilla Firefox kullanıcıları bu tarz bir eklenti arıyorlarsa eğer kullanmalarını tavsiye ederim. Farklı bir tarayıcı kullanıyorsanız eğer bu konudan yola çıkarak siz de tarayıcılarınız için bu tarz  bir eklenti bulabilirsiniz.

Buraya tıklayarak Mozilla Firefox için MeasureIT eklentisini kurabilirsiniz.

Eklenti piksel olarak ölçüm yapıyor. Buna göre kodlamalarda zaman kazancı sağlayabiliyor. Özellikle başkası tarafından kodlanmış temaları editlerken hangi alanın, ne kadarlık bir uzunlukta yapıldığına ait ölçümler bu eklenti ile rahatça yapılabilmekte.

MeasureIT eklentisini kurduktan sonra sadece eklenti simgesine tıklayarak, cetveli aktif hale getirip kullanabilirsiniz. İşiniz bittikten sonra ise cetveli kapatmak isterseniz eğer, tekrar eklenti simgesine tıklayarak cetveli pasif hale getirebilirsiniz.



CSS aracı olarak daha önce, herhangi bir sitedeki yazı fontunu bulma eklentisini anlatmıştım.
İlgili yazıyı okumak için tıklayın : Herhangi Bir Websitesinde Kullanılan Yazı Tipini Öğrenmek

Konu ile ilgili görüşlerinizi, yorum formu aracılığıyla bana iletebilirsiniz.
Yazının devamını oku
Google botları sitelerimize gün içerisinde belli zaman aralıklarında ziyaret edeler. Bu ziyaret sayısını kestirmek zordur. Kimi zaman gün içerisinde birkaç kez gelebiliyorlarken, kimi zaman 2-3 günde bir defa siteye uğrayabiliyorlar. Elbette ki Google botlarının sitenizi çok sık görüntülemesi sizin için daha iyi olacaktır. Zira, şimdi yazdığınız bir yazının 3 gün sonra Google'da çıkmasını istemezsiniz, değil mi? Tabii bu konu bayağı geniş bir konu ve bu örümceklerin siteye gelme zamanları da belli başlı kriterlere bağlı. Konumuz şuanda bu değil.

Bu konuda sizlere Google botlarının sitenize en son ne zaman geldiğini, nasıl öğrenebileceğinizi göstereceğim. Bunu görerekten sitenizi ne kadar çok güncel tutmamız gerektiğine karar verebilirsiniz veya sitenize yazınızı yazdıktan sonra; "Acaba bu yazıdan sonra sevgili örümceğimiz siteyi ziyaret etti mi? Yazımı gördü mü? İndekslere aldı mı?" şeklindeki düşüncelerinize bir cevap alabilirsiniz. Bunu öğrenmenin bir yolu da Google önbelleğe bakmaktır. Böylece botun sitenize ne zaman geldiğini kolayca görebilirsiniz. Bunu öğrenmenin yolu da gayet basit.

Tarayıcınızın adres girilen kısmına; cache:sitenizinadi.com yazmanız yeterli olacaktır. Örneğin ben blogkafem'in önbelliğini ve botun siteyi en son ne zaman ziyaret ettiğini görmek istiyorsam tarayıcının adres çubuğuna şunu yazıp, Enter'a tıklamam yeterli olacaktır.

Bakınız :


Daha sonrasında ise sonuç kısmı sitenin üst kısmında şu şekilde görüntülenecektir :


Tarihten de görüleceği üzere benim bu yazıyı yazdığım sıradaki önbellek bilgilerine göre Google örümcekleri sitemin anlık görüntüsünü en son 31 Aralık 3014 Saat 12:45'te almış. Bu da aynı zamanda en son o tarihte sitenin indekslendiği anlamına gelmektedir. Zaten eğer yeni bir yazı yayınlamışsanız ve yazıyı henüz yayınlamadan önbellek kısmına bakarsanız, son yazdığınız yazınızın sitenizde olmadığını görürsünüz. Aslında o yazı vardır ama önbellekte henüz yoktur. Botun bir sonraki ziyaretinde ise artık o yazınızı da önbelleğe alacağından daha sonraki önbellek sorgularınızda o yazınızın önbellekte olduğunu görmüş olursunuz.
Yazının devamını oku
İnternetin, dünyaya açılan bir kapı olduğunu varsayarsak sanal alemde de hiç şüphesiz ki yine en çok kullanılan dillerden biri İngilizce'dir. Gerek türkçe içerkli sitelerde gezinirken, gerekse de yabancı sitelerde araştırmalarımıza çözüm ararken her defasında önce Google Translate sitesini açıp, ardından da çeviri yapacağımız kısmı oraya yapıştırmak uzun vadede zaman kaybı olabilir.

Çeviri eklentisi olarak denediğim birkaç farklı eklenti sonrasında karar verdiğim ve uzun zamandır da kullandığım Fast Translation adlı bir çeviri eklentisinin en sevdiğim yanlarından biri ise, sadece sağ tık yaparak kelimelerin, bazen ise komple bir cümlenin komple çevirisini yapabiliyorsunuz.

Google Chrome'da bildiğim kadarıyla yabancı bir siteye giriş yapıldığında tarayıcı, site dilini otomatik olarak Türkçe'ye çeviriyor fakat ve bu durumu pek sağlıklı bulmuyorum. Çünkü, sayfayı komple olarak çevirdiği için, sanki bir komple makaleyi Google Çeviri'ye yapıştırmış gibi sağlıksız çeviriler yapıyor. Bu durumda da çoğu zaman, yaptığımız çeviri saçma sapan ve anlamsız olabiliyor. Bu sebeple, yabancı bir siteye girildiği zaman, cümle cümle çeviri yapılmasından yanayım. Bu şekilde daha doğru sonuçlar alabilirsiniz. Zaman kaybını en aza indirmek için ise, bir Mozilla Firefox eklentisi olan Fast Translation eklentisine benzer eklentiler kullanabilirsiniz.

Çeviri Eklentileri İle Dilinizi Geliştrebilirsiniz

Herhangi bir dilin öğrenimi konusunda kendinizi geliştirmek istiyorsanız eğer, yabancı sitelere girdiğiniz zaman içeriğin çevirisini kendiniz yapmanızı tavsiye ederim. Bu tarz eklentileri de kendiniz için bir yardımcı araç olarak kullanabilirsiniz. Bu sayede sadece bilmediğiniz kelimelerin çevirisini yaparak, hem yeni kelimeler öğrenmiş olursunuz hem de kendinizi çeviri konusunda kendinizi geliştirmiş olursunuz. Özellikle de gramer konusunda iyi, fakat kelime dağarcığı konusunda sıkıntısı olanlar için son derece yararlı olabilecek bir eklentidir. Özellikle günümüzde, İngilizce öğreniminin son derece önemli olduğunu düşünürsek, bu yöntemi aklınızın bir kenarında bulundurmanızı tavsiye ederim.

Bu tarz eklentilerden çok fazla var. İstediğiniz birini Mozilla Firefox'un eklentiler kısmından arayıp indirebilirsiniz. Yazının başlarında da dediğim gibi ben birkaç denemeden sonra Fast Translation eklentisini pratiklik açısından daha çok sevdiğim için size bu eklentiyi öneriyorum. Eğer Mozilla Firefox kullanıcısı iseniz;

Fast Translation, Mozilla Firefox Eklentisi'ni kurmak için buraya tıklayabilirsinz.

Fast Translation Eklentisi Nasıl Kullanılır?

Eklentinin kullanımı son derece basit. Aşağıdaki görselleri incelediğiniz takdirde, eklentinin kullanımı hakkında bilgi sahibi olabilirisiz.
 
1) İlk önce çeviri yapacağınız kelimeyi, kelime gurubunu yada cümleyi seçin.
2) Eğer eklentiyi tarayıcınıza kurduysanız, seçtiğiniz kelimeye sağ tıklayıp "Translate" yapın.

Sonrasında da aşağıdaki gibi bir ekranda, çeviri yaptığınız kelimenin Türkçe karşılığı karşınıza gelecektir.


Firefox kullanıcısı olduğum için, "Çeviri Eklentisi" konusuna daha çok Firefox tarayıcısı üzerinden değindim. Örneğin Google Chrome tarayıcısı için de bu tarzda bir çok uzantı mevcut. Amacım bu konu ile, hem ingilizce çeviri konusunda sizlere farklı bir bakış açısı kazandırmak hem de gezindiğiniz sitelerde karşınıza çıkacak olan yabancı kelimeleri nasıl hızlı bir şekilde çevirebileceğiniz konusunda sizleri aydınlatmaktı. Umarım faydası olur. Bir başka yazıda görüşmek üzere. Konu ile ilgili yorumlarınızı aşağıdaki yorum form yazabilirsiniz.
Yazının devamını oku
İnternet aleminin en çok bilinen 2 aramam motoru devi Yandex ve Google rekabetinde Google her ne kadar önde gitse bile, bazı konularda Yandex'ten de bir şeyler kapmıyor değil.


Bildiğiniz üzere Yandex, yayın hayatına başladığı ilk günden beri, arama sonuçlarındaki siteleri, arama sonuçları üzerine değilde, yeni sekmede açıyor olmasıyla dikkat çekmişti. Google ise bunu yapmayıp siteleri arama sonuçlarının üzerine açıyordu. Bunun neticesinde ise, aradığımız bilgiyi ilk girdiğimiz sitede bulamadığımız takdirde, tarayıcımızın "geri" butonuna tıklayarak arama sonuçlarına geri dönmek zorunda kalıyorduk.

Google mühendislerinin, Yandex'in arama sonuçlarında çıkan websitelerini kullanıcılara yeni sekmede açtırma fikri çok hoşlarına gitmiş olmalı ki bunu Google arama motoruna da entegre ettiler. Artık Google'da aradığımız sonuçlar arasından herhangi bir siteye tıkladığınız zaman, açılacak web sitesi Yandex'te olduğu gibi arama sonuçlarının üzerine değil, yeni sekmede açılmaktadır.

"Geri" yapmamak adına güzel bir hamle olarak düşünülse de koskoca Google yıllardır bunu akıl edememiş olamaz. Bu değişikliğin neden daha önceden değil de şimdi yapıldığı ise merak konusu.
Yazının devamını oku
Chrome üzerindeki yeteneklerinizi geliştirmeye hazırmısınız? Konumunuzu nasıl ayarlayacağınızı, kolayca önbelleğe alınmış sayfalara nasıl bakacağınızı ve daha fazlasını öğrenmeye hazır olun.

Eğer internet sağlayıcınız olarak Google Chrome’u kullanıyorsanız, bilmeniz gereken ve kullanabileceğiniz birkaç kısa yol mevcut. The Digital Inspiration adlı blog, Chrome deneyimini artırmak isteyen kullanıcılar için bilinmesi gereken 15 kısayol yayınladı. Bu siteden tüm kısayollara bakabilirsiniz. Biz size başlamak için en iyi olan 5 kısayolu anlatacağız.



1) Coğrafi konumunuzu seçin
Mevcut konumunuzu gezdiğiniz sitelerle paylaşmak istemiyor musunuz? Yada belki seyahat için rezarvasyon yaparken başka bir devlet üzerinden daha iyi bir fiyat alacağınızı düşünüyorsanız bu ipucunu deneyebilirsin.
  1. Geliştirici araçlarını açın. (F12 yada CTRL+SHIFT+I yapın.)
  2. Geliştirici araçları alanının sol üst köşesindeki telefon simgesini tıklayın
  3. Araçlar penceresinin alt yarısında bulunan Emulation sekmesini tıklayın
  4. Soldaki sensörleri (Sensors) seçin, sonra konum belirleme (Emulate Geolocation) koordinatlarının yanındaki onay kutusunu işaretleyin
  5. Enlem ve boylam değerlerini girin.


2) Otomatik tamamlama girişlerini silin
Bir URL yazarken eğer öneri çubuğunda birkaç utanç verici giriş görürseniz onları SHIFT + DELETE yardımıyla pratik bir şekilde silebilirsiniz.


3) Önbelleğe alınan sitelere bakmak 
Bir web sitesinin önbelleğe alınmış sürümünü görmek ister misiniz? Yapamanız gereken sitenin URL'sinin ön kısmına cache : yazmak. Artık bu site için arama yapmanıza gerek yok. Google anasayfanızda çıkan küçük oka tıklayıp önbelleği seçmeniz yeterli.


4) Chrome uzantılarını elle yükleyin
Eğer aradığınız yer Chrome Web Store üzerinde mevcut değilse, CRX dosyasını indirip uzantılar sayfasına sürükleyip bırakabilirsiniz. Ayrıntılı adımlar için buraya bakabilirsiniz.


5) Web sitelerinin mobil sürümlerini görüntüleyin
İnternet bağlantınız yavaş olduğunda,yapmak isteyeciğiniz son şey ağır içinde bolca resim bulunan ağır bir sayfayı yüklemektir.Bu özellikle internet paketiniz azalmaya başladığında can sıkmaya başlar.

  1. Geliştirici araçlarını açın.(F12 yada CTRL+SHIFT+I) 
  2. Geliştirici araçları alanının sol üst köşesindeki telefon simgesini tıklayın.
  3. Araçlar penceresinin alt yarısında bulunan Emulation sekmesini tıklayın.
  4. Soldaki aygıtı seçin,daha sonra açılan model kutusunsan cihazınızı seçin. 
CNET
Yazının çevirisi BLOGKAFEM.NET için, Ahmet Umut Şerefoğlu tarafından yapılmıştır.


Yazının devamını oku
Hemen hemen her evde artık internet var,durum böyle olunca da her evde de bir sosyal medya kullanıcısı var artık.

Sosyal medya hakkında önce kısaca bir bilgi vermek gerekirse; gerçek hayatın kendisini, dijital dünyaya taşıması ile beraber kullanıcıların istek ve ihtiyaçlarını birebir internet ortamında cevap bulması olarak ifade edebiliriz. Mesela en basit olarak, dışarı çıkıp yemek yemek yerine tercih ettiğimiz online sipariş alan yemek siteleri, ratile gitmek istediğimizde tur şirketindeki rehbere danışmak yerine online tatil hizmeti veren şirketi tercih etmemiz veya sinemaya gideceğimiz zaman gişede kuyruk bekleyerek alabileceğimiz bir bileti, tek bir tuşlamayla online ortam aracılığıyla zamandan ve mekandan tasarruf ederek almamızı örnek olarak verebiliriz. 


Global Dijital Statics tarafından 2014 te yapılan araştırmada ülkemizde günlük olarak sosyal medyada 2,5 saat vakit geçiriyoruz ki buda 24 saatlik zaman diliminde azımsanmıycak bir süreye tekabül ediyor. Buraya kadar bahsettiğimiz ihtiyaç üzerine sosyal medya kullanımına ilişkin bilgilerdi.

Birde sosyal medya profilleri söz konusu. Aile, dost ve arkadaşlarımızla iletişim kurduğumuz ve samimi ilişkilerin olduğu Facebook; gündemi ve dünyayı yakından takip edip kendi duygu ve düşüncelerimizi özgürce ifade ettiğimiz twitter; daha profesyonel ve global dünyada herkesin anlık resim paylaşımında bulunduğu Instagram profilleri hemen hemen herkeste vardır. Bunlar sadece öne çıkan platformlardan birkaçı ve her biri bizim aktif olarak kullanıp farklı kullanıcılarla etkileşimde bulunduğumuz mecralardır.

Kullandığımız platform arttıkça bizim üzerimizdeki etkisi de değişiklik gösteriyor. Çünkü her sosyal medya mecrasının birbirinden bağımsız bir içeriği ve o içeriği uygun bir kullanıcı topluluğu var.
Facebook’ta beğendiğimiz bir yazı, aynı şekilde Twitter'da paylaşıldığında eleştirel yaklaşıp bu düşünceyi beğenmeyebiliyoruz gerekçe olarak; Twitterin bize kazandırdığı farklı çerçeveden bakış açışı.

Gerek teknolojik gerekse dijital devrimlerin yaşandığı bu bilgi çağında biz, sosyal medyanın giderek artan öneminin farkındayız. Bilgiye artık zaman, mekan ve kısıtlamalardan bağımsız olarak çok hızlı bir şekilde ulaşabiliyor ve böylece içerikte derinliğe daha rahat inebiliyoruz.
Yazının devamını oku
İnternet, hayatımızda önemli bir yer işgal ediyor. Artık her yerden tek bir tuşlamayla internetin sihirli dünyasına ulaşabiliyoruz. İstediğimiz bilgiye zaman ve mekandan bağımsız olarak, kaynak problemi çekmeden çok zengin bir içerik ortamında ulaşabiliyoruz. 

İnternet artık bir amaç olmaktan çıkıp bir araç haline geldi. Gerek Facebook, gerek Twitter gerekse de Google+ vb. sosyal medya platformları ile hepimiz artık birer dijital kullanıcıya dönüştük.

Kişisel bilgilerimizi dijital dünyaya açtığımız bu noktada, kişisel veri güvenliğinin önemi ön plana çıkıyor. Sosyal medyada insanlarla etkileşim kurduğumuz andan itibaren, onların bizi tanımasını ve hakkımızda bilgi sahibi olmalarına olanak tanımış oluyoruz. Bu andan itibaren kişisel verilerimizin güvenliği daha da fazla bir önem arz ediyor. Peki biz dijital dünyada güvenliğimizi nasıl sağlayabiliriz?




Herşeyden Önce Güvenli Parola Seçimi
Hangi sosyal platformu kullanırsak kullanalım, 3.şahıslar zayıf halkayı buluna kadar tüm hesaplarınızı tek tek kontrol edebilir ve koymuş olduğunuz basit bir parolayı tespit edip amaçlarına ulaşabilirler. Öncelikle oluşturduğunuz parolalarda mutlaka büyük harf, küçük harf, özel karakterler ve rakam bulundurmalısınız.

Farklı Platform için Farklı Parola
Güvenlik uzmanları bu konuda önemle vurgu yapıyorlar. Çünkü, tüm hesaplarda kullandığınız tek bir şifre sizi daha kolay bir hedef haline getirebilir. Üçüncü şahıslar parolanızı kendi yöntemleriyle tespit ettiklerinde bu parolayı daha fazla bilgiye ulaşabilmek için diğer hesaplarınızda da deniyebilirler. O yüzden hesaplarınızda farklı parolalar seçmeniz daha güvenli olacaktır.

Sosyal Mühendislik Tehlikesi
Gelişen teknoloji ve bilişim beraberinde yeni kavramları da beraberinde getirmekte. Bunlardan birisi de "Sosyal Mühendislik" denilen kavramdır.

Nedir Peki Sosyal Mühendislik?

İnsanları etkileme sanatı diyebiliriz kısaca. Bu tabiri kullanan bazı tehlikeli kişiler, en büyük güvenlik açığının insanın kendisi olduğunu düşünüp, saldırlarını bizzat kullanıcının kendisine düzenlerler. Buarda saldırıyı düzenleyen kişi,farklı kişiliklere bürünüp insanları kandırarak normal şartlarda alamıyacağı kişisel bilgilerinizi sizden kolay bir şekilde, kandırma sanatını kullanarak elde edebilirler.

Peki böyle bir saldırıya mağruz kaldığımızı nasıl anlayabiliriz?

  • Email adresinize gönderenin belli olmadığı spam mailler bir  tehdit olabilir.(zararlı kod,resim içine gizlenmiş zararlı yazılım)
  • Kendini polis,savcı,jandarma olarak tanıtıp sizden telefon vasıtasıyla para isteyen kişiler.(dolandırıcılık girişimi)
  • Pishing yöntemi. Örnek olarak; taklit edilen bir bankanın emaili üzerinden sizden istenen kredi kart numarası, kart şifresi gibi güvenli olmayan bağlantılar üzerinden gönderilen mailler.

Yazının devamını oku
İnternetin gelişip yayılmasıyla beraber sosyal medya platformları başta olmak üzere çok çeşitli alanlarda hizmet veren siteler de çoğaldı. Özellikle de kişisel bilgilerimizin yer aldığı ve bir anlamda internet üzerindeki "kişisel kimliğimiz" haline gelen, kişisel sosyal medya hesaplarımızın güvenliği bizler için çok önemlidir. Peki sosyal medya hesaplarınızın parolası ne kadar güçlü? Bunu hiç düşündünüz mü?

Diğer web platformlarından daha da önemli olan sosyal medya üzerindeki hesaplarımız için en zor tahmin edilecek şifreler belirlemeye çalışıyoruz fakat bazen, kırılması zor gibi görünen şifreler çeşitli deneme - yanılma şifre denemesi yapan programlar ile kırılabiliyor.


Microsoft sitesi, sanal alemde üye olduğumuz platformlar üzerinde belirlediğimiz şifrelerin ne kadar güçlü olduğunu test etmemizi sağlayacak türden ufak bir "parola denetleyici" uygulaması yapmış.

Buraya tıklayarak parolanızı test edebilirsiniz.

Bu uygulama sayesinde hem nasıl güçlü şifre oluşturabileceğinizi öğrenebilirsiniz, hem de mevcut şifrenizin ne kadar güçlü olduğunu test ederek, belirlemiş olduğunuz şifrenin güvenlik seviyesini görebilirsiniz.
Yazının devamını oku
Blog veya herhangi bir internet sitesi sahibiyseniz, içeriklerinizin daha çok okuyucuya ulaşması açısından sosyal medya üzerinden paylaşılması siteniz için önemlidir. Peki içeriklerimizi pratik bir şekilde sosyal medyada platformlarında nasıl paylaşabiliriz?

Günümüzde ise Facebook ve Twitter hiç şüphesiz ki en popüler olan 2 sosyal medya platformudur. İçeriklerinizi Facebook ve Twitter üzerinde ayrı ayrı paylaşmak zaman kaybı ve fazladan uğraş gerektiren bir iştir. Bu yazımızda tek bir sosyal medya platformunda yayınlanan içeriğin diğer bir sosyal medya platformunda nasıl otomatik olarak paylaşılacağını göreceğiz.

Ufacık bir işlem sonrasında, sitenize ait Twitter hesabına hiç giriş yapmadan, sadece Facebook sayfası üzerinden yapacağınız paylaşım ile içeriğinizi otomatik olarak Twitter'da da paylaşabileceksiniz. Yani bir taş ile 2 kuş vurmuş olacağız. Bize bu kolaylığı sağlayan Facebook ve Twitter şirketlerine bu konuda teşekkür etmek lazım. Zira diğer sosyal medya siteleri için aynı durum söz konusu olamadığından 3. parti uygulamalara mecbur bırakıyorlar kullanıcıları.

1) Sitenize ait Facebook sayfanızın olduğu Facebook hesabına giriş yapınız.

2) www.facebook.com/twitter adresine tıklayınız.

3) Karşınıza bir sürü Facebook sayfası gelecektir. Bu sayfaların hemen karşısında "Twitter'a Bağla" butonlarını olması gerekiyor. Bağlamak istediğiniz Facebook sayfasının karşısındaki "Twitter'a Bağla" butonuna tıklayarak, sitenize ait olan Twitter sayfasına giriş yapın.

4) Uygulamaya izin verin ve işlemem tamamdır! Artık sayfanıza ait olan Facebook sayfasında paylaşacağınız her içerik otomatik olarak bağlamış olduğunuz Twitter hesabında paylaşılacaktır.

Ayrıca hesabınızı bağladıktan sonra tekrar www.facebook.com/twitter sayfasına gelerek, "Ayarları Düzenle" kısmından nelerin paylaşılması gerektiğini seçebilirsiniz.

Bakınız :


Sadece websitenize ait sayfaları değil, aynı yöntem ile kişisel Facebook profilinize de Twitter hesabınıza bağlayabilirsiniz.

Yazının devamını oku
İnternet kodlaması yaparken binlerce yazı fontu arasından hoşunuza gideni bulmak çoğu zaman size zaman kaybı yaşatabilir. Peki ya bilinen büyük sitelerde gördüğünüz ve hoşunuza giden yazı fontlarını kendi blogunuzda veya sitenizde de görmek isterseniz o yazı fontunu nasıl öğrenebiliriz?

Bu hizmeti veren çeşitli oline siteler var mıdır bilmiyorum ama tarayıcı eklentileri sayesinde istediğiniz herhangi bir sitenin yazı tipini bulmak oldukça kolay. Bunun için 2 eklenti önereceğim sizlere bunlardan bir tanesi What Font eklentisi diğer ise Context Font eklentisidir. Eklenti kelimesi daha çok Mozilla Firefox kullanıcılarının bildiği bir ifadedir. Eklenti dediğim şey aslında Google Chrome'daki uzantı ile aynı şeydir.


  • What Font eklentisi Google Chrome ile çalışan bir uzantıdır.
  • Context Font ise Mozilla Firefox tarayıcısı ile çalışan bir yazı tipi bulma eklentisidir.

Bu eklentiler sadece yazı tipinin ne olduğunu bulmakla kalmayıp aynı zamanda yazının boyutu ve içerikteki yazıların satır aralıklarının ne kadar ve yazının hex color kodu hakkında da bilgi vermektedirler. 

Google Chrome kullanıcısıysanız buraya tıklayarak What Font uzantısını tarayıcınıza kurabilirsiniz.

Mozilla Firefox kullanıcısıysanız, buraya tıklayarak Context Font eklentisini Firefox tarayıcına kurabilirsiniz.

What Font Uzantısının Kullanımı



Oldukça basit bir kullanıma sahip olan What Font eklentisini kurduğunuz zaman eklenti simgesi tarayıcınızın sağ üst köşesine gelecektir. Simgeye tıkladıktan sonra istediğiniz bir yazı tipi üzerine tıklayarak o yazı tipine ait bilgilere ulaşabilirsiniz. Eklenti açık olduğu sürece hiçbir şeye tıklanamamaktadır. Bu sebeple işiniz bittiği zaman, uzantıya ait simgenin hemen alt kısmından Exit What Font yaparak uzantıdan çıkış yapmanız gerekmektedir. Aşağıdaki videoyu izleyerek ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.




Context Font Eklentisinin Kullanımı 


What Font'a göre daha basit ve daha pratik. What Font'a göre tek dezavantajı ise yazı kopyalama yasağı olan sitelerde veya işaretlenmesi zor olan yazılarda etkisiz kalabilir. Context Font, yazı tipinin hangi renk ile kodlandığını yani hex color kodunu What Font eklentisinde olduğu gibi göstermemektedir. Tabii bunlar da dikkate alınmayacak kadar çok ufak tefek dezavantajlardır. Bunun dışında Mozilla Firefox kullanıcıları için çok iyi bir yazı tipi öğrenme eklentisidir diyebilirim. Ben de bir Mozilla Firefox kullanıcı olarak bu eklentiyi daha çok kullanacağım sanırım. Context Font'un yetersiz kaldığı durumlarda da What Font'a başvruruz artık. Bu eklenti tipi için de sizlere basit bir video hazırladım. Buyrun izleyin.

Yazının devamını oku
Nofollow Nedir?
Nofollow'u kabaca Türkçe'ye çevirecek olursak, "takip etme" anlamına geliyor. Yani sitenizden dışarıya bir bağlantı verecekseniz eğer ve bu bağlantıyı da "rel=nofollow" etkiketiyle oluşturursanz eğer, arama motoru botlarına kısaca "ben bu bağlantıyı ekledim ama sen bunu takip etme ve bu bağlantıyı göz ardı et" demek istiyorsunuzdur. Böylece arama motoru botları o bağlantıları otomatik olarak göz ardı ederler ve o bağlantıyı taramazlar ve o siteye pagerank aktarımı da yapmazlar.

Sitesine link verdiğiniz kişinin linkini bu şekilde etiketlediğiniz zaman o site sahibi Google açısından hiçbir yarar sağlayamaz. Sizin için ise avantajı -eğer çok fazla dışarı link çıkışı yapıyorsanız sitenizde- Google'ın sitenizi spam ve çöp site olarak algılamasını engelleyebilirsiniz.

Örnek : 
<a href="www.siteadresi.com" rel="nofollow">Siteye gitmek için tıklayın</a>

Şekindeki bir link yapısında arama motorlarına, yönlendirme yaptığımız www.siteadresi.com adresini takip etme diyoruz.

Daha ayrıntılı bilgi için buraya tıklayınız.



Dofollow Nedir?
Nofollow etiketi eklemediğiniz zaman ise, o siteyi otomatik olarak "rel=dofollow" yapmış olursunuz ki böylece arama motolarının botlarına da otomatikmen "bu siteyi takip ediyorum, sen de takip et ve pagerank aktarımı yap." demiş olursunuz. Yani bir anlamda sizin gözünüzde değerli bir bağlantı olmuş olur. Arama motorları da bunun böyle olduğunu anlarlar zaten.

Tavsiye : Site içi bağlantı vereceğiniz zaman "rel=dofollow" yapmanızı; site dışına bağlantı verecekseniz eğer linkleri, "rel=nofollow" olarak etiketlemenizi öneririm.



External Nofollow Nedir? External Nofollow İle Nofollow Arasındaki Fark Nedir?
Sanki çok daha farklı bir şeymiş gibi forum sitelerinde ve bazı web sayfalarında tartışılmaktadır bu konu. "rel=nofollow" ile "rel= external nofollow" arasında hiçbir fark yoktur!

Siz nofollow'dan önce external yazsanız da yazmasanız da Google gözünde o link yine "rel=nofollow" olarak ele alınmaktadır ve "rel=nofollow" için geçerli olan her şey "rel= external nofollow" için de geçerlidir.

Google yardım sayfalarında  "rel= external nofollow" olayına hiç değinmeyip yalnızca "rel=nofollow" olayından bahsetmesi bile, aslında "rel= external nofollow" olayının çok da önemli bir şey olmadığını bize açık açık göstermektedir. Buna dayanarak Google'in standart olarak önerdiği takip edilmeyen link etiketleme biçimi olarak "rel= nofollow" etiketini önerdiğini söyleyebiliriz.

Yazının devamını oku

Bilenleriniz vardır belki fakat çoğumuzun bilmediği bir özelliktir bu. Benim ise uzun zamandır bildiğim fakat yazması şimdiye kısmet olan bir yazıdır aslında bu.

Google gün geçtikçe kendini geliştirmekte ve kullanıcılarına bir çok avantaj ve kolaylık sağlamakta ve yaptığı her çalışma ile de internet kullanıcılarını kendine daha da çok hayran bırakmaktadır. Bu özelliklerden bir tanesi de "Sürükle Bırak Arama" özelliğidir.

Bilgisayarınızda ki bir görselin ne olduğunu bilimiyorsunuz diyelim veya ne olduğunu biliyorsunuz fakat internette benzerlerinin olup olmadığını görmek istiyorsanız yada o görsel ile ilgili bilgi edinmek istiyorsanız, görseli Google'ın arama çubuğuna sürükleyip bırakmanız yeterli olacaktır.

Görseli sürükleyip, Google'ın arama kutucuğuna bırakacağınız zaman "Görsel Buraya Bırakın" şeklinde ufak bir alan açılıyor zaten. O kısma resminizi bıraktığınız zaman, Google o görselle ilgili olan arama sonuçlarını size sunacaktır.

***Bu şekilde bir arama yapmak için Google Görsel arama üzerinden yani images.google.com adresinden görsel arama yapmanız gerekmektedir.

Bunun için sizlere örnek bir video çekimi yaptım. Videoyu yüksek çözünürlülükte izlemek için tam ekran yapmanız gerekmektedir.



Google'ın bu konuda henüz yüzde yüzlük bir başarı elde edemediğini, masanın üzerinde duran bir elma fotoğrafını sürükle bırak ile aratınca (renk benzerliğindne olsa gerek) yatak odası takımı veya kelime benzerliğinden "Elmander" gibi alakasız sonuçlar da çıktığı oluyor arada bir. :) Google'ın, sürükle bırak tekniği ile arama yapma özelliği üzerinde daha verimli sonuçlar elde edebilmek açısından biraz daha çalışması gerekiyor sanırım. Ama, fotoğraf kalitesi ve fotoğraftaki renk kalitesini de göz önüne alacak olursak %5-6 denebilecek kadar ufak tefek hataların olması gayet normaldir diyebiliriz.
Yazının devamını oku

Google'ın uzun zamandan beri devreye sokmuş olduğu bu sistem online bankacılık işlemlerindeki SMS sisteminin aynısıdır aslında. Sisteme giriş yapıyorsunuz, cep telefonunuza rakamlardan oluşan tek kullanımlık bir kod geliyor. Bu kodu sisteme yazmadan hesabınıza girilemiyor. Çok iyi bir özellik aslında. Kötü niyetli kişiler, şifrenizi çalsalar bile telefonunuz sizde olduğu sürece hesabınıza giremeyeceklerdir. Sisteme her girişte yeni ve tek kullanımlık kod üretilerek cep telefonunuza yollanmaktadır.

Günümüzde Google, başta Gmail olmak üzere depolama alanı, picasa fotoğraf albümünden blog oluşturmaya kadar bir çok alanda hizmet vermektedir. Bütün verilerinizin tek bir hesapta olması sebebiyle güvenliğin üst düzey olması şarttır. Bu durum göz önünde bulunduran yetkililer ise  "2 adımlı doğrulama" adını verdikleri sistemi kullanıcıların hizmetine sunmuşlar.

Hadi şimdi  "2 adımlı doğrulama" denen bu ek güvenlik önlemini nasıl aktifleştireğinizi görelim. İlk aşamada www.google.com adresine girerek işe başlıyoruz. Eğer oturum açmamış iseniz, sağ üst köşedeki "Oturum Açın" butonuna tıklayarak oturumunuzu açın.

Oturum açtıktan sonra ise sağ üst köşedeki "Paylaş" butonunun heme sağ tarafındaki küçük fotoğrafa tıkladıktan hemen sonra "Hesap" yazan kısma tıklıyoruz.

Bakınız : 






Hesaba girdikten sonra, sol taraftaki menüden (aşağıdaki resimde de görüldüğü gibi) "Güvenlik" yazan yere tıklıyoruz. (Fotoğrafı büyütmek için üzerine tıklayın.)

Üstteki fotoğrafta da belirtildiği gibi 2 adımlı doğrulama kısmında "Ayarlar" butonuna tıkladıktan sonra sistem sizden şifrenizi girmenizi isteyecektir. Şifrenizi girdikten sonra ise açılacak olan sayfadan "Kurulumu Başlat" butonuna tıklayacaksınız..

Kurulum sırasında 4 aşamadan geçeceksiniz ve bu 4 aşama sonrasında işleminizi bitirmiş olacaksınız. Kurum aşamalarını da görsel olarak sizlerle paylaşmak istedim. Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklamanız yeterli. Görsellerin altından ise açıklamaları takip edebilirsiniz.

Kısa mesaj seçeneği seçili ise telefon numaranızı yazdıktan hemen sonra "KODU GÖNDER" butonuna tıklayabilirsiniz. Eğer numaranız daha önce yazılısı ise devam edin.



Telefonunuza bir kod gelecektir. O kodu yazdıktan sonra "DOĞRULA" butonuna tıklayınız.





3. adımı ayrıca açıklamak istiyorum. Kurulum aşamasında "Bu bilgisayara güven" yapar iseniz, kendi bilgisayarınızda Google hesabınızla oturum açtığınızda, sistem cep telefonunuza doğrulama kodu göndermeyecektir. Bu tiki işaretlemez iseniz ve sistemden çıkarsanız, tekrar girdiğinizde sistem size hesaba giriş için doğrulama kodu yollayacaktır. İşaretlediğiniz takdirde sadece kendi bilgisayarınızdaki oturum açmalarınızda size SMS ile doğrulama kodları yollanmayacaktır fakat başka bilgisayarlarda giriş yaptığınızda SMS ile kod yollanacaktır. Bir sonraki girişinizde kod 2 adımı doğrulama ekranını görebilmeniz açısından bence bu aşamada "Bu bilgisayara güven" tikini kaldırın, o seçeneği işaretlemeyin. Zaten çıkış yaptıktan sonraki oturum açışınızda kod doğrulama ekranında bunun aynısı bir seçenek olan "Bu bilgisayarda kodları tekrar sorma" seçeneği sunacaktır size sistem..

Bakınız : 




Bu sefer de "Bu bilgisayarda kodları tekrar sorma" seçeneği geldi. Bu seçenecek de "Bu bilgisayara güven" seçeceği ile aynı işlevi görmektedir. Kısaca özetlemek gerekirse, siz bu seçenekleri seçtiğiniz zaman Google o anda kullandığınız bilgisayarı güvenilen bilgisayar olarak algılar ve sisteme öyle kaydeder. Sizin "Güvenilen bilgisayar" olarak kaydettiğiniz bilgisayarlarda giriş yaptığınız zaman size SMS ile doğrulama kodu gelmez. (Başka bilgisayarlarda sorulmaya devam edecektir tabi.) Bu sebeple  o seçeneceği işaretleyecekseniz sadece kendi bilgisayarınızda işaretli yapmanızı öneririm!! Başka bilgisayarlarda o seçeneği işaretlemeyin.  Hatta bana kalırsa "Bu bilgisayar güven" ve "Bu bilgisayarda kodları tekrar sorma" seçeneklerini hiçbir bilgisayarda işaretlemeyin!!!  Güvenliğiniz açısından daha sağlıklı olacaktır. Bu seçenekler, "ben her hesabıma girişimde sms ile doğrulama kodu kod yazmakla uğraşamam" diyenler veya yazmakta üşenenler için eklenmiş bir seçenekler diyebiliriz.

Son adım olan bu adımda ise "ONAYLA" yaparak işlemimizi bitiriyoruz..


Eğer kontrol etmek isterseniz tekrar Google'a girerek Hesap-->Güvenlik kısmından "2 adımlı doğrulama" seçeneğinin aktif olmuş olduğunu görebilirsiniz.

Yazının devamını oku

Normalde Youtube, videolarınızı web sitelerinize eklediğiniz zaman, videonun açılması için siteye giren ziyaretçinin video üzerine tıklaması gerekiyor veya play ikonuna tıklaması gerekiyor.

Bildiğiniz üzere Youtube videoları en çok izlenen kullanıcının rütbesini arttırarak, o kişinin videolarına reklamlar vermektedir ve bunun sonucunda da para kazanılmaktadır. Bu sebeple Youtube yetkilileri bu yönde yapılabilecek hileleri önlemek için, başta iframe olmak üzere bir sürü önlem aldılar. Hatta video altındaki embed kodlarında bile değişiklikler yaptılar. Yeni sistem ile, bu tür hileler ile artık kimseye istemediği halde zorla video izletilip, gösterim sayısı arttıralımıyor. Eğer sitenize giren ziyaretçileriniz için, ekledğiniz video otomatik olarak açılsın istiyorsanız işte tam da burada, Youtube'un eski embed kodları devreye giriyor.

Kod şu :


<object width="10" height="10"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/BURAYA VİDEO ID GELECEK=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed src="http://www.youtube.com/v/BURAYA VİDEO ID GELECEK?fs=1&amp;autoplay=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0"  type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="300" height="300"></embed></object>


Kod yukarıdaki gibidir. "Buraya video ID gelecek." yazan kısımları silip, oraya eklemek istediğiniz videonun ID'ını eklemeniz yeterli olacaktır.

Video ID'ını Nasıl Alacağım?
- Örnek vermek gerekirse video linki şudur :

https://www.youtube.com/watch?v=jixG2RmMitE

Bu linkte, sadece koyu ile gösterdiğim kısmı alacaksınız ve yukarıdaki kodda "Buraya video ID gelecek." kısmının yerine yapıştırmanız gerekecektir.

Benim Youtube'dan para kazanma gibi bir amacım yok. Başka bir amaçla bu konuyu araştırmıştım aslında. Madem öğrendim bir de blogda paylaşayım da millet faydalansın diye düşündüm kendi kendime. Aslında bu hile gibi gözükebilir bu durum ama bence öyle değil. Çünkü videonun izlenme sayısında gözle görülür bir artış olmadığını farkettim ben. Sağlıklı bir sayım yaptığı söylenemez. Hatta bana hiç sayım olmuyor gibi geldi bana. Bir de siz deneyin istedim. Ayrıca belki başka arkadaşlara fikir olur ve onlar daha da farklı şeyler keşfederler düşüncesiyle de paylaştım. Umarım işinize yarar bir konu olmuştur.
Yazının devamını oku

İstatistikler

BLOGKAFEM.NET

© Copyright 2008-2018
Sitedeki yazıların her hakkı BLOGKAFEM.NET sitesine aittir.
Kopyalanması halinde lütfen kaynak gösteriniz.
DMCA.com Protection Status
Anasayfa | Hakkımda | Bizden Haberler | Reklam | İletişim