Tüm Android sürümlerinde veya Android Marshmallow'un tüm telefonlarında benzer sorun var mıdır bilemiyorum ama Lenovo'nun A7000 modelin bizzat bu sorunla karşılaştım ve bayağı bir internette araştırmama rağmen çözümünü bulamamıştım. Telefonu kurcalarken bu sorunun Bildirim ayarlarındaki "Kişi Yöneticisi" kısmından kaynaklandığını farkettim.


Cep telefonunuzdan "Ayarlar -> Bildirim Merkezi" kısmına girin. Daha sonra "Uygulama Bildirim Yönetimi" kısmına ve sonra üst kısımdan "Engellenenler" yazılı olana tıklayın. Buradan, "Bildirim Çubuğundaki Bildirimler" özelliğini aktif hale getirin. Bu işlemleri yaptıktan sonra artık cihazınızdan SMS bildirimlerini sorunsuz bir şekilde alıyor olacaksınız.

İşte hep bu. Konuyla ilgili yorumlarınızı veya aklınıza takılanları aşağıdaki yorum formu aracılığıyla bana iletebilirsiniz.

Yazının devamını oku
Nereden bulaştığı hakkında hiçbir fikrim olmayan "MonkeyTest" adlı virüs, internet üzerinden de yaptığım araştırmalardan da öğrendiğim kadarıyla Android işletim sistemi yüklü telefon ve tabletler için önemli bir sorun teşkil ediyormuş. Nasıl ve ne amaçla Android dünyasına salınan bu virüsü ne yaparsanız Android işletim sistemi yüklü cihazınızdan silemiyorsunuz.

İnternette "MonkeyTest" için RAM'e bulaşmış bir virüs olduğu ve root işlemi yapılmadan bu virüsün cihazdan atılamayacağı ile ilgili bilgiler yer alıyordu. Bu bilgi kısmen de olsa doğru olabilir. Çünkü cihazı komple formatlayıp, fabrika ayarlarına dönderseniz bile "MonkeyTest durduruldu" uyarısından bir türlü kurtulamıyorsunuz. Bu yüzden de MonkeyTest'ten kurtulmak için boş yere cihazınızı formatlamayın veya fabrika ayarlarına geri döndermeyin. Bu sizin sorununuzu çözmeyecektir.

MonkeyTest'ten kurtulmanın kesin yolu ise, Android dünyasının popüler ve en çok bilinen uygulamalarından biri olan Clean Master'dan geçiyor. Böyle bir uygulamadan henüz haberiniz yoksa hemen Google Play Store üzerinden cihazınıza indirmelisiniz. Clean Master uygulaması yer alan "Anti virüs" özelliğini kullanarak tablet veya telefonunuzu MonkeyTest'ten kurtarabilirsiniz.



Bulunan virüslerden herhangi birine tıklayın. Karşınıza virüsler ilgili bilgiler veren bir pencere gelecektir. Pencerenin altında ise "Devre Dışı" ibaresi yer alıyor.


Uygulamadaki "Devre Dışı" butonuna tıkladığınız zaman Clean Master sizi uygulamanın olduğu yere yönlendirecektir. Önce virüsleri bu şekilde "Durmaya Zorla"yın. Daha sonrasında ise "Devre Dışı" bırak yapın. Bu işlemleri herbir virüs için tek tek yapın.

Daha sonra Clean Master uygulamasında virüslerin listelendiği ekranı tekrar açarak "Savun" butonuna tıklayın. "MonkeyTest Durduruldu" uyarısı artık karşınıza gelmeyecektir. Bunun dışında "Time Service" adlı sorunu da aynı yöntem ile çözebilirsiniz.

Yazının devamını oku
Bilindiği üzere Apple, iOS güncellemesini kullanıcılarına sunacağı zaman aynı gün içerisinde bölge bölge, belli saat dilimlerinde tüm dünyaya sunmakta. Örneğin güncelleme gününde, iOS güncellemesinin ülkemize gelme saati birkaç gün önceden bildirilir. Durum böyle olunca herkes belirtilen saatte, iOS güncellemesi çıkar çıkmaz güncellemeye çalışıyor. Değil tüm dünya, sadece Türkiye'deki binlerce insanın aynı anda güncelleme yapmak istemesi bile Apple sunucuları için ciddi bir yüktür. Üstelik de yapılan güncelleme megabaytlarca büyüklükte olunca, hatalar kaçınılmaz oluyor.

Gerek iTunes gerekse de cihazınız üzerinden OTA güncellemesi yaparken, "Yazılım indirilirken bir sorun oluştu." veya "Bu aygıt istenen geliştirme için uygun değil." gibisinden hatalar alıyorsanız eğer bu sorunun sebebi ağ hatasıdır. Bu da, Apple güncelleme sunucusu ile aygıtınız arasında iletişim sorununun olduğu anlamına gelmektedir. İletişim sorunu ise kendi internet bağlantınızdan veya az önce de bahsettiğim gibi Apple sunucularına aşırı bir şekilde yüklenilmesinden dolayı, sunucunun artık isteklere cevap veremememsinden kaynaklı olabilir. Kendi internetinizde bir sorun olmadığından eminseniz eğer, sorun büyük ihtimalle yoğunluktan kaynaklanmaktadır.

Bahsedilen hata ile karşı karşıya kaldıysanız, yapmanız gereken şey belli bir süre bekledikten sonra, yeniden indirme yapmaya çalışmak olacaktır. Belli bir süreden kastım, en az 20-30 dakika olsun. Bunun haricinde, Tunes üzerinden güncelleme yapıyorsanız, cihazınız ile bilgisayarınız arasındaki bağlantıyı kesin ve bilgisayarı yeniden başlatın. Sonrasında ise cihazınızı yeniden bilgisayarınıza bağlayarak iTunes üzerinden tekrardan güncelleme yapmayı deneyin. iTunes üzerinden değil, güncelleme işleminizi direkt olarak aygıtınızın yazılım güncelleme bölümünden yapıyorsanız eğer, o halde cihazınızı kapatıp yeniden açın. Ondan sonra tekrardan yazılım güncelleme işlemini tekrarlayın.

Bahsettiğim çözüm yöntemleri denenmiştir ve işe yaramaktadır. Sorununuz bahsettiğim şekilde yüksek ihitmalle çözüme kavuşacaktır. Yinede, konu ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak isterseniz buraya tıklayarak Apple'ın sitesindeki talimatları da okuyabilirsiniz.
Yazının devamını oku
İlk olarak 9 Haziran 2015'teki WWDC 2015 etkinliğinde duyurulan iOS 9'u, ve Apple'ın iPhone 5 ve üstü cihazlara vermesi bekleniyordu. Fakat öyle olmadı. Apple çok şaşırtıcı bir hamle yaparak, iOS 9 güncellemesini iPhone 4S cihazlara da vereceğini duyurdu. Bu durum bir çok kesim tarafından şaşkınlık yarattığı kadar, akıllarda bazı soru işaretleri bırakmadı değil.

Bilindiği üzere iPhone 4S 2011 yılında çıkan bir telefon. Normal şartlar altında telefon üreticileri çıkan en güncel işletim sistemi güncellemelerini, 2-3 yıl önce çıkardıkları telefonlarına vermezler. Çünkü telefon üreticileri, donanım olarak eskiyen cihazlarının yeni çıkan işletim sistemini kaldıramayacağını düşünürler. Haklı olarak da eskiyen cihazlarının performans kaybı yaşamasını istemezler. Bu sebepledir ki 4 sene önce çıkan iPhone 4S'in, 512 MB Ram ve çift çekirdekli 800 Mhz işlemcisi ile iOS 9'da nasıl bir performans vereceği merak konusu oldu.

Her ne kadar iOS 9 ile güç tasarruf modu, baştan aşağı güncellenmiş Apple Music uygulaması, daha da iyileştirilmiş harita, siri, spotlight ve notlar uygulaması gibi belli başlı özellikler ile gelecek olsa da Apple'a yakın kaynaklar tarafından, iOS 9'un daha çok performans ve stabilite güncellemesi olacağı söyleniyordu.

iOS 9'un iPhone 4S cihazlara gelecek olması ile beraber iOS 9'un performans ağırlıklı bir güncelleme olacağı söylentisi kısmen de olsa dorğulanmış oldu. iOS'un en iyi performansa sahip sürümü olan iOS 6'dan itibaren çıkan iOS 7 ve iOS 8 güncellemeleri ile Apple'ın, bir türlü iOS 6'daki performansı iPhone 4S cihazlara getiremediğini bilinmekte.

Apple'ın müşteri memnuniyetine önem veren ve uzun süreli müşteri desteği sağlayan  bir şirket olduğu bilinmektedir. Ayrıca iOS 9'un da peroformans ağrılıklı bir sürüm olacağı da düşünülürse Apple'ın, iOS 9 güncellemesi ile iPhone 4S kullanıcılarını üzmeyeceğini düşünüyorum.

Özellikle iOS 8 ve sonrasında iOS 8.4'e kadar çıkan güncellemeler, performans açısından iOS 7'nin de gerisinde kalmıştı. Performans ağırlıklı olacağı söylenen iOS 9 ile beraber iPhone 4S cihazlar için bir çok senaryo üretilebilir.

Mesela en kötü ihtimalle iPhone 4S cihazlar yine iOS 8 gibi olurlar ama kesinlikle kasma veya yavaşlama yaşamazlar diye düşünüyorum. Biraz daha iyi bir ihtimali düşünecek olursak performans olarak iOS 8'den çok daha iyi olabilirler fakat bir tık iOS 7'nin gerisinde kalabilir. En iyi ihtimal ile iPhone 4S cihazlar iOS 7'deki performansını yakalayabilir.

Tabii hep ihtimalleri düşünerek bir takım varsayımlar yaptık. Önceki sürümlerinden daha iyi olabileceği konusunda şuanda kesin olarak konuşmak mümkün değil. iOS 9 şuan için beta aşamasında. Final sürümünün çıkmasıyla beraber neyin, ne olduğunu hep beraber daha iyi görebileceğiz. Şuan için performans odaklı olacağı söylenen iOS 9'un iPhone 4S cihazlarda kasma yapmayacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Yazının devamını oku
Cep telefonu veya tablet üzerinden internette gezinirken, kimi zamanlarda web sitelerini masaüstü görünümünde açma ihtiyacı hissedebiliyoruz. Diğer mobil tarayıcılarda siteleri, masaüstü site görünümünde açma özelliği gözle görülebilir bir yere konumlandırılmışken, Safari'de bu özellik çoğu kişi tarafından farkedilemeyebiliyor.


1) İlk önce siteyi Safari ile normal bir şekilde açın. Site mobil görünümde açıldıktan sonra adres kutucuğuna tıklayın.

2) Klavye gelecektir. Klavyeyi aşağı doğru indirin. Üstteki görselden de göreceğiniz üzere, 2 numaralı yerden itibaren ok işaretinin ucuna kadar elinizi kaydırın.

3) Klavye aşağı doğru kayınca üst kısımda "Favorilere Ekle" ve "Masaüstü Siteyi İste" seçenekleri gelecektir. Bu adımda "Masaüstü Siteyi İste" seçeneğine tıklayın.

4) Son adımda ise, üstteki ekran görüntüsünden de göreceğiniz üzere sitenin masaüstü görünümü karşınıza gelecektir.

Yazının devamını oku
Apple'ın, Apple cihazlar arası mesajlaşma uygulaması olan iMessage'ın en büyük problemlerinden biri de herkesin bildiği üzere etkinleştirme sorunudur. iPad cihazlara hat takılamadığı için iMessage, etkinleştirme gibi bir problemle karlaşmadan sorunsuz olarak aktif edilebilmektedir. iPhone cihazlarda ise durum farklı.


Apple'ın resmi sitesindeki açıklamalara göre iMessage ayarlarınızı yapsanız bile "Etkinleştirme bekleniyor..." problemi yüzünden, etkinleştirme işlemi gerçekleşene kadar hattınızdan 30 dakikada bir yurt dışı SMS ücreti kesiliyor. Özellikle de hattınız faturalı bir hat ise, bu durum faturanızın kabarık gelmesine sebep olabilir. Bu durumda ise tek çözüm yolu, iMessage ayarlarınız yaparken cihazınızı  uçak moduna almak olacaktır.

1) İlk önce cihazınızı uçak moduna alın. Sadece Wi-Fi bağlantınız aktif olsun. Daha sonrasında ise Ayarlar -> Mesajlar kısmından iMessage yazılı kısmı aktif hale getirin. Bunun haricinde alt kısımda bulunan "Gönder ve Al" kısmında herhangi bir e-posta adresinizin kayıtlı olduğundan emin olun. Eğer o kısımda herhangi bir e-posta adresi yoksa gerek iCloud adresinizi gerekse de GMail, Outlook, Yandex gibi herhangi bir mail adresini "Başka bir e-posta ekle" kısmından ekleyin. Eklediğiniz bu e-posta adresleri seçili olsun. Yani başında tik işareti olsun. En az 1 veya daha fazla e-posta adresi girebilirsiniz. Bunda herhangi bir sakınca yok.

2) iMessage özelliğini aktif edip, mesaj gönderip-alma işlemlerini gerçekleştirebilmek için mail adresinizi ekledikten sonra iMessage hesabı olan herhangi bir arkadaşınıza, SMS mesajı gönderilen yerden iMessage mesajı yollayın. Bunu yapmak için ise iPhone veya iPad kullanan diğer arkadaşınızın da iMessage aktif olmalı. Mesajı gönderirken ise "Kime" yazılı kısma arkadaşınızın numarasını değil, arkadaşınızın cihazındaki "Gönder ve Al" kısmında yazmış olduğu e-posta adresini yazarak mesajınızı gönderin.

3) Mesajınız sorunsuz bir şekilde karşı tarafa gönderildikten belli bir süre sonra telefonunuzu uçak modundan çıkarın. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var. Telefonunuzu uçak modundan çıkardıktan sonra şöyle bir uyarı mesajı ile karşı karşıya kalacaksınız :


Bu uyarı mesajında "Vazgeç" seçeneğine dokunun. Daha sonrasında ise Ayarlar -> Mesajlar kısmından tekrar iMessage kısmına girin. "Etkinleştirme bekleniyor..." yazsının kaybolduğunu ve iMessage'nin hiçbir ücret kesintisi yaşamadan aktif olduğunu göreceksiniz.

Bakınız şu şekilde :

iMessage Uyarı Penceresini Her Zaman "Vazgeç" Yapın

"Operatörünüz, iMessage'ı etkinleştirmek için kullanılan SMS mesajlarını ücretlendirebilir" yazılı iMessage uyarı penceresi geldiğinde eğer "Tamam" derseniz telefonunuz otomatik olarak ABD'ye SMS yollar hattınızdan ücret kesintisi yapılır. Bu sebeple iMessage uyarı penceresi geldiğinde kesinlikle ama kesinlikle "Tamam" yap-ma-yın. iMessage uyarı penceresi karşınıza gelince "Vazgeç" yapın. Zaten bir defa "Vazgeç" yaptıktan sonra o uyarı penceresi bir daha karşınıza çıkmıyor. Ne zaman ki telefonunuzu kapatıp tekrar açarsınız, işte o zaman o uyarı penceresi, telefon ilk açıldığında karşınıza tekrar gelir. Siz tekrar "Vazgeç" yaparak iMessagesorunsuz bir şekilde kullanmaya devam edebilirsiniz. Telefonunuz tamamen kapanıp açılmadığı sürece o pencere karşınıza hiçbir zaman gelmeyecektir.
Yazının devamını oku
Periscope uygulaması resmi web sitesi olan www.periscope.tv üzerinden de görüleceği üzere şuan için Apple iOS ve Android cihazlara indirilip kurulabilmektedir.

Uygulamayı Apple cihazınıza indirmek için : iPhone veya iPad için Periscope İndir
Uygulamayı Android cihazınıza indirmek için : Android için Periscope İndir

Bunun haricinde eğer Apple kulanıcısı iseniz, cep telefonlarınızdaki AppStore uygulamasının arama kısmına Periscope yazarak uygulamayı mağazada aratıp indirebilirsiniz.

Eğer Android kullanıcısı iseniz, cep telefonlarınızdaki Google Play Store uygulamasının arama kısmına Periscope yazarak uygulamayı mağazada aratıp indirebilirsiniz.

 Uygulama tamamen ücretsizdir.



Bakınız : Periscope Nedir ve Nasıl Kullanılır?

Windows Phone'a İleriki Zamanlarda Gelecek
Periscope uygulamasının Windows Phone cihazlar için şuanda resmi bir uygulaması yok. Eğer var ise bile yan uygulamadır ve hiçbir resmiyeti olmaması sebebiyle uzak durmanızı tavsiye ederim.

Eğer bir Apple ve Android cihazınız yok ise şuan için sadece yayını yapan kişinin kendi yayın linkini paylaşması halinde, o link üzerinden kişilerin yayınlarını canlı olarak izleyebilirsiniz fakat yayın yapamaz ve yayının chat kanalına mesaj atamazsınız.
Yazının devamını oku
Symbian, iOS, Android, Windows başta olmak üzere hemen hemen her platformda uygulaması olan Opera Mini tarayıcısını kullanarak tüm yasakları aşabildiğinizi biliyor muydunuz? Gerek tabletinizden gerekse de telefonunuzdan hiçbir ayar yapmadan ve ekstra bir program kullanmadan sadece Opera Mini tarayıcısını kullanarak tüm yasakları aşmanız mümkün.

İnternet yasaklarının giderek arttığı günümüzde yasaklar, kimi zaman sosyal medya sitelerini etkileyebilmektedirler. Durum böyle olunca çeşitli yöntemler ile insanlar yasaklı sitelere giriş yapmanın yöntemlerini ararlarken Opera Mini kullanıcıları hiçbir ayar yapmadan ve hiçbir ek program indirmeden cep telefonlarından sorunsuz bir şekilde tüm yasaklı sitelere nasıl girebildiklerini merak ettiniz mi hiç?



Opera Mini'nin bu "yasağı aşma" özelliğinin ardında yatan sebep ise Opera'nın, Opera kullanıcılarına özel olarak sunduğu veri merkezidir. Bu veri merkezinde dünyadaki tüm sitelerin IP adresleri mevcuttur. Siz bir internet sitesine bağlanacağınız sırada Opera, arkaplanda size hissettirmeden ilk önce kendi sunucularına bağlanır. O sunuculardan istediğiniz websitesini alır, bu websitesini veri sıkıştırma teknolojisi ile sıkıştırıp size verir. Opera'nın bu veri merkezini kullanmasıyla aslında, web sitelerinin yüklenirken ki boyutlarını minimize ederek, internet paketimizden tasarruf yapmayı sağlamak ve aynı zamanda daha az veri yükleyerek internette daha hızlı sörf yapmak amaçlanmıştır.

Kısacası bir internet sitelerine bağlanacağımız zaman internet sitesi Opera'nın veri merkezi süzgecinden geçiyor. Girmek istediğimiz internet sitesine biz ISS'den değil, Opera Mini'nin sunucularından bağlanıyoruz. Hâl böyle olunca, Opera kullanıcıları herhangi bir internet sitesine girmek istedikleri zaman, girmek istedikleri sitenin IP adresine ve dolayısıyla o sitenin kendisine ulaşmak için bölgedeki Internet Servis Sağlaycılarının (ISS) DNS sunucularını kullanmaya gerek duymuyorlar. Yasakların da ülkemizde direkt olarak DNS sunucuları üzerinden yapıldığını düşündüğümüz zaman, Opera'nın farklı amaçlar için geliştirmiş olduğu veri merkezi sunucuları aynı zamanda internet kullanıcılarına, hiçbir engele takılmadan internette özgürce sörf yapma imkânı tanıyor.
Yazının devamını oku
Uzun zamandır beklenen güncelleme geldi ve Siri sonunda Türkçe oldu. Peki Siri nasıl Türkçe yapılır? Halen Türkçe yapamayan Apple kullanıcıları için nasıl Türkçe yapılacağını ve eğer Türkçe olmuyorsa neden Türkçe olmadığına dair bilgileri bu başlık altında toplamaya karar verdim.

Siri, Apple cihazlara özel bir asistandır. Android kullanıcılarına üzülerek söylemem gerekir ki Siri sadece Apple cihazlarda kullanılabilir .Eğer Apple cihaz kullanıyor iseniz, bunun için cihazınızın modelinin ne olduğu önemlidir. Şimdi adım Siri nasıl Türkçe yapılır ve hangi cihazlarda Türkçe Siri kullanılabilir ona bakalım.

1) Öncelikle Siri'nin Türkçe olması için cihazınızın iOS 8.3 güncellemesini alması gerekmektedir.
iOS 8.3 güncellemesini alan Apple cihazlarının listesi :
  • iPhone 4S
  • iPhone 5
  • iPhone 5C
  • iPhone 5S
  • iPhone 6
  • iPhone 6 Plus ve sonrası çıkacak tüm iPhone cihazları
  • iPad Mini
  • iPad Mini 2
  • iPad Retina
  • iPad Mini Retina
  • iPad Air
  • iPad Air 2
  • iPad 3 Mini ve sonrası çıkacak tüm iPad modelleri

2) Eğer cihazınız listede yer alıyora siz de hemen cihazınızı iOS 8.3'e güncelleyin. Cihazınızın güncelleme işlemi bittikten sonra Siri otomatik olarak Türkçe olacaktır.

3) iOS 8.3'e güncellemenize rağmen Siri Türkçe olmadıysa eğer, cihazınızdaki Ayarlar -> Genel -> Siri kısmına gelerek, Dil kısmını Türkçe yapın.


Siri'nin nasıl Türkçe yapılacağına dair benim bahsedeceklerim bu kadar. Aklınıza takılan ve konu ile ilgili değinmek istedikleriniz var ise aşağıdaki yorum formunu kullanabilirsiniz.
Yazının devamını oku
iPhone iOS 8 ve üstü sürümlerini alan en eski cihazı iPhone 4S olması sebebiyle, iOS 8'in her yeni bir sürümü çıktığında, iPhone 4S kullanıcıları güncellemekte tedirginlikler yaşamaktadırlar. Bunun en önemli sebeplerden biri ise iOS 6.3'ten sonraki her güncellemede, önceye nazaran iPhone 4S'in performansından ödünler vermesidir.

Daha önce buradaki yazımda iPhone 4S için iOS 8.1.1 sürümünden bahsetmiştim. O güncellemeden sonra gelen iOS 8.2 güncellemesi ile iPhone 4S cihazlar, performans açısından biraz daha rahat bir nefes almıştı. Peki ya "iOS 8.3 iPhone 4S'te nasıl performans veriyor" bu konuda da buna değineceğim.

Haber sitelerinde zaten bol bol okumuşsunuzdur. iOS 8.3 güncellemesi ile bir çok güzel özellik geldi Apple cihazlara. Bunlar arasından en sevindirici olanı ise Siri'nin Türkçe olmasıydı elbette. Onun haricinde yeni emojiler, diktenin artan performansı, AppStore'da ücretsiz uygulamalara sürekli olarak parola sorma olayının isteğe bağlı olarak kaldırılması gibi diğer başlıca özellikler de iOS 8.3 ile geldi. iPhone 4S cihazlar için iOS 8.3 ün güncelleme boyutu ise 191 MB'tır.


Gelen yenilikler açısından kıyaslayacağımız zaman iPhone 4S kullanıcılarına kesinlikle ama kesinlikle telefonlarını iOS 8.3'ü güncellemelerini tavsiye ederim. Siri'nin Türkçe olması bile güncelleme için yeterli bir sebep olarak görülebilir bence.

Şuana kadar yazdıklarımla iOS 8.3'e güncelleme sebepleri olarak daha çok gelen yeni özelliklerden bahsettim fakat, kimileri de var ki.. Yeni iOS sürümleri ile gelen özelliklerden çok, cihaz performansına önem verirler. Bu tip kullanıcılar, "özellikler önemli değil, seri çalışsın yeter" diyen kullanıcı tipleridir. O yüzden biraz da performans açısından yorum yapmak istiyorum.

iPhone 4S açısından iOS 8.3 güncellemesi, cihazınıza ekstra performans katmayacaktır. Öncelikle bunun söylememde yarar var. iPhone 4S için en iyi performan veren iOS sürümlerinin iOS 6.3 ve iOS 7.1.2 olduğunu zaten biliyoruz fakat iOS 8 sürümleri arasından en iyisi hangisi diyecek olursanız kesinlikle 8.2 derim. Yani kısacası iOS'a gelen 8, 8.1, 8.2 ve 8.3 sürümleri arasından performans olarak en memnun kaldığım sürümün iOS 8.2 olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Sonuç - 1) iOS 6.3 veye 7.1.2 kullanıyorsanız ve performansa önem veriyorsanız güncellemeyin. Performans istemiyorum daha çok özellik istiyorum diyorsanız kesinlike güncelleyin. Performansın düştüğü doğru ama öyle donma falan olmuyor elbette. Pek kâle alınmayacak derecede ufak takılmalar oluyor zaman zaman ama o da gün boyunca ancak 4-5 defa olur. Hiçbir zaman bir Android cihaz gibi kasmaz. Bunun garantisini rahatlıkla verebilirim :)

Sonuç - 2) iOS 8 ve 8.1.1 kullanıyorsanız kesinlikle iOS 8.3'e güncelleyin. iOS 8 veya 8.1 kullanıcıları için bu konudaki kararım son derece net. Ekstra yoruma bile gerek yok. Direkt iOS 8.3'e güncelleyin!

Sonuç - 3) iOS 8.2 kullanıyorsanız ve iOS 8.3'e güncellemekte karar kaldıysanız eğer, bunun için tekrar söylemem gerekir ki iOS 8.2 ile iPhone 4S cihazınızda, performans olarak artış olmayacak. Yani iOS 8.2 ne ise bu da aynı performans olarak. Bir artış yok. Belli başlı uygulamalarda performans artışı gördüm sadece.  Örneğin ayarlara girerken yada hava durumu, mail gibi uygulamalarda sadece artış var. Onun dışında her şey aynı ama ek özellikler gelmiş. Siri Türkçe olmuş, Emojiler çok güzel olmuş. Bu tarz güzel özellikler gelmiş. Bence güncelleyin. Daha da kötü olmaz telefonunuz ama performans olarak daha da iyi olmaz. Sadece ekstra özellikler gelir. Özellikler için güncellenebilir bence. Sorun yok. Kimi yerlerde gereksiz takılmalar gördüm iOS 8.3'te. O sebeple yazının ortalarında iOS 8 versiyonları arasından performans olarak en çok 8.2'yi beğendim demiştim. Bahsettiğim takılmalarda öyle abartılacak cinsten değil zaten. Sadece menüdeki klasörlendirmelerde farkettim dediğim takılmayı ve bazen arka plandaki uygulamaları kapatırken. Ayrıca iOS 8.3 için belli bir süre performans ve stabilite güncellemesinin geleceğini düşünüyorum. O yüzden içiniz rahat bir şekilde güncelleyin bence. Hiçbir şey değil de Türkçe Siri için güncellenir be. :)

iOS 8.3 ile ilgili benim söyleyeceklerim bu kadar. Ekstra sorularınız için alttaki yorum formunu kullanabilirsiniz.

Sonraki yazı : iOS 9 iPhone 4S'te Yavaşlama ve Kasma Yapar Mı?

Yazının devamını oku
iPhone veya iPad cihazlarınız için Mail ayarlarından gerekli ayarlamaları yaptığınız halde, e-postalarını göremiyorsanız ve aynı zamanda "Posta Alınamıyor" veya "'imap.google.com' için kullanıcı adı ve şifresi hatalı" gibi sorunlarınız var ise, doğru yerdesiniz. Bu yazıda anlatılanları adım adım uygulayarak çok basit bir şekilde sorunuzu çözebilirsiniz. Şahsen test edip de başarıya ulaştığım bir yöntem olduğu için, bu anlatacağım çözüm yolu için kesin çözüm diyebilirim. Çözüm yolunu 2 adımda anlatacağım. Sorunu çözmek için her iki adımı da doğru bir şekilde uygulamanız gerekmektedir.


Çözüm için 1. adım : IMAP Ayarları

İlk önce imap sorununu halledelim. IMAP sorunu için www.gmail.com adresine girin ve mail ayarları kısmını açın. Daha sonra sağ üst kısımdaki dişli çarka tıklayıp, "Ayarlar" yazan kısma tıklayın. Buradaki ayarlardan "Yönlendirme ve POP/IMAP" sekmesine girerek imap'ın etkin olduğuna emin olun. Etkin değil ise, etkinleştirin. POP kısmını ise devre dışı bırakın ve sayfanın en alt kısmından "Değişiklikleri Kaydet" yaparak ayarlarınızı kaydedin. GMail'e giriş yapmış iseniz buraya tıklayarak dediğim sayfayı direkt olarak açabilirsiniz.


Çözüm için 2. adım : Uygulama Şifresi Oluşturmak

Çözüm 1'deki ayarlamaları doğru bir şekilde yaptıktan sonra, çözüm 2'ye geçmek için hemen telefonunuzu elinize alın ve aşağıdaki yazılanları adım adım yapın. Çözüm 2'yi 3 adım şeklinde anlatacağım size.

1) Ayarlar Kısmından Gmail Hesabınızı Yeniden Ekleyin


Telefonunuzun yada tabletinizin ayarlarına girin. Mail, Kişiler, Takvim yazan kısmından Gmail hesabı ekleyin. İlk eklediğinizde, sol taraftaki ekran görüntüsünden de göreceğiniz üzere,  'imap.google.com' için kullanıcı adı ve şifresi hatalı" hatası ile karşılaşacaksınız. Siz buna aldırmayın ve "Tamam"a tıklayarak pencereyi kapatın. Daha sonra da sağ üst köşeden "Sonraki" yazan yere tıklayarak hesap ekleme işleminizi bitirin.



Gmail hesabınızı telefonunuza doğru bir şekilde ekledikten sonra, cihazınızdaki mail kutunuzu kontrol edin. Sağdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi e-postalarınız halen gözükmüyorsa, büyük ihtimalle 2 adımlı doğrulama seçeneği size engel olmaktadır. Bunun çözüm yolu ise, bilgisayarınızdan Google hesabınıza giriş yaparak, "Uygulama Şifresi" oluşturmaktır. Size vereceğim link ile çok basit bir şekilde kendi "Uygulama Şifrenizi" oluşturabileceksiniz. Bunun için yazıyı okumaya devam edin.





2) Uygulama Şifresi Oluşturmak
Uygulama şifresi oluşturmak son derece basittir. Bunun için ilk önce  : https://security.google.com/settings/security/apppasswords adresine tıklayın. Gelecek olan sayfada sizden giriş yapmanız istenecektir. Buradan, cihazınıza kaydetmek istediğiniz Gmail adresiniz ve şifreniz ile sisteme giriş yapın. Karşınıza gelecek olan ekrandan ise cihazınızı seçin. iPhone cihazınız için ayar yapacaksanız iPhone'u seçin. iPad için ayar yapıyorsanız iPad'ini seçin. Diğer kısım "Posta" olarak kalsın.



Cihaz seçme işleminden sonra "Oluştur" yazan kısma da tıkladıysanız eğer, artık her şey tamamdır! Üstteki resmin 2. adımında da gördüğünüz üzere uygulama şifremiz artık hazır! Ben ekran görüntüsünde kendi şifremin üzerini sansürledim. Size de tavsiyem, şifrenizi kimseyle paylaşmamanızdır.

Hadi şimdi son adıma geçelim..

3) Uygulama Şifresini Cihazınıza Girin
"Oluştur"a tıkladıktan sonra karşınıza bayağı uzun bir şifre gelecektir. Bu pencere  açık kalsın ve hemen telefonunuzu veya tabletinizi elinize alın. Ayarlara girin. Mail, Kişiler, Takvim yazan kısmından daha önceden eklemiş olduğunuz Gmail adresinizin üzerine tıklayın. Hesap kısmına girin ve karşınıza gelecek olan şu alttaki ekrandan "Parola"nızın yazılı olduğu kısmı silin. "Parola"nızın yazılı olduğu kısmı sildikten sonra, o kısma Google'ın bize vermiş olduğu uygulama şifresini yazacaksınız.




Özetle : 
Uygulama Şifresi Nasıl kullanılır?
  1. iPhone'unuzda veya iPad'inizde “Ayarlar”ı açın.
  2. “Mail, Kişiler, Takvimler"i seçin.
  3. Kullanılabilir hesaplar listesinden Google Hesabınızı seçin.
  4. Hesap bilgilerinizi düzenleyin ve şifrenizi, yukarıda gösterilen 16 karakter uzunluğundaki şifreyle değiştirin.

Şifreyi telefona yazarken bitişik olarak yazın. Yani Google'ın verdiği gibi aralıklı bir şekilde yazmayın.

Uygulama şifresini "Parola" yazan kısma yazdıktan sonra, sağ üst köşeden "Bitti" yazan yere tıklayın ve işlem tamamdır! :) Artık Apple cihazınızdaki mail kutusundan gönül rahatlığıyla maillerinizi yönetebilirsiniz. :)

Uyarı : Normal şifrenizde olduğu gibi, bu uygulama şifresi de Google Hesabınıza tam erişim sağlar. Bunu hatırlamanız gerekmeyeceğinden bir yere not etmeyin veya kimseyle paylaşmayın.

Konu ile ilgili yorumlarınızı eksik etmeyin. Takıldığınız yerleri de sorarsanız eğer, elimden geldiğince sizlere yardımcı olmaya çalışırım. Kolay gelsin. :)

Yazının devamını oku
Daha önceki yazımda kullandığım telefon serisini yazmaya başlamıştım.

Bakınız : Kullandığım Telefonlar Serisi - 1 : Motorola CD930 ve NOKIA 7110

Orada kullandığım Motorola ve Nokia telefonlarından bahsettikten sonra, bu başlık altında kullandığım telefonlar serisinden bahsetmeye devam edeceğim. Listemizde sıra Siemens'in C55 modeline geldi. Ondan sonra ise Nokia'nın klasikleşmiş telefonu Nokia 1112 geliyor.


3) SIEMENS C55

Bir telefon ancak bu kadar küçülebilir dediğimiz zamanlar. Yine bu telefonum da renksiz ekrandı. Telefonun piyasaya çıkış tarihi 2002 yılı. Bir önceki NOKIA telefon için saydığım tüm özellikler bu telefonda da vardı. Ondan farklı olarak ayrıca ses algılama özelliği vardı bu telefonun. Mesela telefona "Mesajlar" dendiği zaman, mesajlar bölümü açılabiliyordu yada "Ali" dediğin zaman otomatik olarak rehberde bulabiliyordu. Telefonun özelliklerinden bir tanesi de ses kaydı yapabiliyordu. O zamanlarda bir telefon için önemli bir şeydi tabi bu.

 Telefonun oyunları arasında ise "Prince Of Persia" diye bir oyun vardı. Renksiz ekran bir telefon için gayet güzel bir oyundu. Oyunun, girişinde veya bitimindeydi tam hatırlamıyorum ama çok hoş bir müziği vardı. Hatta müziği halen aklımda. Geçenlerde aradım ama o müziği bit türlü bulamadım. İnternette o oyunun bazı müziklerinin olduğu bir site buldum fakat yinede o müziği bulamamıştım.

Telefon 80 gr ağırlığında ve 700 mAh bataryaya sahipti. Renksiz ekrandı ama internette gezinti yapılabiliyordu. Hatta bir zamanların popüler chat uygulaması olan E-buddy aracılığıyla ile bu telefondan  MSN hesabınıza bağlanıp, arkadaşlarımla mesajlaşabiliyordum.

Yanıt vermek istemediğiniz bir telefon geldiğinde yıldız (*) tuşuna basarsanız, sadece o çağrı için telefonun sesinin ve titreşiminin kesilmesi gibi bir özelliği de vardı. Kendi küçük, faaliyeti büyük denecek türden bir telefondu. Telefon melodileri arasında ise hayvan sesleri vardı. Özellikle kedi sesi o kadar gerçekçiydi ki. Kedi sesini açıp bir yere gizlendikten sonra çevredeki kediler sese doğru gelirlerdi. Bunu şahsen denemiştim. :)


4) NOKIA 1112


Bir zamanlar çoğu kişinin kullandığı bir telefondu. Nokia'nın 2006 yıllarında  duyurduğu bir telefon. Halen kullananlar vardır büyük ihtimalle. Renksiz ekran. Nokia'nın piyasada ucuz bir fiyata sattığı klasik telefonlarından biridir. Hatta günümüzde de Nokia'nın bu tarz telefonlarına rastlamak mümkün. Tek fark ise ekranlar artık renksiz ekran değildir ve belli başlı sosyal medya uygulamarını da artık destekliyorlardır. Açıkçası pek de bahsedilecek bir telefon değil. Sadece konuşma ve mesajlaşma özelliği olan bir telefon. Alarm, kronometri gibi klasik özellikler de mevcut. Nokia'nın meşhur Snake oyunu yine bu telefonda da vardı.

Sıradaki yazı : Kullandığım Telefonlar Serisi - 3 : Nokia E63

Kullandığım telefonlar serisinin tamamı için buraya tıklayabilirsiniz.

Yazının devamını oku
Teknoloji denince artık akla "akıllı telefon" gelen bir devirdeyiz. Şuana kadar tüm sitelerde akıllı telefonların özellik kıyaslamaları, dayanıklılık, donanım özellikleri, işletim sistemi performans testleri yapılmaktadır. 2014'ün bitimine az kala olaya farklı bir açıdan yaklaşayım dedim ve çıkış tarihini de baz alarak 2014 yılımım en şık akıllı telefonlarının bir listesini çıkarayım dedim.

İnceleme yaparken dış görünüm şıklığına göre değerlendirme yapılmıştır. Güzellik kavramı göreceli olacağı için, kimimize şık gelen bir telefon kimimize pek de hoş gelmeyebilir. Yazıdaki sıralamayı değerlendirirken de bunu da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.

1) HTC DESIRE EYE

DESIRE EYE modei, 2014'ün sonlarına doğru çıkan bu telefon, bence Android telefonlar arasında en şık olanıdır. Çok hoş bir görünüme sahip. Zaten HTC markası, amiral gemisi telefonlarında dış görünüm olarak her zaman rakiplerinden bir adım öndedir tasarım konusunda. Arka ve önde 13 MP kamera ve her iki tarafta da çift flaş bulunduran bu tasarım, kamera haricinde genel anlamda da bence akıllı telefonlar arasında en şık olmayı hakeden bir tasarıma sahip.



2) SAMSUNG GALAXY ALPHA

Her ne kadar bazı kesimler tarafından iPhone çakması gözüyle bakılsa da Samsung, tasarım olarak çok iyi bir iş çıkarmış. Samsung'un ilk metal kasa akıllı telefonudur. Parmak izi okuyan home tuşu ise bu telefonun kasasına ayrı bir hava katmakta.


3) HTC ONE M8

Üçünü sırada yine HTC marka bir telefona yerdim. Şuana kadar hiç HTC cep telefonu kullanmamış olsam da tasarım olarak son derece başarılılar. HTC DESIRE EYE ile HTC ONE M8 modelleri arasında hangisini ilk sıraya koyacağıma kararsız kalsam da nihayetinde ONE 8'e ikinci sırayı buldum. Çünkü arka kısmını oval olarak tasarlamışlar. Her ne kadar önden şık olarak dursa da arka taraftan bakılınca telefonun kötü bir görüntü vermesine sebep olmuş.



4) ASUS ZENFONE 5

Zenfone6'ya göre Zenfone 5 bana göre daha şık bir görüntüye sahip. Donanım özellikleri olarak Intel işlemci kullanan Asus, Zenfone tasarımı ile 4. sırada kendine yer buldu.



5) CASPER VIA 5

Ovalliği son derece az olan Casper VIA 5 tasarımı, onlarca büyük marka arasından kendine has, güzel bir tasarımla karşımıza çıkıyor. Kullanım oranları rakiplerine göre az olsa da tasarım konusunda "abi bir bakayım, bunun markası ne?" dedirten bir tasarıma sahip olduğunu düşünüyorum.


6) SAMSUNG GALAXY NOTE 3

Galaxy S ve Note serilerinin hep bilindik bir tasarıma sahip olması sebebiyle kullanıcılara ne derece ilgi çekici gelir bilmiyorum ama; Note serisi de bu listede yer almayı hakeden bir tasarıma sahip olduğunu düşünüyorum.



7) SONY XPERİA Z3

Sony'in amiral gemileri arasında 2014'te en son çıkardığı model olan XPERIA Z3 modeli, üst ve alt kısımlardan çok fazla ekranı gereğinden kapatması sebebiyle 7. sırada kendine yer buldu. O kısımlar biraz daha inceltilebilseydi eğer daha iyi bir görünüm elde edilebilirdi diye düşünüyorum.


8) LG G3

Aslında buraya LG G2 modelini yazacaktım ama; 2014 model telefonları kıyasladığımız için ve LG G2 modeli 2013 çıkışlı olması sebebiyle, mecburen 2014 çıkış tarihine sahip G3 modelini yazdım listeye. G3 ve G2 modelleri dış görünüm olarak birbirlerine çok benzeseler de G3 modelinin hafif biraz daha uzun olmasının haricinde alttan da sanki G2'ye kadar biraz daha fazla oval olması G2'ye kıyasla daha kötü bir görüntü vermiş telefona. Fakat genel itibariyle aralarında hemen hemen hiç fark yok gibi. LG telefonlarının G2 ve G3 modelleri özellikle de sağdan, soldan, üst ve alttan olabildiğince ince kenarlılığa sahip olması sebebiyle 2014'ün şık ve ilgi çekici akıllı telefonları sıralamasında olmasına uygun buldum. Ayrıca arka kapakta yer alan, kamera altındaki tuşlar da diğer telefon markalarında olmayan ilgi çekici bir detaydır.




Diğer 2 Akıllı Telefon Modelleri

Buraya kadar en şık Android telefonları kıyasladık. Bunun sonrasında ise Android olmayan 2 telefon markası geliyor. Bunlardan biri iPhone 6 ve bir diğeri ise BlackBerry Passaport telefonları. Bu telefonları son yazmam, listenin sonuncu telefonları olmaları anlamına gelmiyor. Siz kendiniz, en şık Android telefonlar sıralamasında uygun bulduğunuz yerlere bu iki modeli ekleyerek kendin listenizi oluşturabilirsiniz.

iPhone 6

iPhone 6 modeli, önceki modellere göre son çok fazla büyük olarak görünse de elinize alıp incelediğiniz takdirde hoş bir görüntüsü olduğunu söyleyebilirim. Keşke oval kenarlılık değil de önceki seriler gibi kare köşeli tasarım yapsalarmış. O zaman daha da hoş olabilirdi. Örneğin 2013 senesinde çıkan iPhone 5S tasarım konusunda çok mükemmel bir telefondu. O tarz bir şey yapılsaydı daha da hoş olabilirdi. iPhone 6 Plus'ı listeye almadım çünkü oldukça büyük bir boyuta sahip. Her iki model arasında da o yüzden iPhone 6'ya yer verdim. Tüm akıllı telefonların da dahil olduğu komple bir liste yapacak olsaydım iPhone 6'yı ilk 3 arasına eklerdim.



BlackBerry Passport

Battı batacak denen şirket son anda "Ya istiklâl ya ölüm!" diyerekten çıkarttıkları amiral gemisi olan Passaport modeli ile kısmen de olsa şirketi büyük bir bataklığa sürüklemekten kurtardılar. Telefonun çıkış fiyatı olarak 3300 TL'den satılmaya başlanan Passport modeli, güçlü donanım özellikleri ve güçlü pili ile iş telefonu kategorisine, çok güzel bir ürünle katkısını sürdürmeye etti.


Konu ile ilgili değerleri yorumlarınızı, aşağıdaki yorum formuna yazabilirsiniz. Sizce 2014'ün en şık telefonu hangisi?
Yazının devamını oku
iPhone marka telefonlar ile ilgili belkide en çok yapılan dedikodulardan biri de şarjının çabuk tükendiği yönündedir. Sonuçta bir akıllı telefondan bahsediyoruz ve ideal bir akıllı telefon için şarjınız bir günü rahat çıkarabiliyorsa, sorun yok demektir. Şarj konusu ile ilgili olarak, özellikle iPhone marka telefonlar eleştirildiğinden dolayı, bu konuyu araştırmak istedim. Buna istinaden, iPhone'u çeşitli kullanımlar ile test ettim. Bu kullanımlar sonucunda gördüm ki aşırıya kaçılmadığı sürüce, bir iPhone şarjının 1 günden çok daha fazla dayandığını tespit ettim. Özellikle son iki başlıktaki incelemelerim ve attığım ekran görüntüleri ile bunu net olarak görebilirsiniz.

*Testler iPhone 4S ile yapıldı.

Çok Fazla Kullanımda iPhone Şarjı Ne Kadar Gider?

Tüm bildirimler açık, internetten hiç kopmuyorsanız, konum bilginiz açık, sosyal medya hayatınızın odağı olmuş, ekran parlaklığınız otomatik ve kanı kaynayan bir genç olduğunuzu varsayalım. Bu durumda şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, telefonunuzu günde 2 kez bile şarj edebilirsiniz. Bunu net olarak bir günümü ayırıp test etmedim, uzun süreli bu şekilde kullanımlarıma göre bir genel olarak bir istatistik verecek olursam; 6 saatlik kullanım ve 12 saat bekleme sonunda şarjınız biter. Yani son tam şarjdan sonra telefonunuz sadece 12 saat dayanıyor diyebiliriz. Yani, sabah 8-9'da şarjdan çıkardığınız telefonunuzu akşam yine 8-9 gibi şarja takmanız gerekecektir. Sabahtan akşama kadar bir günü çıkardığını söyleyebiliriz. (*Bataryası ölmemiş bir iPhone 4S için) Buna ek olarak telefonunuzda çok fazla oyun oynamanız durumunda, wifi değil de daha çok hücresel veriyi gün boyu hiç kapatmadan kullandığınızda bu süre ortalama olarak 4-5 saat kullanım ve 10 saat beklemeye kadar bile düşebilir.

İdeal Kullanımda iPhone Şarjı Ne Kadar Gider?

Bu sefer de şöyle değerlendirelim... Yine telefonu çok kullanan bir genç olduğunuzu varsayalım. Belli aralıklarla sosyal medyada neler oluyor diye takip ediyorsunuz. İnternetten kopamıyorsunuz fakat; bunu yaparken de internetinizi sürekli olarak açık tutmuyorsunuz. İnternetinizi (wifi veya hücresel veri olabilir) ve sosyal medyayı sadece bakmak istediğiniz zaman açıyorsunuz. Sık olarak ve belli aralıklarla mutlaka telefonunuzda sosyal medyayı kontrol etmek için internetinizi açıyorsunuz fakat, asla internetiniz gün boyunca açık kalmıyor. (Dolayısıyla programlar arka planda sürekli kendilerini yenilemiyorlar.) Onun dışında tüm tasarruf önlemleri de alınmış. Mesela konum bilginiz kapalı ve geceleri telefonu uçak moduna alarak veya kapatarak uyuyorsunuz. Telefon ışığı da otomatikte değil, normal parlaklığın biraz altında kullanıyorsunuz diyelim. Bu tarz bir kullanımda telefonunuz ile bir günlük şarj kullanımını rahat bir şekilde çıkarabilirsiniz. Bunu da net olarak bir günümü ayırıp test etmedim ama uzun süreli bu şekilde kullanımlarıma göre bir genel olarak bir istatistik verecek olursam; 5 saatlik kullanım ve 23 saat bekleme sonunda şarjınız biter. Buna bakarak, son tam şarjdan sonra telefonunuzun bataryası 23 saat dayanıyor diyebiliriz.

Az Kullanımda iPhone Şarjı Ne Kadar Gider?

İdeal'in biraz altında. Mesela hiçbir zaman hücresel veriyi kullanmıyorsunuz. Sadece internet olan ortamlarda Wi-Fi ile bağlanıyorsunuz. Bildirimleriniz kapalı, konum bilginiz kapalı, iPhone ayarlarındaki "Uygulamalar arka planda yenilensinler" seçeneği kapalı. İnternetinizi yine ihtiyaç duyduğunuzda açık tutuyorsunuz fakat; onun dışında kapattığınızı varsayalım. İdeal kullanımdan farklı olarak ise orada, tasarruf önlemlerini almış fakat aynı zamanda sosyal medyayı da sık takip eden birini ele almıştık. Bu arada ise sosyal medyayı daha az kullanan birinin iPhone kullandığını düşüneceğiz. Mesela bir çalışandır. Gün boyu ofisinde yada iş yerinde çalışıyordur. Sadece aradabir, fırsat bulduğunda yada boş bir anına denk geldiğinde, sosyal medyaya ihtiyaç duymasa bile "bakalım bugün sosyal medyada ne olmuş, kim ne paylaşmış, takip edeyim biraz" tarzında kullananlar için durum biraz daha iç açıcı. Bu tip kişileri kendini daha çok işine orta yaş guruptaki kişiler olarak değerlendirebiliriz.

Tüm bu yazdıklarımı uygularak, bunu gerçekten test ettim. Bu süre boyunca arada bir iMessage ile mesajlaştım Whatsapp ile mesajlaştım. Aradabir sosyal medyaya girdim. Geceleri uyumadan önce telefonu kapamadım ama kesinlikle uçak modunda bıraktım. Telefonu %100 şarjdan, %7 kalana kadar, bu başlık altında tasvir ettiğim kişilere göre telefonu kullandım. Sonuç olarak şöyle bir istatistik çıktı karşıma; 6 saat 10 dakikalık kullanım, 1 gün 12 saat bekleme süresi. Buradan da görüldüğü üzere, telefon bataryanız son tam şarjdan sonra 1 gün 12 saat dayanabiliyor.


Sadece Gerektiğinde Kullanıldığı Zaman iPhone Şarjı Ne Kadar Gider? 

Bu başlıkta ise az kullanım yapanlardan bile daha az kullananları ele alacağız. Az kullananlar kısmında tasvir ettiğim her şey burada da geçerli fakat ek olarak, bu kişiler gerekmedikçe SMS atmıyor, telefonla konuşmuyor, WhatsApp veya Messenger gibi sosyal medya uygulamalarını sadece işi düştüğünde kullanıyor. Mesela bir arkadaşına bir şeyler yazacağı zaman. Onun dışında pek kontrol etmeyen kişiler. Genellikle de 50 yaş üstü kullanıcı gurubundan bahsediyoruz diyebiliriz. Bunu da ciddi anlamda test ettim. Telefonu en son %95'e kadar şarj etmiştim ve %95 şarjdan %5 kalana kadar telefonu bu şekilde kullandım. (%4'te şarja taktım) Bu süre boyunca (2 gün boyunca) iMessage kullandım, Whatsapp'ı günde sadece 2 kez açıp kullandım, (2 gün içinde 4 kez) mesaj yollama işlemi de yaptım. Bunun haricinde bu süre boyunca 55 dakikalık bir telefon görüşmesi yaptım. Instagram'ı, Gmail, Twitter, Messenger'ı, çok fazla zaman kaybetmeyecek şekilde, 2 gün boyunca, gün içerisinde birkaç kez kullandım. Bir iPhone için çok şaşırtıcı olan şu sonuçları elde ettim ve şöye bir sonuç ile karşılaştım : 5 saat 15 dakika kullanım, 2 gün bekleme süresi. Buradan da görmüş olduğunuz üzere, telefonunuzun bataryası son tam şarjdan sonra 2 gün dayanabiliyor.



Not : Testler iPhone 4S ile yapıldı. Daha üst modellerinde daha iyi performanslar elde edilebilir. Özellikle 5S ve sonrası için bataryaya daha fazla önem veren Apple, 4S'te sadece 1450 mAh batarya kullanarak, iPhone 4S telefonların şarjının neden bu kadar çabuk tükendiğini anlayabilirsiniz. Testin, henüz 1 yılı doldurmamış bir iPhone ile yapıldığını da belirtmem de fayda var. Zira, daha az veya daha uzun süredir kullanılmış iPhone telefonların bataryaları benzer performansları göstermeyebilir.
Yazının devamını oku
Cep telefonunuza mat mı yoksa parlak ekran jelatini takacağınız konusunda kararsızlıklar yaşıyorsanız eğer, eminim ki bu yazıdan sonra bu kararsızlığınız son bulacaktır. Çünkü hem şeffaf yani parlak, hem de mat ekran koruyucu film kullanmış biri olarak bu yazımda tüm izlenimlerimi sizlerle paylaşacağım.

Yaklaşık olarak 2 ay mat ekran koruyucu film kullandım. Daha sonrasında ise parlak ekran jelatini kullanmaya başladım.

 

Mat Ekran Koruyucu Film (Jelatin) İle İlgili İzlenimlerim

Mat ekran kouyucu kullandığım zamanlarda telefonunuzun dokunmatiğini kullanırken sanki ekran filmi değil de ekran üzerinden bir kağıt varmış gibi bir his veriyor size. Elinizi sürttüğünüz zaman bile çıkan sesten bunu anlayabiliyorsunuz zaten. Durum böyle olunca, ekran üzerinde kaliteli bir madde olduğu hissini hemen anlayabiliyorsunuz.

Mat ekran koruyucuda, ekran üzerine gelecek olan su damlacıkları veya kola benzeri sıvı şeyler ve kir çok daha rahat bir şekilde temizlenebiliyor. Yani ekrana acımasızca davranmaktan çekinmiyorsunuz. Kalite olarak parlak jelatinden daha iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Zaten mat jelatin, normal parlak jelatinlerden biraz daha kalın ve sert oluyorlar. Bu sebeple parlak jelatinlere göre daha zor çiziliyorlar.

"Peki mat ekran koruyucu filmlerin olumsuz yanları hiç yok mu?" diye soracak olursanız, tabiiki de var. Her şeyden önce ekran çözünürlülüğünü düşürüyor. Telefonun o parlak ve canlı görüntüsünü yok ediyor. Siz istediğiniz kadar ekran parlaklığını arttırın, ekranda mutlaka kumlanmaya sebep oluyor. Özellikle beyaz arkaplanda bu kumlanmalar çok daha fazla belli oluyor.

Eski tip bir telefon kullanıyorsanız eğer, mat jelatinlerin bu olumsuz özelliği sizin için hiçbir anlam ifade etmeyecektir fakat; pahalı ve ekran çözünürlülüğü yüksek telefonlar kullanıyorsanız bu durum sizin için can sıkıcı olabilir. Zaten ekran koruyucuyu belli bir süre kullanıp çıkardıktan sonra aradaki farkı göreceksiniz. Bu farkı daha iyi anlamak için LCD bir televizyondaki görüntü canlılığı ile normal tüplü bir televizyon arasındaki farkı düşünün. Ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Bu yazdıklarımı madde madde sıralayacak olursam;

Mat Ekran Koruyucu Filmin (Jelatinin) Olumlu Özellikleri :
  • Kullanıldığı zaman ele daha kaliteli olduğu hissini verebiliyor.
  • Daha dayanıklı olduklarından dolayı çok çabuk çizilmiyorlar.
  • Kolay çizilmezler bu sebeple daha uzun ömürlü kullanılabilirler.
  • Kolaylıkla temizlenebilir.
  • Uygulaması daha kolay.

Mat Ekran Koruyucu Filmin (Jelatinin) Olumsuz Özellikleri :
  • Ekran çözünürlülüğünü düşürüyor.
  • Ekranda kumlanma varmış gibi görünmesine sebep oluyor.
  • Ekranda jelatin kullanıldığı anlaşılabiliyor.
  • Mat jelatin, ekranı daha karanlık gösterdiği için ekran parlaklığını yüksek tutmak zorundasınız. Bu da daha fazla pil tüketimi anlamına geliyor.


Parlak (Şeffaf) Ekran Koruyucu Film (Jelatin) İle İlgili İzlenimlerim

Şuanda parlak ekran koruyucu film kullanmaktayım. Mat jelatine göre çok daha ince. Bu sebepten dolayıda parlak ekran filmleri, mat ekran koyuruyucu filmler kadar sağlam değiller.  İnce olmaları sebebiyle de çok rahat bir şekilde çizilebiliyorlar. Mesela mat jelatini iki ay kullanmama rağmen pek bir çizilmeye rastlamazken, parlak ekran koruyucuda henüz 2. haftadan itibaren çizilmeler gördüm.

Parlak ekran koruyucuyu tanıtmaya olumsuz özelliklerden başladım ama; ince olmaları birçok artı özellik de sağlıyor. Mesela, daha ince olmaları sebebiyle ekranda jelatin olup olmadığı hiç belli olmuyor. Hatta kullanım sırasında ekranda bir koruyucu olduğunun farkına bile varmıyorsunuz. Ekran koruyucu kullanmıyormuşçasına bir izlenim veriyor. Yani jelatinin varlığıyla yokluğu belli olmuyor desem yeridir.

En sevdiğim yanı ise, ince ve şeffaf olmalarından dolayı ekran çözünürlülüğünü olumsuz yönde etkilemiyorlar. Kumlanma olayı yok denecek kadar azdır. Dikkatlice bakılmadığı sürece hiç fark edilmiyor bile. Pikselleri öldürmüyor ve telefonun kendi canlı çözünürlülüğünde cihazı kullanmaya devam ediyorsunuz. Ekranı karartmadığı için ekran parlaklığını çok fazla yükseltmeden de rahatlıkla kullanabiliyorsunuz.

Bu yazdıklarımı madde madde sıralayacak olursam;

 Parlak (Şeffaf) Ekran Koruyucu Filmin (Jelatinin) Olumlu Özellikleri :
  • Ekrandaki kumlanma yok denecek kadar az.
  • Pikselleri öldürmüyor.
  • Ekranda jelatin kullanıldığı farkedilmiyor.
  • Ekran çözünürlülüğüne ve parlaklığa olumsuz yönde etki etmediği için, düşük ekran parlaklığında bile telefon kullanılabiliyor.

Parlak (Şeffaf) Ekran Koruyucu Filmin (Jelatinin) Olumsuz Özellikleri :
  • Kolaylıkla çizilebiliyorlar. Bu sebeple mat jelatinler kadar uzun ömürlü değiller.
  • Kolaylıkla çizilebildikleri için belli aralıklarla değiştirmek gerek.
  • Çok ince oldukları için, telefona uygularken çok dikkatli olunması gerek. Aksi takdirde kabarcık yapabilir.

Ekran Koruyucu Film (Jelatin) Kabarcıksız Nasıl Takılır? konulu yazı için buraya tıklayınız.


Mat Ekran Koruyucu Mu Yoksa Parlak Ekran Koruyucu Mu Kullanmalıyım?

Buraya kadar hemen hemen tüm izlenimlerimi yazdığımı düşünüyorum. Peki bu durumda bu kıyaslamayı kim kazandı diye soracak olursanız, burada 2 kriteri göz önünde bulundurmanız gerekmektedir.

Sağlam olsun, ekran çözünürlülüğü pek önemli değil diyorsanız, mat ekran koruyucu jelatin kullanmanızı tavsiye ederim.

Sağlamlık da önemli tabi ama ekran çözünürlülüğe de benim için önemli. Problem değil, ben ekran koruyucu filmi belli aralıklarla yenilerim diyorsanız, parlak yani şeffaf ekran koruyucu jelatin kullanmanızı tavsiye ederim.

Kendi tercihim : Ben her ikisine de kullanan biri olarak, her ne kadar mat jelatin daha sağlam olsa da parlak ekran koruyucu jelatini tercih ettim. Çünkü ekran çözünürlülüğüne de önem veren biriyim. 1000 küsür TL harcadığınız bir telefonunuz varsa eğer ve taktığınız ekran koruyucu mat ise, bunun sonucunda cihazınızın ekran kalitesi orta seviye bir telefon gibi görünüyor. Benim gönlüm buna razı olmadı şahsen. Bu sebeple parlak (şeffaf) ekran koruyucu jelatini tercih ettim.

Konu ile ilgili yorumlarınız veya sorularınız için aşağıdaki yorum formunu kullanabilirisiniz.
Yazının devamını oku
Teknoloji sitelerinde, gözüme çarptığı kadarıyla haber yazılarının altlarında belkide en çok sorulan sorulardan biri olan, "Arkadaşlar, 4S kullanıyorum. Sizce 8.1.1 güncellemesini yapmalı mıyım?" sorusudur. Henüz güncelleme yapmamış olanlar için kendi deneyimlerimi aktararak bu yazıyı ele almak istiyorum.

Yeni Konu : iPhone 4S İçin iOS 8.3 Güncellemesi Yapılmalı Mı?

Eğer iPhone 4S cihazınızda iOS 8, iOS 8.0.1 yada iOS 8.1 yazılımlarından herhangi biri yüklü ise kesinlikle iOS 8.1.1 sürümüne güncellemenizi tavsiye ederim. Benim izlenimlerime göre performansta gözle görülür artışlar var.

Ayrıca bazı hatalarında giderilmiş olduğunu farkettim. Örneğin arka plan uygulamalarını kaldırmak için yukarı doğru gerçekleştirdiğimiz uygulamayı arka plandan kapatma hareketine serilik gelmiş.  Daha önceleri arada bir takılmalar yapabiliyordu. Onun dışında Safari'nin ilk açılışında da ciddi bir fark var. iMessage gönderimi sırasında wifi sinyali ne kadar güçlü olursa olsun, telefon mesajı geç gönderebiliyordu. Kimi zaman ise çoklu görsel gönderimlerinde ya başarısız oluyordu yada görselin karşı tarafa yollanması çok uzun sürebiliyordu. Bu da giderilmiş. Kısacası iOS 8, iOS 8.0.1 yada iOS 8.1 gibi sürümlerden çok daha bir konuma gelmiş. Farkettiğim tek eksiklik ise, iOS 8.1.1'de Assive Touch kullanmak isterseniz menüde arada bir çok ufak ama abartılmayacak derecede takılmalar olduğunu söyleyebilirim. O yüzden eğer Assive Touch kullanıyorsanız iOS 8.1.1'e yapacağınız güncelleme sonrası, performans farkını yaşamak için Assive Touch kapalı bir şekilde telefonunuzu kullanmanız gerekecektir.

Benim izlenimlerim dışında zaten Apple iOS 8, iOS 8.0.1 yada iOS 8.1 kullananlar için, bu güncellemenin özellikle iPhone 4S ve iPad 2 cihazlarının performanslarını iyileştirmeye yönelik olduğunu belirtiyor.



Halen iOS 7.1 kullanıp da iOS 8'e cihazını yükseltmeye korkan bazı iPhone 4S kullanıcıları da var. Onlar için şunu söyleyebilirim ki eğer iOS 7.1 veya daha alt bir sürüm kullanıyorsanız güncelleme konusunda basit bir seçim yapmanız gerekiyor. Çünkü şöyle bir gerçek var ki iOS 7.1 ve daha alt sürümleri iPhone 4S'te milisaliselik farklar olsa bile iOS 8'e göre daha iyi bir performansla çalışıyorlar. Yani iOS 7.1'in performans olarak 8.1.1'den daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Dediğim gibi bu abartılacak bir derecede değil ama çok ufak da olsa performans farkı var.

Performans farklarına aşağıdaki tablodan bakabilirsiniz :
Ars Technica tarafından yapılan testlerin sonuçlarıdır.

Performans açısından iOS 7'de kalmak mantıklı gelebilir ama iOS 8'e güncellemediğiniz takdirde iOS 8 ile gelen bir çok yeni özellikten de faydalanamayacağınızı bilmenizi isterin.

Peki nedir bu kaçırdığınız yenilikler? Kısaca bir göz atalım :
  • Örneğin konuşarak mesaj yazamazsınız. AppStore'da sunulan, Apple'ın resmi olan bazı uygulamalarını (iMovies vs.) ücretsiz olarak indiremezsiniz. 
  • Gelen mesajlara, tuş kilidini açmadan yada oynadığınız oyundan hiç çıkmadan bildirim çubuğu üzerinden cevap veremezsiniz. 
  • iMessage üzerinden sesli mesaj gönderemezsiniz.
  • Arkaplan uygulamalarının gösterildiği kısımda, hemen üst tarafta "Hızlı Aramalar" bölümünü ekleyemez ve son arama aldığınız kişilere hızlıca ulaşamazsınız.
  • iMessage üzerinden gönderilen önceki mesajların herbiri için gönderilme zamanını göremezsiniz.
  • En beğendiniz fotoğrafları favorilerinize ekleyemezsiniz yada sildiğiniz bir fotoğraf geri dönüşüm kutusu diye tabir ettiğimiz "Son Silinenler" adı altında görüntülenmez.
  • Siri ile çalan şarkının kime ait olduğunu anında öğrenemezsiniz.

Bunlar hatırladıklarımdan bazılarıdır. Seçim ise size kalmış. Performansı mı tercih ediyorsunuz? Yoksa daha fazla özelliği mi? iOS 8.1.1 kullanan biri olarak performans açısından ufak tefek farklar olsa da abartılacak derecede bir fark olmadığını ve iPhone 4S'in iOS 8.1.1 ile yeteri derecede bir çalıştığını söyleyebilirim. Hatta kullandıkça alışacağınız ve pek de fark edilmeyecek bir fark var. Eğer ki yukarıda yazdığım özellikler hoşunuza gittiyse ve performans konusunda çok da takıntılı biri değilseniz iOS 7.1 kullananlar için iOS 8.1.1'e güncelleme yapmalarını tavsiye ederim. Olacak olan şey en fazla, cihazınızdan 1.5 GB'lık bir alan eksilecektir. Eğer yeteri kadar alana sahip değilseniz bunu da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.

iOS 8, iOS 8.0.1 yada iOS 8.1 kullanıcılarına ise (eğer Assive Touch özelliğini kullanmıyorsanız) , kesinlikle ama kesinlikle iOS 8.1.1 güncellemesini yapmalarını tavsiye ederim.
Yazının devamını oku
Öyle çok fazla telefon değiştiren biri değilimdir. Geçmişte kullandığım telefonlar ile şuankileri kıyaslayınca bayağı şaşırdım kendi kendime. Yaptığım telefonların listesini çıkarayım diye düşünürken bugüne kadar sadece 5 defa telefon (motorola cd930, nokia 7110, siemens C55, nokia 1112, nokia E63, iPhone 4S) değiştirmiş olduğumu gördüm. Bunları da sizlerle paylaşmak istedim. İlk iki telefonu bu yazımda paylaşacağım. Kalan telefonların tanıtımını da başka bir başlık altında değerlendireceğim.

Kullandığım telefonlar serisinin tamamı için buraya tıklayabilirsiniz.

1) Motorola CD930

2000 yılında Star gazetesinden 1 TL değerindeki kuponlardan 29 adet toplayarak satın alınabilen bir cihazdı. Bunun haricinde "Telsim"in, "Sevgililer günü kampanyası" olarak "CepFree" ile kontratlı olarak ücretsiz cep telefonuna sahip olmayı vaad ederek, Türkiye'deki bir çok kişinin ilk defa cep telefonuyla tanışmas sağlanmıştır.

İçi çok basitti fakat; o zamanlara göre özellikleri çok iyiydi. 3 dakikalık ses kaydı yapabilme özelliği vardı. Ayrıca arayan numarayı da göstermesi çok ilginç geliyordu o zamanlar. Titreşimli çalgısı da diğer bir ilgi çekici özelliğiydi.

Daha küçük boyuttaki telefonar çıkmaya başlayınca da "takoz" olarak anılmaya başlamıştı.  (Şuanki akıllı telefonlar kadar olmasada.) Hatırladığım kadarıyla arama ve mesaj yazma dışında pek bir özelliği yoktu.


2) NOKIA 7110 (Kapağı Kızaklı)

Nokia'nın kapağı kızaklı bir telefonu vardı. O da takoz denebilecek büyüklükte bir telefondu. Gerçi şuanda "son teknoloji" denilen koca koca telefonlar kadar takkoza değillerdi. Şuanki kocaman telefonlara baktığımız zaman bu telefonlara takoz demek haksızlık olur.

Telefonun en büyük artistliği ise, telefonun arka kısmında bulunan bir tuş ile telefonun kızağı jet hızıyla açlıyor ve "şakk!" diye bir ses çıkarıyordu. Telefon aslında bar tipi denebilecek bir telefondu ama; tuşların üzerine yerleştirilen bir çelik kapak vardı. Arkadaki tuşa basınca o çelik kapak sert bir şekilde aşağı iniyor ve tuşlar kullanılabiliyordu. Telefonun tam ortasında bulunan tuşu da çok artistikti. Şuandaki mouse'ların tekerleğinin görevini görüyordu. Tekeri alaşağı yukarı kaydırarak menülerde gezebiliyorduk. Tekere tıklanabiliyordu da ayrıca..

Telefonda çok iyi oyunlar vardı. Biri herkesin çok iyi bildiği "Snake" (yılan) oyunuydu. Bir diğer ise "Oppsite" adındaki zıt renkli taşlarla oynana bir oyundu. Bir de "Rocket" adında bir tenis oyunu vardı. O da çok iyiydi.

Telefonların yavaş yavaş gelişmeye başladığı dönemlere geliyoruz artık. Telefonlar halen renksiz ekrandı ama alarım kurma, müzik ve mesaj seslerini değiştirme, genel/toplantı/sessiz gibi modlara telefon alınabiliyordu. Yani şuanda NOKIA'nın 120-180 TL civarı bir fiyata sattığı basit, sıfır telefonlara ait hemen hemen tüm özellikler mevcuttu. Ama şuankilerden çok daha iyiydi. Çok daha karizmatikti. Ortadaki tekerlekli tuş olsun, telefonun arka kısmında bulununa tuşla açılan artistik kızağının olması dahil olmak üzere, bayağı iyi bir telefondu. Ben severdim yani. Nokia 7110 o zamanların karizma ve pahalı telefonlarındandı tabi. Pahalı derken 300 TL civarı bir şeydi kii zaten o zamanlarda para daha değerliydi. 300-400 TL'lik telefonlar en lüks telefonlar olarak kabul edilirlerdi. Daha pahalıları yok gibi bir şeydi.

Matriks telefonu olarak da anılır. İnternette aratırsanız Matrix telefonu olarak çıkar. O zamanların ünlü filmi olan Matrix filminde kullanılmış sanırım bu telefon. Youtube'da çokça videosu var. Aratıp, telefonu inceleyebilirsiniz.

Nokia 7110 telefonu, WAP tarayıcısı olan ilk cep telefonu özelliğine sahip. Bunun haricinde radar sinyali aldığında sesli uyarı verebilme gibi bir özelliği de içinde barındıran ilk telefon.

Bir Ekşi Sözlük üyesi de Nokia 7110'u şöyle tanımlıyor :



Wikipedia bilgisi :
2G'li "Nokia 7160" ürününün ilham kaynağı olmuştur. Nokia'nın ürettiği 71** serisi telefonlar, 7110 modelinde olduğu gibi, özel olarak tasarlanmış bir "navigasyon topu" barındırmaktaydı. Bu donanım ile, WAP üzerinden gezinti ve mesajlaşma alanlarında tam bir hakimiyet hedeflenmiştir.

Sıradaki yazı : Kullandığım Telefonlar Serisi - 2 : Siemens C55 ve Nokia 1112


İlk çıktığı zamanlarda Nokia tarafından yapıldığını düşündüğüm tanıtım videosu :



Nokia 7110 diğer Youtube videoları için buraya tıklayınız.

Yazının devamını oku
iOS işletim sistemine sahip bir cihaz kullanıyorsanız ve güncellemenizi cihazınızın içinden yapıyorsanız karşılaşmanız muhtemel olan sorunlardan bir tanesi de alan yetersizliğidir. Bu hata, cihazınızı güncellemeye engel olan bir hata olması sebebiyle son derece can sıkıcı olsa da farklı güncelleme yöntemleriyle bu hatadan kurtulmanız mümkün.

iOS Güncellemesi Sırasında Neden Yetersiz Alan Uyarısı Alıyorum?

Daha çok 5 GB veya daha az bir boş alana sahipseniz ve sisteminizi cihazın kendi içinden güncellemeye çalışırsanız, karşılaşabileceğiniz bir sorun olduğunu söyleyebilirim. Güncelleme boyutu 100-150 megabayt olsa bile bu tarz bir hata ile karşılaşmanızın sebebi tamamen Apple şirketinin veri güvenliğine verdiği önemden kaynaklanmatır. Çünkü her iOS güncellemesi sırasında telefon veya tabletinizdeki verilerinizin kaybolmasını engellemek için Apple, güncelleme esnasında mevcut işletim sisteminin yedeğini alır ve ondan sonra yeni işletim sistemini cihaza yüklenmeye başlar. Bundan dolayıdır ki güncelleme esnasında cihazınızdaki dolu alan 2 katına çıkar. Güncelleme işlemi bittikten sonra ise, tüm verileriniz yeni iOS sürümünüze aktarılarak eski iOS cihazınızdan silinir ve güncelleme bittikten sonra her şey normale döner.

Bu anlatıklarımdan yola çıkarak anlıyoruz ki cihaz hem eski işletim sistemini yedekleyip hem de yeni işletim sistemini kurma aşamasında yeterli alana sahip olamadığını anladığı takdirde, güncellemeyi gerçekleştirmez. Bu sebeple de yetersiz alan uyarısı verir.

Yetersiz Alan Uyarısı Alıyorsam, Cihazımı Nasıl Güncelleyebilirim?

Bu tarz bir durumla karşı karşıya kaldığınız takdirde yapmanız gereken şey, cihazınızı bilgisayara bağlayıp iTunes üzeriden güncelleme işleminizi gerçekleştirmek olacaktır. iTunes aracılığıyla yapacağınız güncelleme ile herhangi bir sorunla karşılaşmadan daha iyi ve daha güvenli bir şekilde sisteminizi güncelleyebilirsiniz.
Yazının devamını oku
iOS 8 güncellemesi ile Apple cihazlarına gelen birçok yeni özellikten bir tanesi de Siri'nin çalan şarkıyı bulabilme özelliğidir. İnternet sitelerinde veya forum sitelerinde yüzeysel olarak, Apple kullanıcılarının asistanlığını yapan Siri'ye çalan şarkıyı bulabilme özelliğinin eklendiğinden bahsedilse de detaya girilmemesi dikkatimi çekti.

Bildiğiniz üzere Shazam, çalan şarkının kime ait olduğunu bulabilme konusunda piyasadaki lider mobil uygulamalardan bir tanesidir. Apple ve Shazam'ın yapmış olduğu işbirliği neticesinde ise artık Siri de çalan bir şarkının kime ait olduğunu kolaylıkla bulabiliyor. Eğer Apple cihaz kullanıyorsanız ve bu yenilik hakkında yeteri kadar bilgiye sahip değilseniz bu yazı ile bu işlemin ne kadar kolay bir şekilde yapıldığını görebilirsiniz.

Uygulamadan yararlanabilmek için elbetteki öncelikli olarak Siri'nin cihazınızda aktif aktif olması gerekmektedir. Eğer aktif değil ise Ayarlar -> Genel -> Siri kısmına girerek Siri'nizi aktif hale getirebilirsiniz.

Bu yazıda sizlere ilk önce İngilizce Siri aracılığıyla çalan şarkının kime ait olduğunu nasıl öğrenebileceğinizi anlatacağım daha sonra ise, Türkçe Siri ile çalan şarkının kime ait olduğunu nasıl öğrenebileceğinizi anlatacağım. İlk önce İngilizce Siri'den başlayalım.

Asistanınız Siri'yi açmak için Home tuşuna uzun basın ve eğer Siri'yi İngilizce kullanıyorsanız "What is song playing?" dedikten hemen sonra Siri'ye dilediğiniz bir müziği dinletebilirsiniz. Çalan şarkının kime ait olduğu hakkında bir bilginiz yok ise bunu Siri sayesinde anında öğrenebilirsiniz.



Türkçe Siri İle Çalan Şarkının Kime Ait Olduğunu Öğrenmek

Eğer ki Siri'yi Türkçe kullanıyorsanız, Siri'ye "Bu Şarkı Kimin?" dedikten Siri size "Dinliyorum..." diyecektir. Hemen ardından ise dinlediğiniz müziği Siri'ye dinletebilirsiniz. Türkçe Siri sayesinde, aynen İngilizce Siri'de olduğu gibi, çalan şarkının kime ait olduğunu anında öğrenebilirsiniz. İşte bu kadar basit!

Siri'ye eklenen bu özellik sayesinde artık cep telefonunuzdaki Shazam uygulamasını silebilirsiniz. Zaten hiç yüklemediyseniz, yüklemenize de gerek yok. Siri'nin bu özelliği, telefonunuzda Shazam olsa da olmasa da çalışıyor. Boş yere Shazam'ı kurup da telefonunuzdaki hafıza alanınızı doldurmanın gereği yok.
Yazının devamını oku
Yurtdışına belli bir süreliğine seyehata çıkacaksanız ve hem gezerken hem de kur farkına kurban gitmeden cebinizden az da olsa tasarruf sağlamak istiyorsanız bu yazı tam size göre! Yurtdışındayken cep telefonlarınıza yükleyeceğiniz birkaç dijital kupon uygulaması ile bulunduğunuz bölgedeki anlaşmalı yerlerden yıl boyunca tasarruf sağlayabilirsiniz.


Kupon Uygulamaları

Dijital kuponlar doğa dostu olmakla birlikte e-posta ile herhangi bir bilgilendirmeye ihtiyaç duymaz. Telefonunuzun da her an yanımızda olduğunu düşüncek olursak dijital kuponlarla tasarruf yapmak zor olmayacaktır. Yalnız unutmadan belirtmem gerekir ki bu yazıda derlenen uygulamalar yurtdışı mağazaların veya işletmelerin indirim kuponlarını içeren uygulamalar olduklarını belirtmemde fayda var.

Coupon Sherpa (Android, iOS)
Dijital kuponların dünyasına dalmaya hazır olun. Bu uygulama herhangi bir hesap açma işlemi ve bilgi gerektirmeden istediğiniz kategoriye göre kuponlarınızı aramanıza yardım eder. Favori mekanlarınızı köşedeki yıldıza tıklayarak kaydedebilirsiniz. Bu kadar kolay.

The Coupons App (Android, iOS)
Adından da anlaşılacağı gibi bu uygulama sizi çok zengin bir kupon dünyasına götürüyor. Kupon taramanın yanı sıra,herhangi bir öğe tarayabilir,benzin fiyatlarına bakabilir ve elinizdeki kuponları arkadaşlarınızla paylaşabiliriniz.

RetailMeNot (Android, iOS)
Son güncellemeyle birlikte bu uyguluma ile gıda sipariş edebilirsiniz. Favori mağazalarınızı kaydedebilir, bu mağazalarda yeni bir ürün indirime girdiğinde bildirim alabilir, birçok uygulamada olmayan indirimleri bulabilirsiniz.

Restaurant.com (Android, iOS)
Hepimiz yemek yemek zorundayız. Eğer yemek pişirmekten sıkıldıysanız bu uygulama size yerel restorantlar için güzel indirmlerde bulanacak.

Checkout 51 (Android, iOS)
Bu uygulama size indirmden daha fazlasını yapıyor.Checkout 51 seçilen ürün aldığınızda size para yolluyor. Yapmanız gereken tek şey aldığınız ürünü doğrulamak için makbuzun bir resmini çekmek.

Diğer İndirimler

KeyRing (Android, iOS)
İndirim kartlarınızı cebinizde taşımakta zorluk mu çekiyorsunuz? Bu uygulama ile kartlarınızı uygulamanıza yükleyin ve ödeme yapacağınız zaman kasaya okutun. Bu uygulama ayrıca size ekstra indirim kuponları sunacak.

Cartwheel by Target (Android, iOS)
Bu uygulama özel fiyatları ve indirmde olan ürünleri görüntüler. Bir ürünü yakaladığınızda,listenizdeki mevcut yer kadar seçebilirsiniz. Ama uygulamayı kullandıkça listenizde daha fazla yer kazanacaksınız. Listeniz bittiğinde uygulama size bir kasalarda kullanabiliceğiniz bir kod yaratak.

ShopSavvy (Android, iOS) / RedLaser (Android, iOS)
En iyi fiyatı aldığızdan emin olmak istersiniz bu iki uygulama size yardımcı olacaktır. Bu tarayıcı uygulamalar yardımıyla aradığınız ürünün fiyatını kontrol edebilirsiniz.

Foursquare (Android, iOS) and Swarm (Android, iOS)
İster inanın ister inanmayın,bu uygulamalar ile gıda üzerinde tatlı skorlar yapabilirsiniz.Yemeğe çıktığınızda indirimlerden yararlanabilirsiniz. Sadece check-in yapın ve hangi tekliflerin açıldığına bakın.

GasBuddy (Android, iOS)
Eğer kendi aracınızı kullanıyorsanız,yakıtı nerden doldurmanız gerektiğini bilmek isteyeceksiniz. Bu uygulama yüksek gaz fiyatı olan yerleri bildirir. İstasyona gitmeden önce uyglumayı kontrol edin edin ve her sefer için para tasarrufu yapın.

Bütçe Yönetimi

Bu uygulamarı kullanmak,kuponlardan ve indirimlerden yaralanmak size para tasarrufu yaptıracaktır. Ama yinede bir bütçeye ihtiyacınız var. Bu Check uygulaması yardımıyla bütçenizi yönetin.

Check (Android, iOS)
Bu uygulama birden fazla finansal hesabınızı yönetmenize olanak sağlar. Fatura hatırlatmaları sayesinde faiz ödemekten kurtulursunuz ve uygulama üzerinden direk ödeme yapabilirsiniz.

 Çeviri ve Derleme : Ahmet Umut Şerefoğlu ve Ali Arslan
Yazının devamını oku

İstatistikler

BLOGKAFEM.NET

© Copyright 2008-2018
Sitedeki yazıların her hakkı BLOGKAFEM.NET sitesine aittir.
Kopyalanması halinde lütfen kaynak gösteriniz.
DMCA.com Protection Status
Anasayfa | Hakkımda | Bizden Haberler | Reklam | İletişim